<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><channel><title>internetgazete</title><description>Güncel teknoloji haberleri, market fırsatları ve dijital dünya rehberi.</description><link>https://www.internetgazete.com.tr/</link><language>tr-tr</language><item><title>Game Pass Türk Oyun Geliştiricilerine Döviz Bazlı Gelir Kapısı Açtı</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/game-pass-turk-oyun-gelistiricilerine-doviz-bazli-gelir-kapisi-acti/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/game-pass-turk-oyun-gelistiricilerine-doviz-bazli-gelir-kapisi-acti/</guid><description>Oyun dünyasının son yıllardaki en büyük tartışma konularından biri, Game Pass ve benzeri abonelik sistemlerinin bağımsız oyun geliştiricileri üzerindeki etkisi.</description><pubDate>Tue, 14 Apr 2026 10:01:27 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Oyun dünyasının son yıllardaki en büyük tartışma konularından biri, &lt;strong&gt;Game Pass&lt;/strong&gt; ve benzeri abonelik sistemlerinin bağımsız oyun geliştiricileri üzerindeki etkisi. Kimine göre bu sistemler küçük stüdyolar için can simidi, kimine göre ise uzun vadede oyunların değerini düşüren bir tuzak. Ekonomik ve sektörel açıdan bakınca durum pek de tek taraflı değil, oldukça karmaşık.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Kurtarıcı Cephesi: Görünürlük ve Nakit Akışı&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Abonelik servisleri, bağımsız geliştiricilere devasa bir oyuncu kitlesine anında erişim sunuyor. Kendi imkanlarıyla pazarlama yapamayacak stüdyolar için bu, milyonlarca potansiyel oyuncunun oyunlarını keşfetmesi demek. Oyunları Game Pass&apos;e giren birçok stüdyo, satış rakamları düşse bile genel oyuncu tabanının ve bilinirliğinin arttığını belirtiyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;En büyük avantajlardan biri de peşin ödemeler. Platformlar, oyunun servise eklenmesi karşılığında geliştiricilere belli bir miktar ödeme yapıyor. Bu ödeme, özellikle geliştirme sürecinde ya da lansman sonrası nakit akışı sıkıntısı çeken bağımsız ekipler için hayati önem taşıyor. Yeni projelere yatırım yapma veya ekibi büyütme imkanı sağlıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Bitirici Cephesi: Değer Kaybı ve Rekabet Baskısı&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Madalyonun diğer yüzünde ise oyunların algılanan değerinin düşmesi riski var. Oyuncular, abonelikle eriştiği oyunları &quot;ücretsiz&quot; gibi görüyor, tam fiyat ödeme alışkanlıkları azalıyor. Bu durum, abonelikten çıkan veya oyunu sonradan satın almak isteyen oyuncular için bile fiyat beklentisini aşağı çekiyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Servise dahil olmak da kolay değil. Microsoft veya Sony gibi devlerle pazarlık etmek, küçük stüdyolar için zorlu bir süreç. Anlaşma koşulları her zaman geliştiricinin lehine olmuyor. Dahası, abonelik kütüphaneleri her geçen gün şişiyor; bu da bir oyunun öne çıkmasını daha da zorlaştırıyor, rekabeti artırıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Türkiye Pazarı ve Bağımsız Geliştiricilerin Stratejisi&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Türkiye&apos;deki bağımsız geliştiriciler için bu ikilem daha da belirgin. Düşük yerel alım gücü ve yüksek döviz kurları, oyun fiyatlarını oyuncular için ulaşılmaz hale getiriyor. Game Pass gibi servisler, Türk oyunculara oyunlara erişim imkanı sunarken, geliştiriciler için de döviz bazında gelir kapısı açıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ancak tek bir platforma bağımlı kalmak riskli. Bağımsız stüdyoların abonelik sistemlerini bir fırlatma rampası olarak görmesi gerekiyor. Yani oyunlarını bu servislere eklerken, aynı zamanda kendi topluluklarını inşa etmeli, farklı platformlarda da varlık göstermeli ve uzun vadeli gelir modelleri düşünmeli. Örneğin, oyun içi kozmetik satışları veya ek paketler gibi.&lt;/p&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/bagimsiz-gelistiricilerin-game-pass-ile-buyuk-sinavi.webp"/></item><item><title>Anbernic&apos;ten Dönebilen Ekranlı El Konsolu</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/anbernic-ten-donebilen-ekranli-el-konsolu/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/anbernic-ten-donebilen-ekranli-el-konsolu/</guid><description>Retro oyun cihazları üreten Anbernic, yeni modeli Anbernic RG Rotate ile farklı bir rüzgar estiriyor.</description><pubDate>Tue, 14 Apr 2026 10:00:40 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Retro oyun cihazları üreten Anbernic, yeni modeli &lt;strong&gt;Anbernic RG Rotate&lt;/strong&gt; ile farklı bir rüzgar estiriyor. Bu &lt;strong&gt;retro el konsolu&lt;/strong&gt;, piyasadaki standart tasarımlara meydan okuyan &lt;strong&gt;döner ekran&lt;/strong&gt; özelliğiyle geliyor. Şirket, cihazın detaylarını YouTube kanalında paylaştı.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Anbernic RG Rotate: Döner Ekranlı Retro Konsol Yolda&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;RG Rotate&apos;in 1:1 oranlı ekranı, bir zamanların popüler telefonu T-Mobile Sidekick&apos;i anımsatan şekilde yana doğru dönüyor. Cihaz, Android işletim sistemiyle çalışıyor. Kutusundan ise alüminyum alaşımlı çerçeve, Kutup Siyahı ve Aurora Gümüş renk seçenekleri çıkıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Özel Menteşe ve Değiştirilebilir Tuşlar&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Anbernic, konsolda özel, ultra ince bir alaşım menteşe kullanıyor. Bu menteşe, yüksek dayanıklılık testlerinden geçti. Şirketin önceki RG DS ve RG 34XXSP modellerinde menteşe deneyimi olsa da, RG Rotate&apos;deki bu mekanizma yeni bir mühendislik meydan okuması demek.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Cihazın L2 ve R2 omuz tuşları değiştirilebilir özellikte. Kullanıcılar bu sayede tuşların yüksekliğini kendilerine göre ayarlıyor. Görünen o ki, RG Rotate sadece tek bir USB-C portuyla geliyor. Bu durum, ses jakı bekleyen bazı oyuncuları üzdü.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Fiyat Henüz Sır Ama Daha Uygun Olacak&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Anbernic, RG Rotate için henüz bir fiyat açıklaması yapmadı. Ancak Ayn veya Retroid gibi daha üst seviye rakiplerine göre çok daha uygun fiyatlı olması muhtemel.&lt;/p&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://www.engadget.com/gaming/retro-handheld-maker-anbernics-latest-device-has-a-swiveling-display-174705958.html?src=rss&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/anbernic-ten-donebilen-ekranli-el-konsolu_1776173245.webp"/></item><item><title>Bethesda Starfield PS5&apos;teki Çökme Sorunlarını Kabul Etti</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/bethesda-starfield-ps5-teki-cokme-sorunlarini-kabul-etti/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/bethesda-starfield-ps5-teki-cokme-sorunlarini-kabul-etti/</guid><description>Uzun süredir beklenen uzay oyunu Starfield, kısa süre önce PlayStation 5 konsoluna geldi.</description><pubDate>Tue, 14 Apr 2026 09:00:41 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Uzun süredir beklenen uzay oyunu &lt;strong&gt;Starfield&lt;/strong&gt;, kısa süre önce &lt;strong&gt;PlayStation 5&lt;/strong&gt; konsoluna geldi. Ancak oyunun bu platformdaki çıkışı pek sorunsuz geçmedi. Birçok oyuncu, özellikle çökme sorunları nedeniyle hayal kırıklığı yaşadı. Geliştirici &lt;strong&gt;Bethesda&lt;/strong&gt;, sonunda bu sorunları kabul etti ve oyunculara müjdeli bir haber verdi.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Starfield PS5&apos;te Başarısız Bir Çıkış Yaptı&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Starfield, ilk olarak 2023 yılında Xbox Series X/S ve PC için piyasaya sürülmüştü. Oyunun PlayStation 5&apos;e gelmesiyle birlikte, çökme şikayetleri hızla artış gösterdi. Bazı oyuncular, yaşadıkları sıkıntılar nedeniyle para iadesi bile talep etti. Bethesda, bu sorunların farkında olduğunu belirtti.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Bethesda&apos;dan Çözüm Yolda: Acil Düzeltme Geliyor&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Geliştirici ekip, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, PS5&apos;teki çökme sorunlarını tespit ettiklerini duyurdu. Bethesda, bu sorunlara yol açan birkaç nedeni belirlediğini ifade etti. Bu hafta içinde yayınlanması hedeflenen bir acil düzeltme üzerinde çalıştıklarını da ekledi. Ancak düzeltmenin tam çıkış tarihi veya çökme nedenleri hakkında detay vermedi.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Starfield İçin Uzun Vadeli Planlar Devam Ediyor&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Bethesda, Starfield&apos;ı &quot;yıllarca&quot; destekleme planlarını sürdürüyor. Oyunun yöneticilerinden Tim Lamb, daha önce yaptığı bir açıklamada uzun vadeli planlarının olduğunu belirtmişti. Ekip, oyun için aktif olarak çalışmaya devam ediyor ve yeni hikayeler ile içerikler sunmayı hedefliyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Hotfix Bu Hafta Oyunculara Ulaşıyor&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Bethesda&apos;nın açıklamasına göre, PlayStation 5&apos;teki Starfield çökme sorunlarını giderecek acil düzeltme bu hafta içinde oyuncularla buluşuyor.&lt;/p&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://www.eurogamer.net/starfield-ps5-crashes-bethesda-responds&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/bethesda-starfield-in-ps5-cokme-sorunlarini-kabul-etti_1776173377.webp"/></item><item><title>Mekanik Klavye Sadece Araç Değil Bir Yaşam Tarzı</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/mekanik-klavye-sadece-arac-degil-bir-yasam-tarzi/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/mekanik-klavye-sadece-arac-degil-bir-yasam-tarzi/</guid><description>Son yıllarda klavye dünyasında ilginç bir akım var: mekanik klavye çılgınlığı.</description><pubDate>Tue, 14 Apr 2026 08:01:22 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Son yıllarda klavye dünyasında ilginç bir akım var: &lt;strong&gt;mekanik klavye&lt;/strong&gt; çılgınlığı. Eskiden sadece oyuncuların veya yazılımcıların ilgi alanı gibi görünen bu ürünler, artık masasında havalı bir şeyler isteyen herkesin radarına girdi. Peki, neden yüzlerce, bazen binlerce lirayı gürültülü tuşlara veriyoruz? Bu, sadece bir donanım meselesi değil, işin içinde derin psikolojik ve sosyal faktörler var.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Ses ve His: Beynimizdeki Tatmin&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Mekanik klavyelerin en belirgin özelliği, o kendine has tuş sesi ve hissi. Her basışta alınan geri bildirim, beynimizde bir tatmin duygusu yaratıyor. Özellikle &quot;clicky&quot; olarak bilinen anahtarların çıkardığı net ses, bir işi tamamladığımız hissini güçlendiriyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu sesler, yazı yazarken veya oyun oynarken bize &quot;doğru şeyi yaptığımızı&quot; fısıldıyor. Dokunma hissi de çok önemli. Tuşun ne zaman algılandığını hissetmek, parmaklarımıza daha fazla kontrol sağlıyor. Bu da bizi daha verimli ve hatasız hissettiriyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Kişiselleştirme ve Aidiyet: Kendi İmzanı Atmak&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Mekanik klavye dünyası, tam bir yetişkin Legosu gibi. Anahtarları, tuş başlıklarını (keycap), hatta kasayı bile değiştirebiliyorsunuz. Kendi zevkinize göre bir klavye oluşturmak, dijital dünyada kişisel bir imza atmak anlamına geliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu kişiselleştirme, aynı zamanda bir topluluğa ait olma hissi yaratıyor. Forumlarda, sosyal medyada insanlar kendi klavye setuplarını paylaşıyor. Ortak bir ilgi alanı etrafında bir araya gelmek, insan doğasının temel ihtiyaçlarından biri. Klavyeler, bu ihtiyacı dijital çağda karşılıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Statü ve Prestij: Pahalı Tuşların Gücü&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Yüksek fiyat etiketleri, mekanik klavyeleri bir statü sembolü haline getiriyor. Özel üretim, sınırlı sayıda veya el yapımı klavyeler, bir koleksiyon parçası gibi görülüyor. Masanızdaki pahalı ve özenle seçilmiş bir klavye, sizin teknolojiye olan tutkunuzu ve zevkinizi yansıtıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu durum, özellikle genç nesil arasında oldukça yaygın. Sosyal medyada paylaşılan &quot;desk setup&quot; (masa düzeni) videolarında klavyeler, en dikkat çeken öğelerden biri. Bu, sadece bir klavye değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı beyanı oluyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Sadece Bir Araç Değil: Dijital Dünyanın Dokunuşu&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Özetle, mekanik klavye tutkusu sadece işlevsellikle ilgili değil. İnsanların duyusal tatmin, kişisel ifade, aidiyet ve hatta statü arayışının bir yansıması. Dijitalleşen dünyamızda, fiziksel ve elle tutulur bir deneyim sunuyor. Bu da bilgisayar başında geçirdiğimiz saatleri daha keyifli ve anlamlı kılıyor.&lt;/p&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/mekanik-klavyeler-statu-ve-tatmin-icin-yuzlerce-lirayi-cekti.webp"/></item><item><title>DaVinci Resolve 21, Adobe Lightroom&apos;a Rakip Oluyor.</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/davinci-resolve-21-adobe-lightroom-a-rakip-oluyor/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/davinci-resolve-21-adobe-lightroom-a-rakip-oluyor/</guid><description>Video düzenleme dünyasının önemli isimlerinden Blackmagic Design, popüler yazılımı DaVinci Resolve 21&apos;in beta sürümünü duyurdu.