Siber güvenlik dünyasının en gizemli ve yakalanamayan isimlerinden Phineas Fisher, on yıldır gündemde. Özellikle tartışmalı casus yazılım üreticileri FinFisher ve Hacking Team'i hedef alan bu hacktivist, yaptığı saldırılarla şirketleri iflasın eşiğine getirdi, hatta birinin sonunu hazırladı. Phineas'ın hikayesi, etkileyici siber saldırılar ve cevapsız sorularla dolu.

Phineas Fisher'ın Kimliği

Anarşist, siber suçlu, hacktivist veya kanunsuz... Phineas Fisher için birçok tanım var. Kendisi, farklı saldırılarında "birçok farklı isim kullandığını" söylüyor. Yaptığı hack'ler onu hackerlar arasında bir efsane yaptı. Ünlü bir güvenlik araştırmacısı, "Hacking Team'i bir çorap gibi nasıl tersine çevirdiğini dinlemek için Phineas Fisher'a üç Michelin yıldızlı bir akşam yemeği ısmarlamak isterdim" demişti. Hatta hakkında bir şarkı bile var.

Büyük Saldırılar ve Türkiye Bağlantısı

Phineas Fisher ilk olarak Ağustos 2014'te ortaya çıktı. FinFisher casus yazılımının üreticisi Gamma Group'u hacklediğini duyurdu. Hatta @GammaGroupPR adında bir Twitter hesabından çalınan verileri, mobil casus yazılımları, ürün kılavuzlarını ve fiyat listesini sızdırdı. Bu saldırı sınırlı kaldı, FinFisher yoluna devam etti. Phineas, saldırı sonrası bir solcu manifesto da içeren bir "otopsi" raporu yayınladı ve sonra ortadan kayboldu.

Bir yıl sonra, Hacking Team'i hackleyerek geri döndü. Şirketin neredeyse her şeyini ele geçirdi: 400 gigabayttan fazla kaynak kodu, on binlerce dahili e-posta, gizli sözleşmeler ve müşteri listeleri. Bu sızıntı, gazetecilerin Ekvador, Meksika ve Panama'daki skandalları ortaya çıkarmasına yardımcı oldu. Yıllar sonra, Hacking Team'in CEO'su David Vincenzetti şirketini bir euroya satmak zorunda kaldı. Bazı eski çalışanlar için Phineas'ın hack'i sonun başlangıcı oldu.

Phineas, daha sonra Katalonya polis gücü Mossos d'Esquadra'yı hackledi. Anti-polis ideallerine uygun olarak bir "otopsi" ve 39 dakikalık bir eğitim videosu yayınladı. Bir sonraki kurbanı ise Türkiye'nin iktidar partisi oldu. Bu saldırı, Türkiye'nin savaştığı Suriye'nin kuzeydoğusundaki solcu özerk bölge Rojava'ya destek için yapıldı.

Bankalar, Ödüller ve Gizemli Kayboluş

Phineas'ın bilinen son kurbanı, İngiltere ile İrlanda arasındaki özerk bir ada olan Man Adası'ndaki Cayman National Bank şubesiydi. Bu hack, Phineas'ın farklı bir yönünü gösterdi. Aktivist Freddy Martinez'e verdiği bir röportajda, "Zamanımı boşaltmak için yasa dışı yollarla para kazanmaya çalışıyorum. Sonra bunu ölçeklendirdim, ihtiyacımdan fazlasını kazanıp fazlasını bağışladım" dedi. Phineas, Rojava'ya en az 10.000 dolar Bitcoin bağışladı.

2016'daki bu banka hack'ini üç yıl boyunca gizli tuttu. Ardından, şirketlerin yasa dışı ve etik olmayan faaliyetlerini ifşa eden hacktivistleri ödüllendirmek için "Hacktivist Bug Bounty Programı"nı duyurdu. Cayman National Bank hack'i doğruladığında, "hedef alınan birçok bankadan biri" olduğunu iddia etti. Phineas ise yıllardır birçok bankayı hacklediğini doğruladı. Bu, Phineas'ın son halka açık görünüşüydü. Twitter ve Reddit hesapları uzun zaman önce silindi, çevrimiçi iz bırakmadı.

Kimliği Hala Sır Perdesi Altında

FinFisher'ın eski bir çalışanına göre, şirket Phineas hakkında hiçbir zaman kolluk kuvvetleriyle iletişime geçmedi. İtalyan makamlarının Hacking Team hack'i soruşturması, Phineas'ın gerçek kimliğine dair herhangi bir kanıt bulamadan sona erdi. Makalenin yazarı, Phineas'ın hayatta olduğunu ve iyi olduğunu, son birkaç yıldır kendisiyle iletişimde kaldığını söylüyor.

Peki, Phineas Fisher kim? Kendi iddialarına göre anarşist ideallere sahip bir hacktivist, ama aynı zamanda bir siber suçlu. Rusya gibi bir casus teşkilatının uydurma bir kişiliği olabilir mi? Phineas, Rus ajanı olduğunu reddediyor. Moskova'nın Phineas'ın hedeflerini neden seçtiği de belirsiz. Kökenleri de karmaşık. İspanyolca konuşan anarşistlerden bahsetti, Hacking Team saldırı sonrası raporunu İspanyolca yazdı. Twitter'da birçok Latin Amerikalı solcu hesabı takip etti. İlk dilinin İngilizce veya İspanyolca olmadığını, ancak İspanyolca konuşulan bir ülkede yaşadığını söyledi. Bu bilgilere şüpheyle yaklaşmak şart. Phineas, "Kimliğimle ilgili ipuçları içeren her şeyin yarısı trolldür. Yanlış bilgi verme alışkanlığım var" dedi.

Phineas kişiliğinin 2014 ile 2019 arasında farklı kişiler tarafından kullanılmış olması da mümkün. Ancak buna dair bir kanıt yok. Makale yazarı, on yıllık görüşmelerin ardından Phineas'ın gerçekten iddia ettiği hacktivist olduğuna inanıyor.

Casus Yazılım Şirketlerinin Korkulu Rüyası