İnsanlık tarihi için büyük önem taşıyan Artemis 2 görevi, sadece teknik zorluklarıyla değil, astronotların yaşam tarzındaki ilginç değişimlerle de dikkat çekiyor. Buzdolabı veya ocak gibi standart mutfak gereçlerinin bulunmadığı Orion uzay aracında, dört kişilik mürettebatı oldukça kısıtlı bir beslenme düzeni bekliyor.
Uzayda Yemek Pişirmenin Zorlukları
Reid Wiseman, Victor Glover, Christina Koch ve Jeremy Hansen’den oluşan ekip, görev süresince hem besin değerlerini korumak hem de mikro yerçekimi ortamında kırıntı gibi sorunlar yaratmayacak gıdalar tüketmek zorunda. Uzay aracındaki kısıtlı imkanlar nedeniyle yemekler, özel bir su ünitesi ile nemlendirilerek veya çantaya benzeyen kompakt bir ısıtıcı yardımıyla hazırlanacak.
Buzdolabı Olmadan Uzun Yolculuk
Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (ISS) bulunan soğutucuların aksine, Orion kapsülü tamamen kendi kendine yeten bir sistem. Bu durum, astronotların taze meyve veya sebze gibi bozulabilir gıdalara erişiminin olmadığı anlamına geliyor. NASA, bu zorluğu aşmak için 189 farklı gıda ve içecekten oluşan, tamamen önceden planlanmış bir menü hazırladı. Menüde 58 adet tortilla, çeşitli tatlılar ve hatta 5 farklı acı sos seçeneği yer alıyor.
Astronotların Tercihleri Ön Planda
Menü belirlenirken sadece besin değerleri değil, astronotların kişisel damak zevkleri de dikkate alındı. Mürettebat, uçuş öncesi testlerde tüm yemek seçeneklerini değerlendirerek kendi favorilerini seçti. Ayrıca, kapsülün farklı uçuş aşamalarında kullanılabilmesi için gıdalar "hazır tüketilebilir" veya "su eklenerek hazırlanabilir" şeklinde iki ana kategoriye ayrıldı. Özellikle fırlatma ve iniş gibi kritik anlarda, astronotlar pratik atıştırmalıklara yönelecek.