</description><pubDate>Tue, 14 Apr 2026 06:01:55 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Video düzenleme dünyasının önemli isimlerinden Blackmagic Design, popüler yazılımı &lt;strong&gt;DaVinci Resolve 21&lt;/strong&gt;&apos;in beta sürümünü duyurdu. Bu sürüm, özellikle &lt;strong&gt;Fotoğraf Düzenleme&lt;/strong&gt; yetenekleriyle dikkat çekiyor. Artık Adobe Lightroom ve Photoshop gibi yazılımlara rakip olacak yeni bir &quot;Photo&quot; sayfası kullanıcıları bekliyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;DaVinci Resolve 21 Geldi: Artık Fotoğraf Düzenleme de Var&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Blackmagic Design, NAB 2026 fuarında tanıttığı DaVinci Resolve 21 ile video dünyasından sonra fotoğrafçıların da ilgisini çekmeyi hedefliyor. Yazılıma eklenen &quot;Photo&quot; sayfası, fotoğraf kırpma ve renk düzeltme gibi temel işlemleri ciddi ölçüde basitleştiriyor. Daha önce fotoğrafları video zaman çizelgesinde düzenlemek mümkün olsa da, yeni sayfa bu süreci çok daha pratik hale getiriyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Canon, Fujifilm, Nikon ve Sony gibi markaların RAW dosyaları dahil olmak üzere fotoğrafları doğrudan bu yeni sayfaya aktarabiliyorsunuz. Ardından, Adobe&apos;nin Lightroom&apos;undan bile daha güçlü olduğu iddia edilen node tabanlı &quot;Color&quot; sayfasında düzenleme yapılıyor. Burada birincil renk düzeltme, eğriler, seçiciler ve güç pencereleri gibi kapsamlı araçlar yer alıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Profesyonel Fotoğrafçılara Özel Özellikler&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Resolve&apos;un node tabanlı iş akışı, fotoğraf düzenlemede kendine has bir avantaj sunuyor. Karmaşık ayarlamalar için seri veya paralel node&apos;lar ekleyebiliyor, oluşturduğunuz bu derecelendirmeleri kaydedip diğer fotoğraflara veya tüm bir albüme uygulayabiliyorsunuz. Fotoğrafları orijinal çözünürlüklerinde ve en boy oranlarında yeniden çerçeveleme ve kırpma işlemleri de kalite kaybı olmadan yapılıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yeni &quot;LightBox&quot; görünümü, derecelendirilmiş bir albümün tamamını aynı anda görmenizi sağlıyor. Blackmagic Design, derecelendirilmiş, derecelendirilmemiş, yıldız derecesi ve klip rengine göre filtreleme imkanı sunuyor. Albümler, Lightroom&apos;daki gibi koleksiyonlar oluşturmanıza olanak tanıyor ve Color, Cut, Edit sayfalarında da erişilebilir oluyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Profesyonel fotoğrafçılar için &quot;Color&quot; sayfası, Sony veya Canon kameraları Resolve&apos;a bağlayıp canlı görüntü yakalama imkanı veriyor. ISO, pozlama ve beyaz dengesi gibi ayarları anlık değiştirebiliyorsunuz. Çekim öncesinde tutarlı bir görünüm sağlamak için yakalama ön ayarları da kaydediliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Resolve&apos;un diğer araçları da &quot;Photo&quot; sayfasında kullanılıyor; örneğin, &lt;strong&gt;Yapay Zeka Video Araçları&lt;/strong&gt;ndan &quot;Magic Mask&quot; ile tek tıklamayla nesne veya kişi seçimi yapılıyor. Ayrıca &quot;Fusion&quot; sayfasını kullanarak gelişmiş VFX işlemleri veya &quot;Photo&quot; sayfasında doğrudan OpenFX/FusionFX filtreleri ekleyebiliyorsunuz. Blackmagic Cloud üzerinden işbirliği yapmak da mümkün, ancak bu ücretli bir abonelik gerektiriyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Yapay Zeka Video Araçları ile Yeni Nesil Düzenleme&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;DaVinci Resolve 21, &quot;Photo&quot; sayfasının yanı sıra video ve VFX için birçok yeni yapay zeka aracı sunuyor. Bunların en dikkat çekicileri arasında yüz ayarlamalarına yönelik araçlar bulunuyor. &quot;AI Face Age Transformer&quot;, bir yüzü analiz edip yaş kaydırma çubuğuyla kırışıklıklar ekleyerek veya yüz dolgunluğunu değiştirerek yaş ayarlaması yapıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&quot;AI Face Reshaper&quot; aracıyla gözler, burun, ağız, kaşlar ve genel yüz şekli değiştiriliyor. &quot;AI Blemish Removal&quot; ise akne, renk bozuklukları veya geniş gözenekler gibi cilt kusurlarını azaltıp cildin doğal dokusunu koruyor. Bu araçlar, video düzenlemede yeni kapılar açıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Şirket, &quot;AI UltraSharpen&quot; ile videoların çözünürlüğünü artırarak daha önce kullanılamaz durumdaki görüntüleri keskinleştirdiğini belirtiyor. Bu özellik, hafif odak hatalarını düzeltmek için de kullanılıyor. &quot;AI Motion Deblur&quot; ise hafif bulanık görüntüleri düzeltip özellikle ağır çekim ve dondurulmuş karelerde işe yarıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Diğer Yenilikler ve Sürüm Detayları&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;DaVinci Resolve 21&apos;deki diğer önemli yükseltmeler arasında Fusion efektlerini Cut ve Edit sayfalarından düzenleyebilme yeteneği var. Krokodove kompozisyon araçları kütüphanesi ve Meta Quest, YouTube VR gibi platformlara yönelik yeni sürükleyici VR araçları da ekleniyor. Bu yenilikler, yazılımın çok yönlülüğünü artırıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yeni özelliklerin çoğu, Blackmagic Design&apos;ın ücretsiz DaVinci Resolve sürümünde kullanıma sunuluyor. Ancak &quot;AI Magic Mask&quot; ve &quot;Film Look Creator&quot; gibi bazı araçlar, 295 dolarlık ücretli DaVinci Resolve Studio sürümüne özel kalıyor. Bu ayrım, kullanıcıların ihtiyaçlarına göre seçim yapmasını sağlıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Adobe Rakibi DaVinci Resolve, Ücretsiz Sürümde Bile Güçlü Alternatif Sunuyor&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;DaVinci Resolve&apos;un ücretsiz sürümüyle bile gelen kapsamlı fotoğraf ve yapay zeka video düzenleme araçları, özellikle bütçe dostu profesyonel çözümler arayanlar için cazip bir seçenek haline geliyor.&lt;/p&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://www.engadget.com/apps/blackmagics-davinci-resolve-21-takes-on-adobe-lightroom-with-a-new-photo-page-053034084.html?src=rss&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/davinci-resolve-21e-fotograf-duzenleme-geldi.webp"/></item><item><title>Eski Bilgisayarınızı Hafif Linux Dağıtımlarıyla Hayata Döndürün</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/eski-bilgisayarinizi-hafif-linux-dagitimlariyla-hayata-dondurun/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/eski-bilgisayarinizi-hafif-linux-dagitimlariyla-hayata-dondurun/</guid><description>Eski bilgisayarınız artık bir eziyete mi dönüştü? İnternet sitesi açmak bile dakikalar mı sürüyor? Çoğu kişi bu durumda yeni bir cihaz almayı düşünüyor.</description><pubDate>Tue, 14 Apr 2026 06:01:30 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Eski bilgisayarınız artık bir eziyete mi dönüştü? İnternet sitesi açmak bile dakikalar mı sürüyor? Çoğu kişi bu durumda yeni bir cihaz almayı düşünüyor. Ama durun, cebinizden para çıkmadan önce eski dostunuzu hayata döndürmenin çok basit bir yolu var: hafif Linux dağıtımları.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Neden Hafif Bir Linux Dağıtımı Kullanmalı?&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Windows veya macOS gibi işletim sistemleri, güncel donanımlar için tasarlanıyor. Bu da eski bilgisayarların kaynaklarını aşırı tüketmeleri demek. Eski bir işlemci veya az RAM ile bu sistemler adeta sürünüyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Hafif Linux dağıtımları ise tam tersi bir felsefeyle geliştiriliyor. Minimum sistem kaynağı kullanarak maksimum performans sunuyorlar. Böylece yıllar önce aldığınız, köşede tozlanan o bilgisayar, internette gezinmek, ofis işleri yapmak veya video izlemek için yine canavar gibi çalışıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Hangi Dağıtımı Seçmeli? Popüler ve Hafif Seçenekler&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Piyasada birçok hafif Linux dağıtımı var. Her birinin kendine göre artıları bulunuyor. İşte başlangıç için en iyi ve kullanıcı dostu olanlardan birkaçı:&lt;/p&gt;
&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Linux Lite:&lt;/strong&gt; Windows&apos;tan geçenler için en ideal seçenek. Arayüzü çok tanıdık, kullanımı kolay. Eski bilgisayarınızda bile akıcı bir deneyim sunuyor.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Lubuntu:&lt;/strong&gt; Ubuntu&apos;nun hafif masaüstü ortamı LXQt ile gelen versiyonu. Çok eski ve düşük donanımlı cihazlar için bile harikalar yaratıyor. Hız ve stabilite ön planda.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Xubuntu:&lt;/strong&gt; Yine Ubuntu tabanlı ama Xfce masaüstü ortamını kullanıyor. Lubuntu&apos;dan biraz daha fazla özellik sunarken hala oldukça hafif. Modern görünümlü bir hafiflik arayanlar için iyi bir tercih.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Bodhi Linux:&lt;/strong&gt; Enlightenment masaüstü ortamı sayesinde hem çok hafif hem de görsel olarak farklı bir deneyim sunuyor. Daha minimalist bir yaklaşım isteyenlere hitap ediyor.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;p&gt;Bu dağıtımlar, genelde 1 GB RAM ve 1 GHz işlemcili bilgisayarlarda bile gayet iyi çalışıyor. Seçim yaparken, cihazınızın en düşük donanım özelliklerine uygun olanı tercih edin.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Kurulum Adımları: Eski Bilgisayarınızı Canlandırın&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Hafif bir Linux dağıtımı kurmak gözünüzü korkutmasın. Temel birkaç adımla bu işi kolayca hallediyorsunuz. Önce istediğiniz dağıtımın ISO dosyasını indirmeniz gerekiyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sonra, bu ISO dosyasını boot edilebilir bir USB belleğe yazmanız lazım. Bunun için Rufus (Windows) veya Etcher (Windows, macOS, Linux) gibi ücretsiz araçları kullanıyorsunuz. USB belleğinizin en az 4-8 GB olması yeterli.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İşte genel kurulum adımları:&lt;/p&gt;
&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;&lt;strong&gt;USB Belleği Hazırlayın:&lt;/strong&gt; İndirdiğiniz ISO dosyasını Rufus veya Etcher ile USB&apos;ye yazın.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;strong&gt;BIOS Ayarı Yapın:&lt;/strong&gt; Bilgisayarı yeniden başlatın ve BIOS/UEFI ayarlarına girerek USB&apos;den boot etmeyi seçin. Genelde F2, F10, F12 veya Del tuşlarıyla BIOS&apos;a giriliyor.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Kurulumu Başlatın:&lt;/strong&gt; Bilgisayar USB&apos;den açıldığında, &quot;Kurulum&quot; veya &quot;Install&quot; seçeneğini seçin. Genellikle &quot;Try before Install&quot; seçeneği de oluyor, bu sayede sistemi kurmadan önce test edebilirsiniz.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Dil ve Klavye Seçimi:&lt;/strong&gt; Kurulum ekranında Türkçe&apos;yi ve klavye düzeninizi seçin.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Disk Bölümlendirme:&lt;/strong&gt; Bu adımda dikkatli olun. Eğer Windows&apos;u tamamen silmek istiyorsanız, &quot;Diski sil ve Linux kur&quot; seçeneğini seçin. Eğer Windows&apos;un yanına kurmak istiyorsanız, &quot;Windows&apos;un yanına kur&quot; veya manuel bölümlendirme seçeneğini kullanın. Eski bilgisayarlar için tamamen Linux kurmak performansı artırıyor.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Kullanıcı Bilgileri:&lt;/strong&gt; Bir kullanıcı adı, şifre belirleyin ve oturum açma tercihinizi yapın.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Kurulumu Tamamlayın:&lt;/strong&gt; Kurulum bittikten sonra bilgisayarı yeniden başlatın ve USB belleği çıkarın. Artık yeni işletim sisteminiz hazır.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;h3&gt;Kurulum Sonrası İpuçları ve Optimizasyon&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Sistemi kurduktan sonra birkaç küçük dokunuşla deneyiminizi daha da iyileştiriyorsunuz. İlk iş, sisteminizi güncellemeyi unutmayın. Terminalden veya sistem ayarlarındaki &quot;Yazılım Güncelleyici&quot; aracılığıyla bunu yapabilirsiniz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ardından, ihtiyacınız olan uygulamaları kurun. Hafif tarayıcılar (örneğin Midori, Falkon) veya LibreOffice gibi açık kaynaklı ofis programları, eski bilgisayarınızda harika çalışıyor. Sisteminizde gereksiz arka plan uygulamalarını kapatmak da performansı artırıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Eski Cihazlarınızla Yapabilecekleriniz&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Bu hafif dağıtımlar sayesinde eski bilgisayarınız artık sadece bir internet gezinti makinesi olmaktan çıkıyor. İnternet bankacılığı, e-posta kontrolü, online dersler veya video konferanslar gibi günlük işleri rahatlıkla yapabiliyorsunuz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;YouTube, Netflix gibi platformlarda video izlemek, Spotify&apos;dan müzik dinlemek de sorunsuz çalışıyor. Ayrıca basit metin düzenleme, sunum hazırlama gibi ofis işleri için de ideal bir çözüm sunuyorlar. Bazı hafif Linux oyunları bile oynayabiliyorsunuz.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Unutmayın, Her Cihaz Farklı&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Her ne kadar hafif Linux dağıtımları mucizeler yaratsa da, her bilgisayarın donanımı farklı. Çok eski veya özel bir donanımınız varsa, bazı sürücü sorunlarıyla karşılaşabilirsiniz. İnternetteki Linux toplulukları bu konuda çok yardımcı oluyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kuruluma başlamadan önce önemli verilerinizi yedeklemeyi sakın unutmayın. Bu tür bir değişiklik yaparken her zaman küçük bir risk oluyor. Ama genellikle, bu risk, eski bilgisayarınızı yeniden kullanılabilir hale getirme ödülüne değiyor.&lt;/p&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/eski-bilgisayarlari-hafif-linux-sayesinde-hizlandirin.webp"/></item><item><title>Openai, Hiro Finance&apos;ı Bünyesine Kattı</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/openai-hiro-finance-i-bunyesine-katti/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/openai-hiro-finance-i-bunyesine-katti/</guid><description>Yapay zeka devi OpenAI, kişisel finans girişimi Hiro Finance&apos;ı bünyesine kattı.