Microsoft, şirketlerin kendi veri merkezlerinde kullandığı bulut çözümü Azure Local'ı baştan aşağı yeniledi. Bu güncelleme, Azure Local'ı artık binlerce sunucudan oluşan, büyük ölçekli Sovereign Bulut altyapılarına uygun hale getiriyor. Daha önce on altı düğümlü kümelere kadar ölçeklenebilen ve Azure Arc ile yönetilen bu çözüm, artık çok daha iddialı bir role bürünüyor.
Azure Local Yenileniyor: Geniş Ölçekli Altyapılar İçin Yeni Yetenekler
Azure Local'ın ilk sürümü, Azure Bulut ile aynı hipervizörü, Azure Kubernetes Service'i ve yazılım tanımlı depolamayı şirket içi sunuyordu. Temel amacı, bazı iş yüklerini buluta taşımak istemeyen ancak Arc'ın yönetim yeteneklerinden faydalanmak isteyen kullanıcılara hitap etmekti. Ancak Microsoft, şimdi Azure Local'ı çok daha büyük bir oyuncu haline getiriyor.
Güncellemeyle birlikte Azure Local sunucular, artık fiber kanal depolama alanı ağlarına (SAN'lar) erişebiliyor. Bu sayede kullanıcılar işlem ve depolama kapasitelerini birbirinden bağımsız olarak ölçeklendirebiliyor. Ayrıca, güçlendirilen Azure Local, müşterilerin mevcut ağlarını kullanarak kümeleri birbirine bağlama imkanı da tanıyor. Microsoft yetkilileri, hata alanı modellemesi, altyapı havuzları ve çoklu raf ağındaki iyileştirmelerin, temel mimariyi değiştirmeden yüzlerce sunucudan binlerce sunucuya genişlemeyi mümkün kıldığını belirtiyor. Bu da kritik iş yükleri için yüksek kullanılabilirlik ve dayanıklılık sağlıyor.
Veri Egemenliği ve Güvenlik Odaklı Özellikler
Peki Azure Local'ı Sovereign Bulut altyapıları için bu kadar uygun yapan ne? En önemli yeniliklerden biri, ürünün yönetim için artık Azure Arc'a bağımlı olmaması. Yerel bir kontrol düzlemi devreye giriyor ve bu, Azure'ın tanıdık arayüzünü koruyor. Bir diğer ekleme ise Local Identity ile Key Vault aracı. Bu araç sayesinde kullanıcılar, kendi kriptografik anahtarlarını, hatta havayla izole edilmiş (air-gapped) cihazlar için bile yönetebiliyor.
"Sovereign altyapı" tanımı sıkça değişse de, temelinde verinin belirlenen yargı alanından asla ayrılmaması ve altyapının yasal çerçevesinin dış müdahalelere maruz kalmaması yatıyor. Yerel yönetim düzlemi sunarak Azure Local, ABD merkezli bir şirketin bulutuna dokunmanın risk yaratacağı endişesini gideriyor. Key Vault ise, bulut sağlayıcısının anahtarlara erişmesini istemeyen kullanıcıları rahatlatıyor.
Kurumlar Artık Binlerce Sunucuyla Kendi Bulutlarını Yönetiyor
İşlem ve depolamayı bağımsız ölçeklendirme yeni bir kavram değil; VMware ve Nutanix gibi şirketler yıllardır bu tür çözümler sunuyor. Bu firmalar ayrıca, hizmet sağlayıcıların özel donanımlar veya çok kiracılı, izole altyapılar sunabilmesi için yığınlarını paketleyerek sovereign bulutlara destek veriyor. Azure Local'ın bu yenilenmesi, Microsoft'u da bu alandaki rekabete güçlü bir şekilde dahil ediyor. Türkiye gibi veri egemenliği ve yerel mevzuatlara uyumun büyük önem taşıdığı ülkelerdeki kurumlar için bu, verileri ülke sınırları içinde tutma ve tam kontrol sağlama konusunda ciddi bir alternatif sunuyor.
Azure Local'ın sovereign altyapılara hazır hale gelen 12.2604.1003.209 sürümü geçtiğimiz hafta yayınlandı. Yeni sürüm, aynı zamanda tüm kullanıcıların takdir edeceği başka özellikler de getiriyor. Microsoft'un kıdemli bulut çözümü mimarı Jan Egil, daha hızlı dağıtımlar, GPU desteği ve "güncelleme ve dağıtım iş akışları üzerinde daha fazla kontrol" gibi geliştirmelere dikkat çekiyor. Bu güncellemeler, ön dağıtım etki alanı katılımı ve yapılandırılabilir güncelleme ayarları sayesinde mümkün oluyor.