Yapay zeka hızlandırıcıları, yani GPU'lar, veri merkezlerinin en büyük baş ağrılarından biri haline geldi. Bu güçlü çipler, olağanüstü performans sunarken bir o kadar da ısı üretiyor. Geleneksel hava soğutma sistemleri yetersiz kalırken, sıvı soğutma çözümleri devreye giriyor. Ancak Accelsius adlı yeni bir şirket, mevcut sıvı soğutma teknolojilerinin yanlış sıvılarla çalıştığını iddia ediyor. Accelsius, geliştirdiği iki fazlı soğutma sistemiyle, veri merkezi soğutma maliyetlerinden milyonlarca dolar tasarruf edilebileceğini ve yapay zeka hızlandırıcıları için çok daha verimli bir çözüm sunduğunu belirtiyor.

Accelsius'un Yeni Nesil Soğutma Yaklaşımı

Accelsius'un iddiasına göre, mevcut GPU sunucularında kullanılan tek fazlı soğutucuların yerine, buzdolapları ve klimalarda gördüğümüz iki fazlı akışkanlar kullanmak, veri merkezi su sıcaklıklarının 54°C'ye kadar çıkmasına olanak tanıyor. Hatta akış hızı iki katına çıkarılırsa bu sıcaklık 59°C'ye kadar yükselebiliyor. Şirket, Dell PowerEdge XE9680L sunucusu üzerinde yaptığı testlerde, sekiz adet NVIDIA B200 hızlandırıcının bulunduğu bir sistemde, soğuk plaka sıcaklıklarını 19°C, sistem genelindeki sıcaklıkları ise 9 ila 14°C kadar düşürmeyi başardı. Bu, hem daha serin çalışan donanım hem de daha az enerji tüketimi anlamına geliyor.

Enerji Tasarrufu ve Yüksek Performansın Anahtarı

Veri merkezlerinde su sıcaklığının her 1°C artırılması, yıllık enerji maliyetlerinde yaklaşık %4'lük bir tasarruf sağlıyor. Bu, özellikle enerji fiyatlarının yükseldiği ve veri merkezi sayısının arttığı günümüzde devasa bir fark yaratabilir. Accelsius CTO'su Rich Bonner, "30°C atık ısıyla pek bir şey yapamazsınız, ancak 50-60°C'ye ulaştığınızda, duş suyu sıcaklığında bir ısıdan bahsediyoruz," diyor. Bu yüksek sıcaklıktaki atık ısı, tesis ısıtması gibi farklı amaçlar için kullanılabiliyor. Ayrıca, daha yüksek tesis su sıcaklığı sayesinde, su tüketen buharlaştırıcı soğutucular yerine, daha verimli kuru soğutucular kullanılabiliyor. Bu da su tasarrufu sağlıyor.

Mevcut Sistemlerden Farkı Nedir

İki fazlı soğutucular veri merkezi dünyasına yabancı değil. Microsoft 2021'de sunucuları doğrudan kaynar sıvılara daldırarak soğutuyordu. ZutaCore gibi şirketler de çipe doğrudan soğutma için bu tür akışkanları kullanıyor. Accelsius'un yaklaşımı ise daha geleneksel sıvı soğutma sistemlerine benziyor. Sıvılar raf manifoldları aracılığıyla donanıma pompalanıyor, sunuculara takılı kanatçıklı soğuk plakalarından geçerek ısıyı alıyor ve dağıtım ünitesine geri taşıyor. Buradaki temel fark, Accelsius'un ısıyı hızlandırıcılardan çok daha verimli bir şekilde çeken iki fazlı soğutucuları kullanması. Bu sayede, aynı hassasiyetle çok daha serin ve verimli bir çalışma ortamı yaratılıyor.

Yaygınlaşmanın Önündeki Engeller

Accelsius'un iki fazlı soğutma teknolojisinin birçok avantajı olsa da, yaygınlaşması önünde bazı engeller bulunuyor. Şirketin B200 test sisteminde özel soğuk plakalar ve iki fazlı soğutucular için tasarlanmış bir soğutucu dağıtım ünitesi (CDU) kullanıldı. NVIDIA'nın 72 GPU'lu NVL72 gibi sistemler için evrensel soğuk plakaların geliştirilmesi gerekiyor. Ayrıca, modern yapay zeka sistemlerini destekleyecek kapasitede CDU'lara ihtiyaç var. Accelsius'un en büyük raf içi CDU'su şu anda 250 kW'lık bir rafı desteklerken, şirket 350+ kW ve laboratuvarda 2.4 megawatt'lık üniteler üzerinde çalışıyor. Eski nesil iki fazlı soğutucular PFAS gibi zararlı kimyasallar içerirken, Accelsius'un NeuCool formülü ASHRAE A1 güvenlik gereksinimlerini karşılayan, yanıcı olmayan ve toksik olmayan bir karışım kullanıyor.

OEM Desteği Olmadan Yaygınlaşmak Zor

Tüm bu teknik gelişmelerin yanı sıra, Accelsius'un önündeki en büyük engellerden biri de orijinal ekipman üreticilerinin (OEM) desteğini almak. Dell, HPE, Lenovo veya Supermicro gibi büyük sunucu üreticilerinin bu teknolojiyi kendi ürünlerine entegre etmesi gerekiyor. Aksi takdirde, bir sistem arızalandığında sorumluluk kimde olacak sorusu ortaya çıkıyor ve bu durum, kurumsal alıcıların yeni çözümlere yatırım yapmasını zorlaştırıyor. Accelsius'un nihai hedefi, iki fazlı sistemlerinin doğrudan bir Dell veya Supermicro'dan temin edilebilir olması. Bu, teknolojinin geniş çapta benimsenmesi için kilit bir adım.