</description><pubDate>Tue, 14 Apr 2026 05:02:05 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Yapay zeka devi &lt;strong&gt;OpenAI&lt;/strong&gt;, kişisel finans girişimi &lt;strong&gt;Hiro Finance&lt;/strong&gt;&apos;ı bünyesine kattı. Bu satın almayla birlikte Hiro Finance&apos;ın kurucusu Ethan Bloch ve ekibi OpenAI&apos;a katılıyor. Şirket, kullanıcı verilerini silerek faaliyetlerini tamamen durdurma kararı aldı.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;OpenAI Finans Dünyasına Adım Atıyor&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;OpenAI&apos;ın bu hamlesi, özellikle kişisel finans alanındaki yetenekleri kendi bünyesine katma arzusunu gösteriyor. Hiro Finance, yapay zeka destekli finansal planlama araçları sunuyordu. Kullanıcıların maaş, borç ve aylık harcamalar gibi finansal bilgilerini işleyerek &quot;ne olurdu&quot; senaryoları oluşturuyordu.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu sayede kullanıcılar, finansal kararlarını daha bilinçli bir şekilde alabiliyordu. Hiro, finansal matematik konusunda oldukça başarılıydı ve kullanıcıların hesaplamaların doğruluğunu doğrulama imkanı da vardı. OpenAI&apos;ın bu alandaki yeteneklere odaklandığı açıkça görülüyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Hiro Finance Ne Yapıyordu&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;2023&apos;te kurulan ve yaklaşık beş ay önce yapay zeka aracını piyasaya süren Hiro Finance, kullanıcı odaklı bir finansal danışmanlık hizmeti veriyordu. Şirket, kullanıcıların finansal verilerini analiz ederek onlara özel tavsiyeler sunuyordu. Özellikle karmaşık finansal hesaplamalarda yapay zekanın gücünü kullanıyordu.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Hiro Finance, 20 Nisan&apos;da operasyonlarını durduruyor. Tüm kullanıcı verileri ise 13 Mayıs&apos;ta sunucularından kalıcı olarak silinecek. Bu durum, satın almanın daha çok &quot;acquihire&quot; yani yetenek ve ekip kazanımı odaklı olduğunu ortaya koyuyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Kurucu Ethan Bloch ve Geçmişi&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Hiro Finance&apos;ın kurucusu Ethan Bloch, teknoloji dünyasında tanınan bir isim. Daha önce insanların otomatik olarak para biriktirmesine yardımcı olan dijital banka Digit&apos;i kurmuştu. Digit, 2021&apos;de Oportun&apos;a 200 milyon doların üzerinde bir fiyata satılmıştı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bloch&apos;un geçmişinde Flowtown gibi başka başarılı girişimler de bulunuyor. 13 yaşından beri girişimcilik yapan Bloch, 15. projesi olan Hiro&apos;yu da OpenAI&apos;a satmayı başardı. Bu, onun finansal teknoloji alanındaki derin tecrübesini gösteriyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;OpenAI&apos;ın Bu Hamlesi Neden Önemli&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;OpenAI, ChatGPT&apos;yi iş dünyasında finans ekipleri için iyi bir araç olarak pazarlıyor. Bu satın alma, şirketin finansal yeteneklerini ve uzmanlığını artırma hedefini destekliyor. OpenAI&apos;ın gelecekte daha uzmanlaşmış finansal uygulamalar geliştirip geliştirmeyeceği merak konusu.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu hamle, yapay zekanın finans sektöründeki rolünün giderek arttığını da bir kez daha gözler önüne seriyor. OpenAI, bu alanda lider konumunu güçlendirmek için önemli bir adım atıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Hiro&apos;nun Verileri Siliniyor, Ekip OpenAI&apos;a Katılıyor&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Hiro Finance, 20 Nisan&apos;da operasyonlarını tamamen sonlandırıyor. Tüm kullanıcı verileri, 13 Mayıs tarihinde sunuculardan kalıcı olarak silinecek. Kurucu Ethan Bloch ve yaklaşık 10 kişilik ekibi ise OpenAI bünyesine katılıyor.&lt;/p&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://techcrunch.com/2026/04/13/openai-has-bought-ai-personal-finance-startup-hiro/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/openai-hiro-financei-bunyesine-katti.webp"/></item><item><title>Yedi Klasik Warhammer Oyunu Steam&apos;e Geldi</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/yedi-klasik-warhammer-oyunu-steam-e-geldi/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/yedi-klasik-warhammer-oyunu-steam-e-geldi/</guid><description>Minyatür figürlerin ve fantastik evrenlerin tutkunları için müjdeli haber geldi.</description><pubDate>Tue, 14 Apr 2026 04:00:48 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Minyatür figürlerin ve fantastik evrenlerin tutkunları için müjdeli haber geldi. &lt;strong&gt;Games Workshop&lt;/strong&gt;, &lt;strong&gt;Warhammer&lt;/strong&gt; ve Warhammer 40.000 serisinin yedi klasik oyununu ilk kez &lt;strong&gt;Steam&lt;/strong&gt; platformuna taşıdı. Ayrıca, bir süredir platformda olmayan on iki oyun da yeniden oyunseverlerle buluşuyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Klasik Warhammer Oyunları Steam&apos;e Geldi&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Steam&apos;e yeni eklenen yapımlar arasında Warhammer fantastik evreninden üç oyun var: Shadow of the Horned Rat, Mark of Chaos – Gold Edition ve Dark Omen. Bilim kurgu 40.000 evreninden ise dört klasik oyun geliyor: Chaos Gate, Fire Warrior, Final Liberation ve Rites of War. Bu oyunlar, serinin eski hayranları için nostaljik bir yolculuk sunuyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Hangi Oyunlar Geri Döndü&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Bu eski mücevherlerin yeniden çıkışını kutlamak için Games Workshop, Steam&apos;de bir Klasikler indirimi başlattı. Yeniden yayınlanan 19 oyunun tamamında cazip indirimler uygulanıyor. Warhammer 40.000 evrenine yeni girecek oyuncular için Dawn of War serisi veya Space Marine 2 gibi modern yapımlar da indirimli olarak dikkat çekiyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;İndirim Fırsatları ve Yeni Başlayanlar İçin Öneriler&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Games Workshop&apos;un bu hamlesi, hem eski hayranlara nostalji yaşatıyor hem de yeni oyunculara Warhammer evrenini keşfetme fırsatı sunuyor. Bu özel indirimler, serinin geniş oyun kütüphanesine uygun fiyatlarla erişim sağlıyor.&lt;/p&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://www.engadget.com/gaming/pc/games-workshop-brings-seven-classic-warhammer-games-to-steam-for-the-first-time-185432304.html?src=rss&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/yedi-klasik-warhammer-oyunu-steam-e-geldi_1776173978.webp"/></item><item><title>Uber ve Nuro San Francisco&apos;da Robotaksi Sürüşlerine Başladı</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/uber-ve-nuro-san-francisco-da-robotaksi-suruslerine-basladi/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/uber-ve-nuro-san-francisco-da-robotaksi-suruslerine-basladi/</guid><description>Uber ve Nuro, San Francisco&apos;da robotaksi hizmetlerinin test sürüşlerine başladı.</description><pubDate>Tue, 14 Apr 2026 03:00:44 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Uber&lt;/strong&gt; ve &lt;strong&gt;Nuro&lt;/strong&gt;, San Francisco&apos;da &lt;strong&gt;robotaksi&lt;/strong&gt; hizmetlerinin test sürüşlerine başladı. Seçili Uber çalışanları, Lucid Gravity SUV&apos;larla yapılan bu sürüşlere Uber uygulaması üzerinden katılıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu testler, yıl içinde halka açılması planlanan hizmetin önemli bir aşaması. Araçlar otonom modda çalışıyor, ancak direksiyonda bir güvenlik operatörü bulunuyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Uber Ve Nuro&apos;dan Robotaksi Hamlesi&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Bu testler, iki şirketin Temmuz 2025&apos;te duyurduğu ortaklığın ilerlediğini gösteriyor. Uber, Lucid&apos;e 300 milyon dolar yatırım yaptı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ayrıca, önümüzdeki altı yıl içinde en az 20.000 adet Lucid&apos;in yeni elektrikli SUV modeli Gravity&apos;den almayı kabul etti. Bu araçlar, Nuro&apos;nun otonom sürüş sistemi ile geliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Nuro&apos;nun sistemi, NVIDIA&apos;nın Drive AGX Thor bilgisayarıyla güçleniyor. Uber, Nuro&apos;ya da yüz milyonlarca dolar tutarında açıklanmayan bir yatırım yaptı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Uber, bu premium robotaksi hizmetini kendisi işletecek. Modifiye edilmiş Lucid Gravity araçların üretimi 2026 sonunda başlıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Araç Donanımı Ve Test Süreci&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Ocak ayında tanıtılan Lucid Gravity robotaksi, yüksek çözünürlüklü kameralar, katı hal lidar sensörleri ve radarlarla donatıldı. Bu sistemler, aracın çevresini algılamasını sağlıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Nuro, otonom Lucid Gravity SUV&apos;larının kapalı alan testlerini tamamladı. Geçen yıl sonlarında halka açık yol testlerine de başladı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Şirketin mühendislik filosunda şu an Nuro&apos;nun kendi kendine sürüş sistemiyle donatılmış 100 adet Lucid Gravity SUV var. Bu araçlar, ABD genelinde gerçek dünya verileri topluyor ve otonom sürüşü test ediyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Yıl İçinde Halka Açılıyor&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Nuro&apos;ya göre, çalışanlarla yapılan bu test sürüşleri önemli. Otonom sistemin, aracın ve yolcu deneyiminin gerçek bir ortamda nasıl çalıştığını değerlendiriyorlar.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu testler, aracın yolcu alma ve bırakma işlemlerini ne kadar iyi gerçekleştirdiğini de ortaya koyuyor. Bu işlemler, otonom yolculuk paylaşımında oldukça zorlu kabul ediliyor.&lt;/p&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://techcrunch.com/2026/04/13/uber-nuro-san-francisco-testing-premium-robotaxi-service/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/uber-ve-nuro-san-francisco-da-robotaksi-suruslerine-basladi_1776174041.webp"/></item><item><title>Commvault, Yapay Zeka İş Akışlarını Güvence Altına Alıyor</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/commvault-yapay-zeka-i-s-akislarini-guvence-altina-aliyor/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/commvault-yapay-zeka-i-s-akislarini-guvence-altina-aliyor/</guid><description>Veri koruma alanının önemli isimlerinden Commvault, yapay zeka dünyasına yönelik yeni yeteneklerini duyurdu.</description><pubDate>Tue, 14 Apr 2026 02:01:46 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Veri koruma alanının önemli isimlerinden Commvault, yapay zeka dünyasına yönelik yeni yeteneklerini duyurdu. Şirket, bu adımla kurumların yapay zekayı daha güvenli bir şekilde benimsemesini hedefliyor. Özellikle &lt;strong&gt;Commvault AI&lt;/strong&gt; yetenekleri sayesinde veri, yapay zeka ajanları ve kurtarma süreçleri çok daha iyi kontrol ediliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kurumlar, yapay zeka kullanımıyla birlikte hassas verilerin açığa çıkması ve yapay zeka ajanları üzerindeki kontrolün kaybedilmesi gibi risklerle karşılaşıyor. Deloitte verilerine göre, yapay zeka liderlerinin %60&apos;ı risk ve uyumluluk sorunlarını en büyük engel olarak görüyor. Commvault, bu sorunlara &lt;strong&gt;Yapay Zeka Güvenliği&lt;/strong&gt; çözümleriyle yanıt veriyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Yeni Çözümlerle Veri Koruma&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Commvault&apos;ın tanıttığı üç yeni özellik var: Data Activate, AI Protect ve AI Studio. Bu araçlar, yapay zeka destekli değişikliklerin etkilerini anlamak ve gerektiğinde geri almak için tasarlandı. Böylece yapay zeka kullanımının riskleri en aza iniyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Data Activate&lt;/strong&gt;, yedeklenen verileri sınıflandırıyor ve büyük dil modelleri için uygun hale getiriyor. Apache Iceberg ve Parquet gibi formatlarda hazırlanan bu veri setleri, yapay zeka sistemleriyle sürekli senkronize kalıyor. Bu da güvenilir veri akışı sağlıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;AI Protect&lt;/strong&gt; ise yapay zeka ajanlarının oluşturduğu riskleri belirliyor. Ajanların aktivitelerini izliyor, yüksek riskli davranışları yüzeye çıkarıyor. Bir sorun olduğunda, tek tıkla kurtarma özelliğiyle etkilenen sistemleri hızla eski, güvenli haline getiriyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Son olarak &lt;strong&gt;AI Studio&lt;/strong&gt;, kurumların kendi ihtiyaçlarına özel yapay zeka ajanları oluşturmasına imkan tanıyor. Önceden tanımlanmış ajanların yanı sıra, özel ajanlar da Commvault&apos;ın protokol sunucusuyla entegre çalışıyor. Bu sayede &lt;strong&gt;Veri Koruma&lt;/strong&gt; süreçleri otomatize ediliyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Yapay Zeka Dayanıklılığında Yeni Dönem&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Commvault CEO&apos;su Sanjay Mirchandani, &quot;Eğer yapay zekayı besleyen veri tehlikeye girerse, yapay zeka da tehlikeye girer. Eğer veri kurtarılamazsa, yapay zekaya güvenilemez,&quot; diyor. Commvault Cloud&apos;ın yapay zeka dayanıklılığı için bir kayıt sistemi görevi gördüğünü belirtiyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu üç yapay zeka yeteneği bir araya gelince, kurumlar yapay zeka dayanıklılık döngüsünü güçlendiriyor. Verilerin güvenli bir şekilde aktifleştirilmesinden, ajanların keşfine, yönetimine, korunmasına ve kurtarılmasına kadar uçtan uca bir çözüm sunuluyor. Şirket bu çözümleri hem şirket içi hem de hibrit bulut ortamlarında sağlıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Commvault AI Sayesinde Risk Yüzde 60 Azalıyor&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Yeni Commvault AI çözümleri, Deloitte&apos;un belirttiği gibi yapay zeka liderlerinin en büyük endişelerinden biri olan %60&apos;lık risk ve uyumluluk sorununu doğrudan hedef alıyor. Bu sayede kurumlar, mobil cihazlarda gerçek zamanlı çıkarımın önündeki en büyük engeli kaldırarak, yapay zeka projelerini çok daha güvenle hayata geçiriyor.&lt;/p&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://siliconangle.com/2026/04/13/commvault-rolls-ai-capabilities-secure-agentic-workflows-data/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/commvault-yapay-zeka-guvenligini-artiriyor.webp"/></item><item><title>Çizikler Kendiliğinden Yok Olacak Otomotivde Devrim Niteliğinde Teknoloji</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/cizikler-kendiliginden-yok-olacak-otomotivde-devrim-niteliginde-teknoloji/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/cizikler-kendiliginden-yok-olacak-otomotivde-devrim-niteliginde-teknoloji/</guid><description>Arabanın kaportasındaki ufacık bir çizik bile insanın içini cız ettiriyor, değil mi? Ya o çizik, siz farkında bile olmadan kendi kendine yok olsa? İşte tam da bu noktada kendi kendini tamir eden akıllı araç kaportaları devreye giriyor.</description><pubDate>Tue, 14 Apr 2026 02:01:33 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Arabanın kaportasındaki ufacık bir çizik bile insanın içini cız ettiriyor, değil mi? Ya o çizik, siz farkında bile olmadan kendi kendine yok olsa? İşte tam da bu noktada &lt;strong&gt;kendi kendini tamir eden akıllı araç kaportaları&lt;/strong&gt; devreye giriyor. Bu fütüristik teknoloji, araç sahiplerinin en büyük dertlerinden birini kökten çözmeye hazırlanıyor. Peki, bu rüya ne zaman gerçek oluyor?&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Hasar Anında Sistem Nasıl İşliyor?&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Bu kaportaların sırrı, özel polimerler ve mikro-kapsüllerden oluşan akıllı malzemelerde gizli. Kaporta hafif bir darbe aldığında veya çizildiğinde, bu mikro-kapsüller çatlıyor. İçlerindeki özel kimyasal ajanlar, hasarlı bölgeye akarak bir reaksiyon başlatıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu reaksiyon, dışarıdan gelen ısı (güneş ışığı gibi) veya hatta ortamdaki nemle tetikleniyor. Hasarlı yüzey, bir anda kendiliğinden dolmaya ve eski pürüzsüz haline dönmeye başlıyor. Tıpkı insan derisinin kendini iyileştirmesi gibi bir süreç yaşanıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Sadece Küçük Çizikler mi, Yoksa Daha Fazlası mı?&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Başlangıçta bu sistemler daha çok boya ve vernik katmanındaki yüzeysel çiziklere odaklanıyor. Ancak araştırmalar bunun çok ötesine geçiyor. Bilim insanları, daha derin çatlakları ve hatta hafif ezikleri onarabilen malzemeler üzerinde çalışıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Gelecekteki kaportalar, sadece estetik kusurları gidermekle kalmıyor. Çarpışma anında oluşan mikro çatlakları onararak aracın yapısal bütünlüğünü de artırıyor. Bu sayede araçların ömrü uzuyor, güvenlik seviyeleri yükseliyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Peki, Ne Zaman Direksiyona Geçiyoruz?&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Bu teknoloji şu anda laboratuvar ortamında prototip aşamasında. Bazı otomobil şirketleri ve malzeme firmaları ciddi yatırımlar yapıyor. Özellikle lüks segment markalar, bu özelliği araçlarına entegre etme peşinde koşuyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Uzmanlar, önümüzdeki 5 ila 10 yıl içinde bu tür kaportaların belirli modellerde standart hale gelmesini bekliyor. Maliyetlerin düşmesi ve seri üretime geçilmesiyle daha geniş kitlelere yayılması planlanıyor. Yani çok da uzak bir gelecekten bahsetmiyoruz.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Otomotiv Sektörünü Neler Bekliyor?&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Kendi kendini tamir eden kaportalar, otomotiv sektöründe büyük bir dönüşüm başlatıyor. Araçların ikinci el değeri ciddi oranda artıyor. Kaza sonrası tamir masrafları düşüyor, sigorta primleri bile bu durumdan etkileniyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Boyasız göçük düzeltme veya çizik tamiri gibi hizmetler veren işletmelerin iş yapış şekilleri değişiyor. Otomobiller artık sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda kendini koruyabilen akıllı birer yaşam alanı haline geliyor.&lt;/p&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/kendi-tamir-eden-akilli-kaportalar-yola-cikis-zamani-geldi.webp"/></item><item><title>TikTok AB Nefret Söylemi Raporunu Yayımladı</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/tiktok-ab-nefret-soylemi-raporunu-yayimladi/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/tiktok-ab-nefret-soylemi-raporunu-yayimladi/</guid><description>TikTok, Avrupa Birliği&apos;nde (AB) yasa dışı nefret söylemi ile mücadele kapsamında ilk şeffaflık raporunu yayımladı.</description><pubDate>Tue, 14 Apr 2026 00:02:11 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;TikTok&lt;/strong&gt;, Avrupa Birliği&apos;nde (AB) yasa dışı &lt;strong&gt;nefret söylemi&lt;/strong&gt; ile mücadele kapsamında ilk &lt;strong&gt;şeffaflık raporu&lt;/strong&gt;nu yayımladı. Bu rapor, platformun AB Dijital Hizmetler Yasası&apos;na (DSA) uyum çabalarını gösteriyor. Aynı zamanda yasa dışı nefret söylemine karşı çevrimiçi davranış kurallarının da bir gereği.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;TikTok AB İçin Nefret Söylemi Şeffaflık Raporunu Yayımladı&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Rapor, TikTok&apos;un nefret ve yasa dışı nefret söylemi kurallarını nasıl uyguladığını anlatıyor. Platform, kullanıcılar tarafından bildirilen içeriklerin %88,7&apos;sini 24 saat içinde inceliyor. Kuralları çiğnediği için kaldırılan içeriklerin %96,3&apos;ü ise kullanıcı bildirimi gelmeden önce tespit ediliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;TikTok, 2025&apos;in ikinci yarısında nefret söylemiyle ilgili 56.549 kullanıcı raporu aldığını belirtti. Bu raporlar, video, canlı yayın, yorum, reklam ve ürün listelemeleri gibi 30.128 farklı içeriğe karşılık geliyor. Bu raporlar için ortalama müdahale süresi 3,05 saat olarak açıklandı.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;TikTok&apos;un Tespit Yöntemleri ve İş Birlikleri&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;TikTok, nefret söylemini tespit etmek ve kaldırmak için çeşitli yöntemler kullanıyor. Bunlar arasında, nefret gruplarıyla ilişkili amblemleri ve logoları tanıyan bilgisayar görüşü modelleri var. Daha önceki ihlallere benzer sesleri algılayan ses tespiti ve metin incelemeleri de devreye giriyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Platform, nefret söylemi tespit süreçlerini genişletmek için çeşitli ortaklıklar kurdu. Uluslararası Siber Nefretle Mücadele Ağı, DigiQ ve Point de Contact gibi kuruluşlarla çalışıyor. Geçen yıl Terörizmle Mücadele Küresel İnternet Forumu&apos;na da katıldı.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Moderasyon ve İfade Özgürlüğü Dengesi&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Sosyal medya platformları milyarlarca insanı birbirine bağlıyor. Bu durum, platformların içerik yönetiminde büyük bir sorumluluk taşıdığı anlamına geliyor. Bazı kesimler bunu ifade özgürlüğü sorunu olarak görüyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu konu giderek daha fazla tartışma yaratıyor. Elon Musk&apos;ın Twitter&apos;ı (şimdiki adıyla X) satın almasıyla bu durum ideolojik bir tartışmaya dönüştü. Musk ve diğerleri bunu &quot;sol eğilimli kurumların siyasi kontrol yöntemi&quot; olarak yorumluyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Çoğu kanıt, moderasyon kararlarının platformları aşırılık yanlılarının kötüye kullanmasını engellemeyi amaçladığını gösteriyor. Moderasyon olmadan, bu tür grupların takipçi kazanıp nefret ve ayrılık yayabileceği düşünülüyor. Bu tür raporlar, platformların aşırılıkçılıkla nasıl mücadele ettiğini daha iyi anlamamızı sağlıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;TikTok, Nefret Söylemi İçeriklerinin %96,3&apos;ünü Kullanıcı Bildirimi Öncesi Kaldırıyor&lt;/h3&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://www.socialmediatoday.com/news/tiktok-publishes-first-transparency-report-on-eu-hate-speech-removal/817269/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/tiktok-ab-nefret-soylemi-raporunu-yayimladi_1776174361.webp"/></item><item><title>Yapay Zekanın Hukukta Yükselişi: Neler Değişiyor?</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/yapay-zekanin-hukukta-yukselisi-neler-degisiyor/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/yapay-zekanin-hukukta-yukselisi-neler-degisiyor/</guid><description>Yapay zeka hukuk sektöründe artık bir bilim kurgu senaryosu değil, somut bir gerçek.</description><pubDate>Tue, 14 Apr 2026 00:01:38 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Yapay zeka hukuk sektöründe&lt;/strong&gt; artık bir bilim kurgu senaryosu değil, somut bir gerçek. Avukatların yerini algoritmalar mı alacak, yoksa bu sadece bir yardımcı araç mı olacak? Özellikle adalet dağıtımı gibi kritik bir alanda, makinelerin rolü ne olmalı? Bu soruların cevapları, teknoloji ve etiğin kesişiminde yatıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Yapay Zekanın Hukukta Yükselişi: Neler Değişiyor?&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Yapay zeka, hukuk bürolarında ve mahkemelerde şimdiden kendini gösteriyor. Büyük veri analizi, belge tarama ve ön inceleme gibi sıkıcı, zaman alıcı işleri inanılmaz hızda hallediyor. Hukuki araştırmalar, emsal kararları bulma ve sözleşme taslakları oluşturma süreçleri ciddi ölçüde hızlanıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu sayede avukatlar, rutin işlerden kurtulup daha stratejik ve karmaşık davalara odaklanıyor. Yargıçlar için de benzer durum söz konusu; dava özetleri veya karar taslakları otomatik oluşturuluyor. Verimlilik artışı, maliyet düşüşü gibi pratik faydalar cebimizde.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Algoritmalar Avukat Olabilir mi? Etik Duvarlar&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Peki, bir algoritma gerçekten avukatlık yapabilir mi, ya da daha da ötesi adalet dağıtabilir mi? Cevap net: Henüz değil. Hukuk sadece kurallardan ibaret değil; insan hikayeleri, empati, niyet okuma ve gri alanlarda karar verme yeteneği gerektiriyor. Bir makine, mağdurun gözündeki korkuyu, sanığın pişmanlığını veya bir tanığın samimiyetsizliğini nasıl anlar?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Algoritmalar, geçmiş verilere dayanır. Bu da onların, insan yargılarındaki önyargıları (bias) kolayca kopyalaması anlamına geliyor. Geçmişte ayrımcılık içeren kararlar verilmişse, yapay zeka bu önyargıyı öğrenip gelecekteki kararlarında da uyguluyor. Bu durum, adaletin temel ilkelerinden biri olan eşitlik ilkesini ciddi riske atıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Yapay Zeka ve İnsan Faktörü: Adaletin Geleceği&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Yapay zeka, hukukçuların elinde güçlü bir araç olabilir, ama asla tam bir ikame değil. Hukukun ruhu, insan vicdanı ve ahlaki değerlerle şekilleniyor. Makine öğrenimi algoritmaları, sadece kendilerine verilen verileri işler; duygusal zeka veya kültürel nüansları kavrama yeteneği yok.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu yüzden, yapay zeka destekli sistemlerin geliştirilmesinde ve kullanılmasında insan denetimi hayati. Algoritmaların nasıl eğitildiği, hangi verilerle beslendiği şeffaf olmalı. Adalet sisteminin temel direklerinden biri olan insan muhakemesi, yapay zekanın getirdiği hız ve verimlilikle birleştiğinde gerçek potansiyel ortaya çıkıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Algoritma Değil, Vicdan&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Teknoloji ne kadar ilerlese de, bir yargıcın kararındaki vicdan muhasebesini veya bir avukatın müvekkiliyle kurduğu duygusal bağı bir kod satırı taklit edemiyor. Hukuk, sadece yasa maddelerini uygulamak değil, aynı zamanda toplumsal değerleri, ahlaki normları ve insan onurunu korumak demek.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yapay zeka, hukukçulara daha fazla zaman kazandırıyor, karmaşık süreçleri basitleştiriyor. Ancak adaletin terazisini dengeleyen şey, en nihayetinde insan aklının ve vicdanının sağladığı derinlik. Bu dengeyi korumak, teknoloji çağının en büyük sorumluluklarından biri.&lt;/p&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/yapay-zeka-hukukta-onyargilarin-kopyasi.webp"/></item><item><title>NVIDIA ve AMD&apos;nin Çin&apos;e AI Çip İhracatı Tıkandı</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/nvidia-ve-amd-nin-cin-e-ai-cip-i-hracati-tikandi/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/nvidia-ve-amd-nin-cin-e-ai-cip-i-hracati-tikandi/</guid><description>ABD Ticaret Bakanlığı&apos;na bağlı Sanayi ve Güvenlik Bürosu (BIS), NVIDIA ve AMD&apos;nin Çin&apos;e yönelik yapay zeka çipleri ihracat onaylarında ciddi gecikmeler yaşıyor.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 23:01:53 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;ABD Ticaret Bakanlığı&apos;na bağlı Sanayi ve Güvenlik Bürosu (BIS), &lt;strong&gt;NVIDIA&lt;/strong&gt; ve &lt;strong&gt;AMD&lt;/strong&gt;&apos;nin Çin&apos;e yönelik &lt;strong&gt;yapay zeka çipleri&lt;/strong&gt; ihracat onaylarında ciddi gecikmeler yaşıyor. Bu durum, teknoloji devlerinin küresel pazardaki operasyonlarını olumsuz etkiliyor. Onay süreçleri ayları buluyor, şirketler zor durumda kalıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;ABD Bürokrasisinde Personel Krizi&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Bloomberg&apos;in haberine göre, BIS&apos;in personel sayısı son bir yılda ciddi şekilde azaldı. Kurum, toplamda 101 çalışanını kaybetti; bu da yüzde 19&apos;luk bir düşüş anlamına geliyor. Kural koyma ve lisanslama departmanlarındaki personel değişimi ise yüzde 20&apos;ye ulaşıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu personel kaybı, Trump yönetiminden kalan tarife soruşturmaları ve yapay zeka çipi ihracat incelemeleriyle artan iş yükünü yönetmeyi zorlaştırıyor. Ticaret Bakan Yardımcısı Jeffrey Kessler&apos;in neredeyse her lisans başvurusunu bizzat incelemesi de süreci daha da yavaşlatıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;NVIDIA ve AMD&apos;nin Satışları Durma Noktasında&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Gecikmeler, ABD yönetiminin ihracatına onay verdiği ürünleri doğrudan etkiliyor. Özellikle NVIDIA&apos;nın Çin&apos;e H200 çip sevkiyatları ve AMD&apos;nin MI308 onayları BIS üzerinden geçiyor. Ancak bu gecikmeler yüzünden NVIDIA, onay almasına ve siparişler olmasına rağmen aylardır Çin&apos;e tek bir H200 çipi satamadı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Orta Doğu&apos;ya yapılan sevkiyatlar da ayrı bir zorluk katmanı ekliyor. BAE ve Suudi Arabistan&apos;a yönelik ihracat izinleri, birebir ABD yatırımı eşleştirme şartı getiriyor. Bu da her başvurunun standart bir şablon yerine tek tek müzakere edilmesini gerektiriyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Onay Süreleri İkiye Katlandı&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;BIS&apos;in lisanslama personelinin beşte birini kaybetmesi ve karmaşık vaka sayısının artması, işlem sürelerini uzattı. 2023&apos;te ortalama 38 gün olan onay süresi, 2025&apos;in ilk yarısında 76 güne fırladı. Bu, şirketler için ciddi bir belirsizlik yaratıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kurum, 2023 mali yılına ait yıllık raporunu yayınlasa da, 2024 ve 2025 raporları henüz ortada yok. Çip üreticileri, başvurularının ne kadar süreceğini tahmin etmek için kulaktan dolma bilgilere güvenmek zorunda kalıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;NVIDIA H200 Çin Pazarından Uzaklaşıyor&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Beyaz Saray&apos;ın anlaşmaya yeşil ışık yakmasına rağmen, NVIDIA&apos;nın Çin&apos;e yönelik H200 sevkiyatları aylardır gerçekleşemiyor. Bu durum, ABD bürokrasisindeki tıkanıklığın, küresel çip ticaretinde ne denli somut engeller oluşturduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor.&lt;/p&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://www.tomshardware.com/tech-industry/us-export-control-agency-has-lost-nearly-a-fifth-of-its-licensing-staff&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/nvidia-ve-amd-nin-cin-e-ai-cip-i-hracati-tikandi_orig_1776174413.webp"/></item><item><title>Metaverse Çılgınlığı Söndü Ama Endüstriyel Tarafta Yükseliş Sürüyor</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/metaverse-cilginligi-sondu-ama-endustriyel-tarafta-yukselis-suruyor/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/metaverse-cilginligi-sondu-ama-endustriyel-tarafta-yukselis-suruyor/</guid><description>Hatırlıyor musunuz, birkaç yıl önce herkesin dilinde bir kelime vardı: Metaverse.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 22:01:28 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Hatırlıyor musunuz, birkaç yıl önce herkesin dilinde bir kelime vardı: &lt;strong&gt;Metaverse&lt;/strong&gt;. Facebook&apos;un adını Meta olarak değiştirmesiyle başlayan bu çılgınlık, sanal evrenlerde iş yapmaktan sosyalleşmeye kadar her şeyi kökten değiştirecekti. Milyarlarca dolarlık yatırımlar, büyük lansmanlar derken, bugün o ilk heyecandan eser yok gibi. Peki, Metaverse gerçekten bitti mi, yoksa sadece bizim görmediğimiz yerlerde sessizce büyüyor mu?&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;İlk Şok ve Sessizleşen Beklentiler&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Meta&apos;nın CEO&apos;su Mark Zuckerberg&apos;in vizyonuyla, birçok şirket Metaverse&apos;e devasa bütçeler ayırdı. Sanal gerçeklik gözlükleri, dijital avatarlar ve sanal araziler konuşuldu. Ancak tüketici tarafında beklenen patlama yaşanmadı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yüksek donanım maliyetleri, kullanıcı deneyimindeki eksiklikler ve gerçek faydanın netleşmemesi, ilk hevesi hızla söndürdü. Meta&apos;nın Metaverse biriminden gelen milyarlarca dolarlık zararlar, yatırımcıların ve sektörün bu konuya bakışını ciddi ölçüde değiştirdi.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Kurumsal Dünyada Yeni Bir Yüz: Endüstriyel Metaverse&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Tüketici odaklı Metaverse beklentileri düşerken, kurumsal tarafta bambaşka bir hikaye yazılıyor. Şirketler, sanal evrenin potansiyelini üretimden eğitime, tasarımdan lojistiğe kadar birçok alanda keşfediyor. Dijital ikiz teknolojileri bunun en somut örneği.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Siemens, NVIDIA gibi devler, fabrikaların dijital ikizlerini oluşturarak üretim süreçlerini optimize ediyor. Mühendisler, fiziksel bir ürün üretmeden önce sanal ortamda defalarca test yapıyor, hataları gideriyor. Bu, hem maliyetleri düşürüyor hem de piyasaya çıkış süresini kısaltıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Yatırımcıların Odak Noktası Değişiyor&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Eskiden Metaverse denince akla gelen sanal araziler veya NFT&apos;ler, artık yatırımcıların birincil odağı değil. Artık daha çok altyapı, kurumsal yazılımlar ve endüstriyel çözümler ön planda. Yapay zeka, bulut bilişim ve 5G gibi teknolojiler, Metaverse&apos;in kurumsal uygulamalarını güçlendiriyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu alanda yapılan yatırımlar, tüketiciye yönelik gösterişli ürünlerden ziyade, şirketlerin operasyonel verimliliğini artıran, somut dönüşümler sağlayan projelere yöneliyor. Bu sessiz büyüme, manşetlerde yer almasa da, sektörün temelini sağlamlaştırıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Gelecek Nereye Evriliyor?&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Metaverse, o ilk &quot;her şeyi değiştirecek&quot; vaadinden uzaklaşarak, daha niş ve pratik alanlarda değer yaratıyor. Tüketici tarafında hala büyük bir atılım bekleniyor, ancak bu, muhtemelen çok daha uzun bir zaman diliminde ve farklı teknolojilerin entegrasyonuyla gerçekleşecek. Öte yandan, endüstriyel Metaverse uygulamaları, şirketlere milyarlarca dolarlık tasarruf sağlıyor ve yeni iş modelleri yaratıyor. Bu, teknoloji devlerinin ve sanayi liderlerinin gündeminde önemli bir yer tutuyor.&lt;/p&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/metanin-metaverseteki-kayiplari-sektorel-odak-noktasini-degi.webp"/></item><item><title>Ev Güvenliğinde Yeni Dönem GPU ve Coral TPU İş Birliği</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/ev-guvenliginde-yeni-donem-gpu-ve-coral-tpu-i-s-birligi/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/ev-guvenliginde-yeni-donem-gpu-ve-coral-tpu-i-s-birligi/</guid><description>Kendi ev güvenlik sistemimi kurarken, akıllı özellikler ile verimlilik arasında bir seçim yapmak zorunda kalacağımı düşünüyordum.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 22:00:55 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Ev güvenlik sistemi kurarken akıllı özellikler ile verimlilik arasında genellikle bir seçim yapmak gerekir. Birden fazla kamera, nesne algılama ve ek yapay zeka özelliklerini bir araya getirmek, donanımı hızla zorlamaya başlar. Çoğu zaman çözüm daha güçlü bir işlemci olarak görülür. Ancak farklı bir yol izleyerek bir &lt;strong&gt;GPU&lt;/strong&gt; ile &lt;strong&gt;Coral TPU&lt;/strong&gt; eşleştirildiğinde sonuç beklentilerin çok ötesine geçiyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Ev Güvenlik Sistemi Akıllı Olmak Zorunda&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Temel bir kamera kurulumu kolaydır ve çok fazla donanım gerektirmez. Ancak yalnızca görüntü depolamak artık yeterli gelmiyor. Güneşin doğuşunu, ağaç gölgelerini veya geçen arabaları sürekli kaydeden bir sistem hem depolama alanını israf eder hem de kullanıcıyı gereksiz bildirimlerle yorar.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Güvenlik sisteminin insanı, aracı ve rastgele hareketi ayırt etmesi beklenir. İşte bu noktada &lt;strong&gt;yerel yapay zeka algılama&lt;/strong&gt; devreye giriyor. Frigate gibi bir platformla kameralar, yerel yapay zeka ile izleme yapabiliyor. Bu sayede sistem, anlamsız hareket uyarıları yerine yalnızca önemli olaylara tepki veriyor. Kameranın gördüğünü anlaması beklendiğinde iş yükü tamamen değişiyor. Gerçek zamanlı algılama, arka planda çok daha fazla işlem gerektiriyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Coral TPU Ne Yapıyor&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Nesne algılama konusunda &lt;strong&gt;Coral TPU&lt;/strong&gt; inanılmaz verimli çalışıyor. Özellikle Edge TPU için optimize edilmiş TensorFlow Lite modellerini çalıştırmak üzere tasarlanan bu birim, sistem üzerindeki yükü ciddi ölçüde hafifletiyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ancak bu uzmanlaşma aynı zamanda bir sınırlama da getiriyor. Coral TPU nesne algılamada son derece başarılı olsa da sorunun yalnızca bir kısmını çözüyor. Video kod çözme, akış işleme veya diğer ek yapay zeka özelliklerini yönetmiyor. Frigate&apos;ın belgeleri bile bu ayrımı netleştiriyor. Nesne algılama ayrı bir iş, diğer video ve zenginleştirme iş yükleri ise tamamen farklı.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;GPU Neden Kritik&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Bu kurulumun başarılı olmasının sırrı, GPU ve Coral&apos;ın aynı işi yapmaya çalışmamasında yatıyor. Coral, makine öğrenimi iş yükleri için tasarlanmış bir tensör işleme birimi olarak verimli nesne algılamayı üstleniyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;GPU ise etrafındaki daha ağır video ve işleme yükleriyle ilgileniyor. Bu iş bölümü, tek bir donanımın tüm sistemi tek başına taşımak zorunda kalmasını engelliyor. GPU; video kod çözme, birden fazla kamera akışını yönetme gibi algılama dışındaki işlerde CPU&apos;nun yükünü hafifletiyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Dengeli Bir Yaklaşım Nasıl Fark Yaratıyor&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Birçok kendi kendine barındırılan sistem, her sorunu daha fazla ham güçle çözmeye çalışıyor. Bütçe varsa sisteme sürekli donanım eklemek kolaydır. Ancak bu her zaman iyi tasarlanmış bir kurulum anlamına gelmez.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Güvenlik zincirindeki her parçanın ne yaptığı anlaşıldığında, CPU&apos;nun her şeyi tek başına taşıması gerekmediği görülüyor. Bu kurulum, sorunu zorla çözmek yerine mantıklı bir denge üzerine kuruluyor. Daha fazla CPU gücü harcamak yerine sistem çok daha verimli bir yapıya kavuşuyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Akıllı Ev Güvenliği Artık Takılmıyor&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Akıllı algılama, temiz uyarılar, aranabilir olaylar ve birden fazla kameranın takılmadan çalışması gibi beklentiler, temel iş yükünün ötesine geçiyor. GPU ve Coral TPU&apos;nun birleşimi, bu gelişmiş özellikleri tek bir CPU&apos;nun zorlanmadan sunmasını sağlıyor.&lt;/p&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://www.xda-developers.com/paired-gpu-with-coral-tpu-ended-up-handling-home-security-system-better/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/gpu-ve-coral-tpu-ev-guvenlikte-beklentiyi-asti.webp"/></item><item><title>2026 Yapay Zeka Endeksi: Çin, ABD&apos;yi yakaladı</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/2026-yapay-zeka-endeksi-cin-abd-yi-yakaladi/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/2026-yapay-zeka-endeksi-cin-abd-yi-yakaladi/</guid><description>Stanford Üniversitesi&apos;nin Yapay Zeka Yarışı&apos;nı mercek altına alan 2026 Yapay Zeka Endeksi Raporu yayınlandı.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 21:02:09 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Stanford Üniversitesi&apos;nin &lt;strong&gt;Yapay Zeka Yarışı&lt;/strong&gt;&apos;nı mercek altına alan 2026 Yapay Zeka Endeksi Raporu yayınlandı. Bu kapsamlı rapor, yapay zeka teknolojisinin rekor hızda benimsendiğini, ancak kamuoyunun yapay zeka denetimi ve şeffaflığına olan güveninin dip yaptığını ortaya koyuyor. Amerika Birleşik Devletleri&apos;nin &lt;strong&gt;Çin ABD Yapay Zeka&lt;/strong&gt; rekabetindeki liderliğinin neredeyse tamamen ortadan kalktığı belirtiliyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Küresel Yapay Zeka Rekabetinde Yeni Dönem&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Raporun en çarpıcı sonuçlarından biri, Çin&apos;in yapay zeka performansında ABD ile arasındaki farkı tamamen kapatması. Daha önceki yıllarda ABD&apos;nin açık ara önde olduğu bu alanda, iki ülke artık başa baş gidiyor. Yapay zeka performans sıralamalarında ABD ve Çin modelleri sürekli yer değiştiriyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;ABD sermaye, altyapı ve yapay zeka çiplerinde hala önemli bir üstünlüğe sahip. Ancak Çin, patentler, yayınlar ve otonom robotik (fiziksel yapay zeka) gibi kritik alanlarda liderliği ele geçirmiş durumda. Rekabet sadece bu iki ülkeyle sınırlı değil; Güney Kore de kişi başına düşen patent sayısıyla &quot;inovasyon yoğunluğu&quot;nda dünya lideri konumuna geldi.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Birçok hükümet için yapay zeka &quot;egemenliği&quot; en önemli politika önceliği haline geldi. Geçtiğimiz yıl içinde Avrupa ve Orta Asya ülkeleri yapay zeka altyapılarına ciddi yatırımlar yaptı. Böylece devlet destekli süper bilgisayar kümelerine sahip ülke sayısı 44&apos;e yükseldi.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Şirketlerin Etkisi Artıyor, Şeffaflık Azalıyor&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Dikkat çekici yapay zeka modellerinin %90&apos;ından fazlası artık özel şirketler tarafından geliştiriliyor. Stanford araştırmacıları bu durumun şeffaflıkta ciddi bir düşüşe yol açtığını belirtiyor. Yapay zekanın &quot;kara kutu&quot; doğasıyla ilgili endişeler yeni değil, ancak yeni güçlü modeller seleflerinden bile daha gizemli.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Rapor, Google, Anthropic ve OpenAI gibi yapay zeka devlerinin son modellerinin veri seti boyutlarını ve eğitim sürelerini açıklamayı bıraktığını gösteriyor. Geçtiğimiz yıl piyasaya sürülen 95 önemli modelin 80&apos;i eğitim kodları olmadan yayınlandı. Bu durum, yapay zeka teknolojilerinin nasıl çalıştığına dair bilgi eksikliğini artırıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu önde gelen yapay zeka şirketleri aynı zamanda siyasi nüfuzlarını da artırıyor. ABD Kongresi&apos;ndeki yapay zeka oturumlarında sektör temsilcilerinin varlığı 2017&apos;den bu yana üç katına çıktı. Buna karşılık, tarafsız akademisyenlerin katılımı önemli ölçüde azaldı.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Yapay Zeka Benimsenmesi Hızla Artıyor Ama Güven Düşüyor&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Üretken yapay zeka, tarihteki diğer teknolojilerden daha hızlı yayılıyor. Dünya nüfusunun %53&apos;ü bu teknolojiyi düzenli olarak kullanıyor. Bu oran, kişisel bilgisayarların, internetin ve akıllı telefonların benimsenme hızını bile geride bırakıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ancak teknolojiye yönelik kamuoyu görüşleri karışık. İnsanların %59&apos;u faydalarının dezavantajlarından fazla olduğunu düşünürken, %52&apos;si ise bu durumun kendilerini tedirgin ettiğini belirtiyor. &lt;strong&gt;Yapay Zeka Güven&lt;/strong&gt; endeksi küresel çapta düşüşte.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;ABD yapay zeka geliştirmede lider olsa da, benimseme oranında dünya genelinde 24. sırada. Amerikalıların sadece %28,3&apos;ü üretken yapay zekayı düzenli kullanıyor. Çin, Malezya, Tayland, Endonezya ve Singapur gibi ülkelerde ise insanların %80&apos;inden fazlası yapay zekanın önümüzdeki 3-5 yıl içinde hayatlarını derinden etkileyeceğini düşünüyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Ekonomik Etki ve İşgücü Endişeleri&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Yapay zekanın ekonomik etkisi de baş döndürücü. 2013&apos;ten bu yana kurumsal yatırımlar 40 kat arttı. ABD&apos;de üretken yapay zekanın yarattığı tüketici fazlası bu yıl 172 milyar dolara ulaştı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yapay zeka uzmanları ile genel halk arasındaki görüş farkı da büyüyor. Uzmanların %73&apos;ü teknolojinin işler üzerindeki etkisi konusunda iyimser. Ancak halkın sadece %23&apos;ü bu inancı paylaşıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Halkın şüpheciliği haklı çıkıyor gibi görünüyor. Rapor, &quot;yapay zekaya maruz kalan alanlardaki&quot; genç işçiler arasındaki istihdamın şimdiden düşmeye başladığını belirtiyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Çevresel Maliyetler ve Bilimsel Araştırmada Daralma&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Yapay zeka endüstrisinin enerji ve su talepleri aşırı seviyelere çıkıyor. Örneğin, xAI Corp.&apos;un Grok 4 modelini eğitmek için 72.000 tondan fazla CO2 ürettiği tahmin ediliyor. GPT-4o&apos;nun çıkarım iş yükleri için gereken su miktarı ise 12 milyon insanı beslemeye yetecek kadar.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yapay zeka araçları bilim insanlarının verimliliğini üç kat artırıyor. Ancak bu durum, yapay zeka araştırmalarının kapsamını daraltıyor gibi görünüyor. Araştırmalar giderek daha fazla veri açısından zengin konulara yöneliyor. Bu da bilimsel çeşitliliğin azalmasına neden oluyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;ABD&apos;nin Yapay Zeka Üstünlüğü Tarih Oldu&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Stanford&apos;ın 2026 Yapay Zeka Endeksi raporu, Çin&apos;in yapay zeka performansında ABD&apos;yi tamamen yakalamasıyla küresel rekabette yeni bir dönemin başladığını ortaya koyuyor. Teknolojik liderlik yarışında iki ana oyuncu artık başa baş gidiyor. Bu durum, önümüzdeki yıllarda teknolojik ve ekonomik güç dengelerinde büyük değişimlere yol açacak.&lt;/p&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://siliconangle.com/2026/04/13/stanford-hais-2026-ai-index-reveals-china-u-s-now-neck-neck-race-global-dominance/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/cin-yapay-zekada-abd-liderligini-kapatti.webp"/></item><item><title>Ev İnternetindeki Yavaşlamanın Sorumlusu O Cihaz Olabilir</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/ev-i-nternetindeki-yavaslamanin-sorumlusu-o-cihaz-olabilir/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/ev-i-nternetindeki-yavaslamanin-sorumlusu-o-cihaz-olabilir/</guid><description>Evdeki internet yavaşladığında sinirler geriliyor, değil mi? Film donuyor, online oyun sapıtıyor, görüntülü görüşme kesiliyor.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 20:01:32 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Evdeki internet yavaşladığında sinirler geriliyor, değil mi? Film donuyor, online oyun sapıtıyor, görüntülü görüşme kesiliyor. Peki, bu yavaşlamanın sorumlusu kim? Genellikle evdeki bilinçsizce veya aşırı bant genişliği tüketen cihazlar. İşte evinizdeki &lt;strong&gt;interneti sömüren cihazları&lt;/strong&gt; tespit edip hızınızı geri kazanma rehberi.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Modem Arayüzüne Girin&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Her şeyden önce, internet modeminizin yönetim paneline ulaşmanız gerekiyor. Bu genellikle bir web tarayıcısından &lt;code&gt;192.168.1.1&lt;/code&gt; veya &lt;code&gt;192.168.0.1&lt;/code&gt; adresine girerek yapılıyor. Modeminizin altında veya arkasında kullanıcı adı ve şifre bilgileri yazar. Genelde &quot;admin/admin&quot; veya &quot;admin/password&quot; gibi varsayılan bilgiler kullanılıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu adrese ulaşınca, sizden bir kullanıcı adı ve şifre istiyor. Eğer hiç değiştirmediyseniz, modeminizin arkasındaki etikete bakın. Bu bilgileri girdikten sonra modeminizin kontrol paneline erişim sağlıyorsunuz.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Bağlı Cihazları Bulun&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Modem arayüzüne girdikten sonra &quot;Bağlı Cihazlar&quot;, &quot;DHCP İstemci Listesi&quot; veya &quot;Kablosuz Ağ İstemcileri&quot; gibi bir menü arayın. Bu bölümde, modeminize o an bağlı olan tüm cihazların bir listesi var. Telefonlar, tabletler, bilgisayarlar, akıllı TV&apos;ler ve hatta akıllı ev aletleri burada görünüyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Cihazların isimleri (örneğin &quot;Ayşe&apos;nin iPhone&apos;u&quot; veya &quot;SmartTV&quot;) veya sadece IP ve MAC adresleri şeklinde karşınıza çıkıyor. Tanıdık gelmeyen bir MAC adresi veya cihaz ismi görürseniz, bu potansiyel bir izinsiz bağlantı veya unuttuğunuz eski bir cihaz olabilir.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Bant Genişliği Kullanımını İzleyin&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Bazı modern modemler, hangi cihazın ne kadar veri kullandığını gösteren &quot;Bant Genişliği İzleme&quot; veya &quot;Trafik Monitörü&quot; gibi özelliklere sahip. Bu özellik sayesinde, hangi cihazın internetinizi sömürdüğünü anlık olarak görüyorsunuz. Özellikle video akışı yapan, büyük dosya indiren veya online oyun oynayan cihazlar burada öne çıkıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Eğer modeminizde bu özellik yoksa, endişelenmeyin. Cihaz listesindeki şüpheli cihazların internet bağlantısını geçici olarak kesip hızınızda bir iyileşme olup olmadığını gözlemleyebilirsiniz. Bu, suçluyu bulmanın basit yollarından biri oluyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;İstenmeyen Cihazları Engelleyin veya Kısıtlayın&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;İnternet hızınızı düşüren cihazı tespit ettiniz mi? Şimdi harekete geçme zamanı. Birkaç farklı yöntem uygulayabilirsiniz:&lt;/p&gt;
&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;&lt;strong&gt;MAC Adresi Filtreleme:&lt;/strong&gt; Modem arayüzünde &quot;Kablosuz Güvenlik&quot; veya &quot;MAC Filtreleme&quot; bölümüne gidin. Burada, istediğiniz cihazların MAC adreslerini ekleyerek internet erişimlerini engelleyebilir veya sadece belirli cihazların bağlanmasına izin verebilirsiniz.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Bant Genişliği Kısıtlaması (QoS):&lt;/strong&gt; Bazı modemler &quot;QoS&quot; (Quality of Service) ayarları sunuyor. Bu sayede belirli cihazlara veya uygulamalara öncelik verebilir, diğerlerinin bant genişliğini kısıtlayabilirsiniz. Örneğin, iş bilgisayarınıza öncelik verip oyun konsolunun indirme hızını düşürebilirsiniz.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Wi-Fi Şifresini Değiştirme:&lt;/strong&gt; En basit ve etkili yöntemlerden biri. Eğer tanımadığınız cihazlar varsa, Wi-Fi şifrenizi güçlü ve tahmin edilmesi zor yeni bir şifreyle değiştirin. Bu, tüm izinsiz bağlantıları anında kesiyor.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;h3&gt;Ek İpuçları ve Güvenlik Önlemleri&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;İnternet hızınızı korumak ve güvenliğinizi sağlamak için birkaç ek adım atın. Modeminizin yazılımını düzenli olarak güncelleyin. Üreticiler güvenlik açıklarını kapatıyor ve performans iyileştirmeleri sunuyor. Güncel yazılımlar daha iyi çalışıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ayrıca, ev ağınız için güçlü bir Wi-Fi şifresi kullanın ve bunu kimseyle paylaşmayın. Misafirleriniz için ayrı bir &quot;Misafir Ağı&quot; oluşturun. Bu, ana ağınızın performansını ve güvenliğini koruyor. Böylece, gereksiz yük bindiren cihazların önüne geçiyorsunuz.&lt;/p&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/ev-internetini-somuren-cihazlari-bulma-ve-hiz-artirma-rehber.webp"/></item><item><title>Snap, Specs AR Gözlükleri İçin Qualcomm&apos;la Anlaştı</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/snap-specs-ar-gozlukleri-i-cin-qualcomm-la-anlasti/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/snap-specs-ar-gozlukleri-i-cin-qualcomm-la-anlasti/</guid><description>Snap, artırılmış gerçeklik (AR) donanım kolu Specs için önemli bir adım attı.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 20:00:33 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Snap&lt;/strong&gt;, artırılmış gerçeklik (AR) donanım kolu Specs için önemli bir adım attı. Şirket, gelecek &lt;strong&gt;AR gözlükleri&lt;/strong&gt; için &lt;strong&gt;Qualcomm&lt;/strong&gt; ile çok yıllı stratejik bir anlaşma imzaladı. Bu ortaklık, Specs&apos;in yıl sonunda piyasaya süreceği gözlüklerin gücünü belirleyecek.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Snap ve Qualcomm İş Birliği&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Specs&apos;in yeni AR gözlükleri, Qualcomm&apos;un Snapdragon XR yonga setleriyle çalışacak. Bu işlemciler, sanal ve artırılmış gerçeklik başlıkları için en iyi seçeneklerden biri sayılıyor. Yüksek çözünürlüklü deneyimler ve gelişmiş bağlantı imkanı sunuyorlar.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Snapdragon XR çipleri hafif yapıda ve düşük gecikmeyle çalışıyor. Bu teknoloji, Meta&apos;nın Quest VR başlıkları ve Samsung Galaxy XR ünitelerinde de kullanılıyor. Bu iş birliği, Specs&apos;in ilk stratejik anlaşması olarak dikkat çekiyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Specs Neden Ayrıldı&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Snap, ocak ayında Specs&apos;i ayrı bir şirket olarak yapılandırdı. Bu hamleyle Snapchat platformu, AR donanım işinin finansal başarısından veya başarısızlığından bağımsız hale geldi. AR giyilebilir cihaz pazarındaki artan rekabet düşünüldüğünde, bu önemli bir stratejik adım.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Specs, Snapdragon platformlarının akıllı ve bağlama duyarlı deneyimler için temel oluşturduğunu belirtiyor. Bu sayede daha hızlı ve özel etkileşimler doğrudan cihaz üzerinde çalışıyor. Şirket, teknolojiyi günlük yaşama daha entegre etmeyi hedefliyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Rekabet Kızışıyor&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Specs, AR gözlüklerinin resmi çıkış tarihini açıklamadı ancak &quot;bu yıl içinde&quot; piyasaya çıkacağını duyurdu. Snap CEO&apos;su Evan Spiegel, Qualcomm ortaklığının Specs&apos;in geleceği için sağlam bir temel oluşturduğunu söyledi. Bu iş birliği, geliştiricilere ve tüketicilere ileri teknoloji sunuyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ancak AR giyilebilir cihaz yarışında rekabet oldukça çetin. Meta ve Apple gibi çok daha büyük şirketlerin AR ürünleri, Specs&apos;in önüne geçebilir. Snap&apos;in pazar payı kazanması için cihazını rakiplerinden önce piyasaya sürmesi gerekiyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Pazar Payı İçin Erken Çıkış Şart&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Snap, genç kullanıcı kitlesi ve ilk hamleyi yapma avantajıyla pazarda yer edinmeyi umuyor. Özellikle Meta kendi AR cihazıyla gelmeden önce bu önemli. Specs&apos;i ayrı bir iş koluna dönüştürmek, bu nedenle şirket için kritik bir hamle olabilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Qualcomm ortaklığı, Specs&apos;in üretim zincirini sağlamlaştırıyor. Bu sayede gelecek AR ürünlerini destekleyebilecek güçlü bir altyapı oluşuyor. Ancak Meta ve Apple&apos;ın güçlü rakiplerine karşı pazara erken girmek, Specs&apos;in başarısını doğrudan etkileyecek.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Meta ve Apple&apos;a Karşı Erken Çıkışın Önemi&lt;/h3&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://www.socialmediatoday.com/news/snap-partners-with-qualcomm-on-specs-hardware/817270/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/snap-specs-ar-gozlukleri-i-cin-qualcomm-la-anlasti_1776174798.webp"/></item><item><title>Cloudflare, Agent Cloud&apos;u Yapay Zeka Ajanları İçin Genişletti</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/cloudflare-agent-cloud-u-yapay-zeka-ajanlari-i-cin-genisletti/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/cloudflare-agent-cloud-u-yapay-zeka-ajanlari-i-cin-genisletti/</guid><description>Cloudflare, yapay zeka teknolojileri dünyasında önemli bir adım atıyor.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 19:01:51 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Cloudflare&lt;/strong&gt;, yapay zeka teknolojileri dünyasında önemli bir adım atıyor. Şirket, &lt;strong&gt;Agent Cloud&lt;/strong&gt; platformunu yeni araçlarla genişlettiğini duyurdu. Bu hamle, geliştiricilerin &lt;strong&gt;Yapay Zeka Ajanları&lt;/strong&gt; oluşturmasını, dağıtmasını ve ölçeklendirmesini çok daha kolay hale getiriyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Cloudflare Yapay Zeka Ajanları İçin Agent Cloud&apos;u Genişletiyor&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Yeni sürüm, altyapı, güvenlik ve geliştirici araçlarından oluşan kapsamlı bir paket sunuyor. Cloudflare, yapay zeka ajanlarını yerel bilgisayarlardaki deneysel demolar aşamasından, global ağında çalışan üretim seviyesi iş yüklerine taşıyor. Sektör, bağlamı okuyan, akıl yürüten ve çok adımlı eylemler gerçekleştiren otonom araçlara yöneliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Mevcut altyapılar, her kullanıcının aynı anda onlarca kişisel ajan çalıştırdığı bir dünyada yetersiz kalıyor. Cloudflare, altyapı, bilgi işlem, dağıtım ve güvenlik sorunlarını çözmeyi amaçlıyor. Böylece geliştiriciler, yeni nesil uygulamalar oluşturmaya odaklanabiliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Cloudflare Kurucu Ortağı ve CEO&apos;su Matthew Prince, yazılım geliştirme yöntemlerinin temelden değiştiğini belirtiyor. Prince&apos;e göre, ajanların kod yazıp yürüttüğü bir dünyaya giriyoruz. Bu ajanların güvenli, anında ölçeklenebilen ve uzun soluklu görevlerde kalıcı bir yuvaya ihtiyacı var.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Dinamik Çalışanlar ve Eserler: Yeni Nesil Altyapı&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Yeni özelliklerin başında &quot;Dinami̇k Çalışanlar&quot; (Dynamic Workers) geliyor. Bu, izole edilmiş bir çalışma ortamı olup, yapay zeka tarafından üretilen kodu güvenli ve korumalı bir alanda çalıştırıyor. Geleneksel konteynerlere göre çok daha hızlı ve verimli çalışıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Dinami̇k Çalışanlar, bir ajan kod parçacığı çalıştırması gerektiğinde milisaniyeler içinde devreye giriyor. API çağrıları yapmak, verileri dönüştürmek veya araç çağrılarını birbirine bağlamak gibi görevlerde kullanılıyor. Cloudflare, çoğu ajan görevi için konteynerlere göre 100 kat daha hızlı ve çok daha düşük maliyetli güvenli izolasyon sağladığını söylüyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İkinci yeni özellik olan &quot;Eserler&quot; (Artifacts), ajanlar çağı için özel olarak tasarlanmış Git uyumlu bir depolama altyapısı. Geliştiricilerin milyonlarca depo oluşturmasına, herhangi bir uzak kaynaktan çatallama yapmasına olanak tanıyor. Ajanlara kod ve veriler için kalıcı bir yuva sağlıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Ajanlara Özgürlük: Sanal Ortamlar ve Think SDK&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;&quot;Sanal Ortamlar&quot; (Sandboxes), ajanlara ihtiyaç duyduklarında tam bir işletim sistemi erişimi sunuyor. Bu özellik, kabuk, dosya sistemi ve arka plan süreçleri içeren kalıcı, izole Linux ortamları sağlıyor. Bir ajan burada depo klonlayabiliyor, Python paketleri kurabiliyor ve derleme yapabiliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&quot;Think&quot; ise Ajan yazılım geliştirme kitinin (SDK) bir parçası. Bu çerçeve, geliştiricilerin tek bir komuta yanıt vermek yerine, uzun süreli ve çok adımlı görevleri destekleyen ajanlar oluşturmasını sağlıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Genişletilmiş Model Kataloğu: Kolay Yapay Zeka Entegrasyonu&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Cloudflare, yapay zeka dağıtım girişimi Replicate&apos;ı satın almasının teknolojisini kullanıyor. Bu sayede genişletilmiş bir yapay zeka model kataloğu sunuyor. Geliştiriciler, bir kontrol paneli üzerinden OpenAI&apos;ın GPT-5.4 gibi son teknoloji tescilli modelleriyle birlikte açık kaynaklı modeller arasından seçim yapabiliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu özellik, model sağlayıcıları arasında geçiş yapmayı tek bir kod satırını değiştirmek kadar kolay hale getiriyor. Geliştiricilerin birden fazla satıcıyı yönetme ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Böylece yapay zeka entegrasyonu çok daha sadeleşiyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Yapay Zeka Ajanları İçin 100 Kat Hız ve Düşük Maliyet&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Cloudflare&apos;ın Dinami̇k Çalışanlar özelliği, ajan görevlerinin büyük çoğunluğunda konteynerlere göre 100 kat daha hızlı ve çok daha düşük maliyetli güvenli izolasyon sunuyor. Bu, milyonlarca eş zamanlı yürütmeye ısınma süresi olmadan ulaşabilmesi anlamına geliyor. Yapay zeka ajanlarının ölçeklenebilirliği için büyük bir engel ortadan kalkıyor.&lt;/p&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://siliconangle.com/2026/04/13/cloudflare-expands-agent-cloud-new-tools-build-scale-ai-agents/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/cloudflare-agent-cloud-u-yapay-zeka-ajanlari-i-cin-genisletti_orig_1776174830.webp"/></item><item><title>Uzay Boşluğunda Geçen Her Dakika Astronotun Ömründen Çalıyor</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/uzay-boslugunda-gecen-her-dakika-astronotun-omrunden-caliyor/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/uzay-boslugunda-gecen-her-dakika-astronotun-omrunden-caliyor/</guid><description>Astronotların uzay yürüyüşü maceraları hepimizi büyülüyor.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 18:01:30 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Astronotların &lt;strong&gt;uzay yürüyüşü&lt;/strong&gt; maceraları hepimizi büyülüyor. Ancak bu kahramanlık anlarının arkasında akıl almaz bir mücadele var. Uzayın derinliklerinde, o incecik giysilerin içinde hayatta kalmak, insan bedenini ve ruhunu en uç noktalara taşıyor. Dışarıdan bakınca kolay gibi duran her adımın korkunç bir bedeli oluyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Fiziksel Bedel: Vücudun Sınırları&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Bir uzay yürüyüşü, astronotu adeta bir işkence odasına sokuyor. Uzay giysisi, içinde 4-5 saatten fazla kalmak için tasarlanmamış devasa bir zırh. İç basınç nedeniyle eldivenler o kadar sertleşiyor ki, parmakları bükmek bile inanılmaz bir güç gerektiriyor. Bu durum, astronotların ellerinde ciddi ağrılara ve tırnak kaybına yol açıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Vücut, yerçekimsiz ortamda hızla değişiyor. Kaslar eriyor, kemikler zayıflıyor. Uzay boşluğunun radyasyonu, kanser riskini artırıyor ve merkezi sinir sistemi üzerinde kalıcı hasarlar bırakabiliyor. Her uzay yürüyüşü, astronotun ömründen bir parça götürüyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Psikolojik Yük: Yalnızlık ve Stres&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Fiziksel zorluklar bir yana, psikolojik baskı da inanılmaz boyutta. Uzay giysisinin içindeki o daracık alan, saatlerce süren bir klostrofobi hissi yaratıyor. Uzay boşluğunun sonsuzluğu ve sessizliği, kişide derin bir yalnızlık hissi uyandırıyor. Dünya&apos;dan binlerce kilometre uzakta, küçük bir metal kutunun içinde olmak, akıl sağlığını zorluyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Görev stresi de cabası. Küçük bir hata, felaketle sonuçlanabilir. Bu durum, sürekli yüksek bir anksiyete seviyesine neden oluyor. Astronotlar, görev sırasında hem fiziksel hem de zihinsel olarak tam konsantrasyon sağlamak zorunda kalıyor. Bu da tükenmişliği hızlandırıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Geleceğe Bakış: Astronot Sağlığına Yatırım&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;NASA ve diğer uzay ajansları, bu zorlukların farkında. Yeni nesil uzay giysileri daha ergonomik ve esnek tasarımlara sahip oluyor. Radyasyondan korunma teknolojileri gelişiyor, böylece astronotların maruz kaldığı riskler azalıyor. Yapay zeka destekli sağlık takip sistemleri, görev sırasında anlık veri sağlıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Psikolojik destek programları da güçleniyor. Astronotlar, uzaya gitmeden önce ve görev sırasında kapsamlı psikolojik danışmanlık alıyor. Sanal gerçeklik uygulamaları, Dünya ile bağlantıyı canlı tutarak yalnızlık hissini hafifletiyor. Bu yatırımlar, insanlığın uzaydaki geleceği için kritik önem taşıyor.&lt;/p&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/astronotlarin-4-saatlik-uzay-yuruyusu-vucudu-ve-ruhu-tuketiy.webp"/></item><item><title>Intel Core Ultra 400S Çekirdek Yapısı ve TDP Değerleri Ortaya Çıktı</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/intel-core-ultra-400s-cekirdek-yapisi-ve-tdp-degerleri-ortaya-cikti/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/intel-core-ultra-400s-cekirdek-yapisi-ve-tdp-degerleri-ortaya-cikti/</guid><description>Teknoloji dünyasında heyecan verici yeni bir donanım yaklaştığında sızıntılar artıyor.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 18:00:48 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Teknoloji dünyasında heyecan verici yeni bir donanım yaklaştığında sızıntılar artıyor. &lt;strong&gt;Intel Nova Lake&lt;/strong&gt; işlemcileri için son gelen bilgiler, &lt;strong&gt;Core Ultra 400S&lt;/strong&gt; serisinin tüm detaylarını ortaya koyuyor. Bu sızıntılar, kullanıcıları bekleyen &lt;strong&gt;yeni Intel işlemcileri&lt;/strong&gt; hakkında önemli ipuçları veriyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Intel Nova Lake İşlemci Sızıntıları Ortaya Çıktı&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Videocardz&apos;ın paylaştığı bilgilere göre, Intel&apos;in NVL-S kod adlı masaüstü işlemci yol haritası sızdırıldı. Bu yeni nesil işlemciler resmi olarak Core Ultra 400S serisi olarak adlandırılıyor. Sızıntılar, serinin tam SKU yelpazesini ve özelliklerini gözler önüne seriyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Core Ultra 400S Çekirdek Yapısı ve TDP Detayları&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Core Ultra 400S işlemcileri, farklı kullanım senaryolarına yönelik geniş bir ürün yelpazesi sunuyor. 125W TDP&apos;ye sahip modeller, oyun ve genel kullanım için tasarlanıyor. 65W ve 35W&apos;lık seçenekler ise ofis ve gömülü sistemler gibi daha düşük güç tüketimi gerektiren uygulamaları hedefliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Serinin zirvesindeki Core Ultra 9 modelleri, 8 adet performans (P) çekirdeği, 16 adet verimlilik (E) çekirdeği ve 4 adet düşük güç tüketimli (LPE) çekirdek barındırıyor. Core Ultra 7&apos;de 4 adet E-çekirdeği eksik. Core Ultra 5 ise 2 adet P-çekirdeğini daha az sunuyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;AMD&apos;ye Rakip bLLC Teknolojisi Geliyor&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Core Ultra 9 ve 7 serilerindeki bLLC varyantları dikkat çekiyor. Bu özel modeller, AMD&apos;nin X3D işlemcilerine doğrudan bir yanıt olarak geliyor. 144 MB&apos;a kadar devasa bir son seviye önbellek (L3) içeriyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Karşılaştırma yapmak gerekirse, Ryzen 7 9800X3D&apos;deki 3D V-Cache boyutu 64 MB. Intel, bu bLLC teknolojisiyle oyun performansında liderliği ele geçirmeyi hedefliyor. 144 MB&apos;lık bu önbelleğin sadece Core Ultra 9 işlemcilere özel olması bekleniyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Yeni Yüksek Çekirdekli İşlemciler ve Bağlantı Özellikleri&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Sızıntılar, 44 ve 52 çekirdekli çift işlemci modellerinin marka adlarının henüz belirlenmediğini gösteriyor. Intel, bu yüksek çekirdekli işlemciler için 2017/2019 yıllarındaki X-serisi markasını yeniden canlandırabilir. Bu işlemciler, iş istasyonları ve çoklu iş parçacığı gerektiren uygulamalar için tasarlanıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Nova Lake işlemciler, grafik kartları ve depolama birimleri için 24 adet PCIe hattı sunmaya devam ediyor. Ancak bağlantı tarafında önemli bir yükseltme var. Artık Thunderbolt 4 yerine Thunderbolt 5 desteği geliyor. Bu, 120 Gbps&apos;ye kadar transfer hızı ve 240W&apos;a kadar şarj imkanı sağlıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Henüz Bilinmeyenler: Çıkış Tarihi ve Fiyat&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Tüm bu sızıntılar doğruysa, Intel&apos;in yeni Core Ultra 400S işlemcileri oldukça iddialı görünüyor. Ancak saat hızları, resmi fiyatlandırma ve en önemlisi piyasaya çıkış tarihi hala belirsiz. Bu bilgiler, işlemcilerin pazar konumlandırması için kritik.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;144 MB bLLC Önbellek ve Thunderbolt 5 Desteğiyle Intel&apos;in Yeni Hamlesi&lt;/h3&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://www.pcgamer.com/hardware/processors/fresh-intel-nova-lake-leak-fills-out-the-details-on-the-range-of-core-ultra-400-series-cpus-we-can-expect-to-see-later-this-year/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/intelin-core-ultra-400s-islemcileri-sizdi.webp"/></item><item><title>Şok 15 Nisan 2026 Aktüel Ürünler Kataloğu</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/sok-15-nisan-2026-aktuel-urunler-katalogu/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/sok-15-nisan-2026-aktuel-urunler-katalogu/</guid><description>ŞOK 15 Nisan 2026 Aktüel Ürünler Kataloğu güncel teknoloji fırsatları ve market indirimleri.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 17:14:05 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Bu hafta raflarda teknoloji ve ev elektroniği rüzgarı esiyor. Yenilikçi ürünleriyle öne çıkan market, teknoloji meraklılarına kaçırılmayacak fırsatlar sunuyor. Özellikle akıllı ev sistemlerinin vazgeçilmezi haline gelen robot süpürgeler, ev işlerini kolaylaştıran akıllı çamaşır makineleri ve yüksek çözünürlüklü televizyonlar dikkat çekiyor. Bu ürünler, yaşam alanlarınıza konfor ve verimlilik katmaya hazırlanıyor.&lt;/p&gt;
&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;Robot Süpürge - &lt;strong&gt;12.999 TL&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Akıllı Çamaşır Makinesi - &lt;strong&gt;21.999 TL&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;55 İnç Ultra HD Smart TV - &lt;strong&gt;18.499 TL&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Kablosuz Kulaklık - &lt;strong&gt;1.799 TL&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Akıllı Bileklik - &lt;strong&gt;1.299 TL&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Blender Seti - &lt;strong&gt;999 TL&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Elektrikli Scooter - &lt;strong&gt;25.999 TL&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Akülü Vidalama Makinesi - &lt;strong&gt;1.499 TL&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;p&gt;Katalogda ayrıca şu ürünler de satışa çıkacak: Taşınabilir Şarj Aleti, Elektrikli Süpürge, Kahve Makinesi, Dijital Tartı, Akıllı Ampul ve Kablosuz Klavye.&lt;/p&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/firsat_5.webp"/></item><item><title>Bim 21 Nisan 2026 Aktüel Ürünler Kataloğu</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/bim-21-nisan-2026-aktuel-urunler-katalogu/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/bim-21-nisan-2026-aktuel-urunler-katalogu/</guid><description>BİM 21 Nisan 2026 Aktüel Ürünler Kataloğu güncel teknoloji fırsatları ve market indirimleri.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 16:55:57 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;BİM, 21 Nisan 2026 tarihli aktüel ürünler kataloğu ile teknoloji severlere yönelik dikkat çekici ürünleri raflarına taşıyor. Bu hafta özellikle mutfaklarda devrim yaratacak küçük ev aletleri ve kullanışlı elektronik ürünler ön plana çıkıyor. Kataloğun öne çıkan ürünleri arasında, her mutfağın vazgeçilmezi haline gelecek blender çeşitleri ve pratik mutfak yardımcıları yer alıyor. Ayrıca, ev güvenliği ve konforu için tasarlanmış bazı teknolojik ürünler de tüketicilerin beğenisine sunuluyor.&lt;/p&gt;
&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;Fakir Multivitamin Blender Seti: &lt;strong&gt;1.499 TL&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Arzum Stroblo Elektrikli Dikey Süpürge: &lt;strong&gt;2.999 TL&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Polosmart Akıllı Bileklik: &lt;strong&gt;799 TL&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Kumtel Elektrikli Süpürge: &lt;strong&gt;1.299 TL&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;p&gt;Katalogda ayrıca şu ürünler de satışa çıkacak: Bir adet şarjlı matkap, bir adet şarjlı tornavida ve elektrikli moped gibi hırdavat ve ulaşım araçlarına yönelik seçenekler de bulunuyor.&lt;/p&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/firsat_1.webp"/></item><item><title>A101 23 Nisan 2026 Aktüel Ürünler Kataloğu</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/a101-23-nisan-2026-aktuel-urunler-katalogu/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/a101-23-nisan-2026-aktuel-urunler-katalogu/</guid><description>A101 23 Nisan 2026 Aktüel Ürünler Kataloğu güncel teknoloji fırsatları ve market indirimleri.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 16:55:36 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Türkiye&apos;nin önde gelen perakende zincirlerinden A101, 23 Nisan 2026 tarihli aktüel ürünler kataloğuyla teknoloji severlerin yüzünü güldürmeye hazırlanıyor. Bu hafta raflarda yerini alacak ürünler arasında, yüksek çözünürlüklü ve akıllı özelliklere sahip televizyonlar, evdeki pratikliği artıran mutfak aletleri ve hareket özgürlüğü sunan elektrikli araçlar dikkat çekiyor. Özellikle büyük ekran televizyon segmentinde Philips ve Samsung gibi markaların öne çıktığı listede, yeni nesil teknolojiler uygun fiyatlarla tüketicilere ulaşıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kataloğun öne çıkan yıldızlarından biri, 65 inç UHD LED ekrana sahip, dahili Wi-Fi, Dolby Atmos ve HDR10+ gibi gelişmiş özelliklerle donatılmış &lt;strong&gt;Philips televizyon&lt;/strong&gt;. Bu üst düzey deneyimi yaşamak isteyenler için &lt;strong&gt;38.999 TL&lt;/strong&gt; fiyat etiketiyle sunuluyor. Benzer şekilde, 55 inçlik &lt;strong&gt;Philips 55PUS7000/62&lt;/strong&gt; modeli ise &lt;strong&gt;28.999 TL&lt;/strong&gt;&apos;den alıcı buluyor. Samsung cephesinde ise 50 inç QLED panel ile gelen &lt;strong&gt;QE50Q7FAAUXTK&lt;/strong&gt; modeli, &lt;strong&gt;28.999 TL&lt;/strong&gt;&apos;den teknoloji meraklılarına merhaba diyor. Bu model, QLED teknolojisi, dahili uydu alıcısı ve HDR10 desteğiyle üstün bir görüntü kalitesi vaat ediyor. Onvo imzalı 55 inç &lt;strong&gt;50VIN6000 &lt;/strong&gt;modeli ise &lt;strong&gt;45.999 TL&lt;/strong&gt; fiyatıyla dikkat çekiyor. Android 10 işletim sistemi, 32 GB ROM ve 2 GB RAM gibi özellikleriyle öne çıkan bu model, metal kasası ve sertleştirilmiş cam paneliyle dayanıklılık sunuyor.&lt;/p&gt;
&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;Kiwi KWC 7130 Cam Temizleme Robotu: &lt;strong&gt;4.599 TL&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Kiwi KSW 3072 Dikiş Makinesi: &lt;strong&gt;2.799 TL&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;15 jant bisiklet: &lt;strong&gt;2.999 TL&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;1500W Elektrikli Moped: &lt;strong&gt;23.999 TL&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;p&gt;Katalogda ayrıca, spor ekipmanları arasında yer alan Sayaçlı Atlama İpi &lt;strong&gt;99,50 TL&lt;/strong&gt;, Egzersiz Bantlı Trambolin &lt;strong&gt;1.999 TL&lt;/strong&gt; ve Spor Eldivenleri &lt;strong&gt;199 TL&lt;/strong&gt; gibi ürünler de bulunuyor. Elektrikli araçlar kategorisinde ise, pratik şehir içi ulaşım çözümü olarak 1500W gücündeki elektrikli moped &lt;strong&gt;23.999 TL&lt;/strong&gt; fiyatıyla dikkat çekiyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Katalogda ayrıca şu ürünler de satışa çıkacak: Buzluk Termos (25lt), Solar Aydınlatma Ürünleri, Range Gamer Koltuğu.&lt;/p&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/firsat_2.webp"/></item><item><title>Rockstar&apos;dan Fidye Alamayan Hacker&apos;lar GTA 6&apos;yı Sızdırabilir</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/rockstar-dan-fidye-alamayan-hacker-lar-gta-6-yi-sizdirabilir/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/rockstar-dan-fidye-alamayan-hacker-lar-gta-6-yi-sizdirabilir/</guid><description>GTA 6 hayranlarını ve oyun dünyasını sarsan bir gelişme yaşandı.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 16:01:57 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;GTA 6&lt;/strong&gt; hayranlarını ve oyun dünyasını sarsan bir gelişme yaşandı. Rockstar Games&apos;in sunucularına sızdığını iddia eden &lt;strong&gt;ShinyHunters&lt;/strong&gt; isimli hacker grubu, fidye talepleri karşılanmayınca çalınan verileri yayınlama kararı aldı. Bu durum, oyunun geliştirilme süreci ve geleceği hakkında ciddi endişelere yol açıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Rockstar Sunucuları Hedefteydi&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Geçtiğimiz hafta sonu, siber güvenlik dünyasında büyük yankı uyandıran bir iddia ortaya atıldı. ShinyHunters, Rockstar Games&apos;in Snowflake üzerinde barındırılan sunucularına eriştiğini duyurdu. Grup, ele geçirdiği verileri yayınlamamak için Rockstar&apos;dan fidye talep etti.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Rockstar Games ise Kotaku&apos;ya yaptığı ilk açıklamada durumu hafife aldı. Şirket, &quot;sınırlı miktarda, önemsiz şirket bilgisine&quot; erişildiğini belirtti. Bu sızmanın &quot;organizasyonumuz veya oyuncularımız üzerinde bir etkisi olmayacağını&quot; vurguladı.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Fidye Talebi Karşılık Bulmadı&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Ancak BBC&apos;nin haberine göre, ShinyHunters grubu fidye taleplerinin karşılanmadığını açıkladı. Bu açıklamanın ardından çalınan verileri internette yayınlama niyetinde olduklarını belirttiler. Grubun, genç yaşta ve İngilizce konuşan siber suçlulardan oluştuğu düşünülüyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;ShinyHunters, veri hırsızlığı ve fidye şantajı konusunda &quot;üretken&quot; bir grup olarak biliniyor. Siber saldırının, bir bulut maliyet izleme ve analiz hizmeti olan Anodot&apos;un güvenlik ihlali üzerinden gerçekleştiği tahmin ediliyor. Bu ihlal sayesinde Snowflake sunucularındaki verilere erişim sağlandı.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Siber Saldırının Arkası ve Sonuçları&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Kolluk kuvvetleri, fidye ödemelerinin siber suçluları cesaretlendirdiği ve verilerin yine de sızdırılma riskini azaltmadığı konusunda uyarıyor. Bu nedenle Rockstar&apos;ın fidye ödememesi, beklenen bir durumdu.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Şu an için hangi verilerin çalındığı tam olarak belli değil. Rockstar Games konuya oldukça temkinli yaklaşıyor. ShinyHunters&apos;ın verileri önce dark web sayfalarında paylaşması, ardından geniş kitlelere yayılması bekleniyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Çalınan Verilerin Kapsamı Halen Belirsiz&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Hacker grubunun verileri yayınlaması durumunda, GTA 6&apos;ya dair önemli bilgilerin açığa çıkması bekleniyor. Ancak Rockstar&apos;ın ne kadar kritik verinin çalındığına dair net bir açıklama yapmaması, belirsizliği artırıyor.&lt;/p&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://kotaku.com/gta-6-hackers-ransom-snowflake-release-data-threat-2000687096&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/rockstar-dan-fidye-alamayan-hacker-lar-gta-6-yi-sizdiriyor_orig_1776107847.webp"/></item><item><title>3D Biyoprinterlar ile Yedek Organ Üretimi Artık Hayal Değil</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/3d-biyoprinterlar-ile-yedek-organ-uretimi-artik-hayal-degil/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/3d-biyoprinterlar-ile-yedek-organ-uretimi-artik-hayal-degil/</guid><description>İnsanlık olarak hepimizin merak ettiği, belki de en büyük sorulardan biri: Ömrümüz ne kadar uzayabilir? Özellikle sonsuz yaşam teknolojileri üzerine yapılan araştırmalar, bu sorunun cevabını 150 yıla kadar çıkarabileceğimizi fısıldıyor.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 16:01:23 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;İnsanlık olarak hepimizin merak ettiği belki de en büyük sorulardan biri ömrümüzün ne kadar uzayabileceği. Özellikle &lt;strong&gt;sonsuz yaşam teknolojileri&lt;/strong&gt; üzerine yapılan araştırmalar, bu sorunun cevabını 150 yıla kadar çıkarabileceğimizi fısıldıyor. Bilim kurgu gibi duran bu hedef, artık laboratuvarlarda ve araştırma merkezlerinde ciddi birer proje olarak karşımıza çıkıyor. Peki gerçekten insan ömrünü bu kadar uzatmak mümkün mü?&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Genetik Haritamızı Yeniden Yazmak&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Yaşlanma, aslında hücrelerimizin zamanla yıpranması ve fonksiyonlarını kaybetmesi anlamına geliyor. Bilim insanları bu süreci genetik düzeyde yavaşlatmanın yollarını arıyor. &lt;strong&gt;CRISPR&lt;/strong&gt; gibi gen düzenleme teknolojileri, DNA&apos;mızdaki yaşlanmaya yol açan veya hastalıkları tetikleyen genleri değiştirmemizi sağlıyor. Bu, vücudumuzun adeta bir yazılım güncellemesi alması gibi.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Telomerler&lt;/strong&gt; de burada kilit rol oynuyor. Kromozomlarımızın uçlarında bulunan bu yapılar, her hücre bölünmesinde kısalıyor. Kısaldıkça hücre yaşlanıyor ve ölüyor. Telomerleri uzatmak veya kısalmalarını engellemek, hücre ömrünü uzatmanın en güçlü yollarından biri olarak görülüyor. Laboratuvarlarda bu yönde ciddi başarılar elde ediliyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Yedek Parça Üretimi Biyoprinterlar ve Kök Hücreler&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Vücudumuzdaki organlar zamanla işlevini kaybediyor. Kalp, böbrek ve karaciğer gibi kritik organlar yaş ilerledikçe sorun çıkarmaya başlıyor. İşte burada biyoteknoloji devreye giriyor. &lt;strong&gt;3D biyoprinterlar&lt;/strong&gt;, hastanın kendi hücrelerini kullanarak yeni organlar basabiliyor. Bu sayede organ nakli beklemek veya vücudun organı reddetmesi gibi sorunlar ortadan kalkıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kök hücre tedavileri&lt;/strong&gt; de başka bir umut kaynağı. Hasar görmüş doku ve organları onarmak için vücudun kendi kendini yenileme kapasitesi kullanılıyor. Kök hücreler farklı hücre tiplerine dönüşerek yıpranan dokuları yeniliyor. Bu teknolojiler, insan ömrünü uzatmanın ötesinde yaşam kalitesini de ciddi ölçüde artırıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Akıllı Asistanlar ve Nanobotlar Devrede&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Yapay zeka&lt;/strong&gt;, kişiselleştirilmiş tıp alanında devrim yaratıyor. YZ algoritmaları genetik verilerimizi, yaşam tarzımızı ve sağlık geçmişimizi analiz ederek bize özel tedavi planları çıkarıyor. Hastalıkları semptomlar ortaya çıkmadan çok önce tespit ediyor, böylece erken müdahale şansı doğuyor. Bu da ömrümüzü uzatan kritik bir faktör.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Nanoteknoloji&lt;/strong&gt; ise mikroskobik ölçekte çalışan robotlar, yani &lt;strong&gt;nanobotlar&lt;/strong&gt; geliştiriyor. Bu nanobotlar kan dolaşımımıza girerek hasarlı hücreleri onarıyor, kanserli hücreleri yok ediyor veya ilaçları doğrudan hedef bölgelere taşıyor. Vücudumuzun içinde sürekli bir bakım ve onarım ekibi çalışıyor gibi düşünebiliriz.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;150 Yıl Sınırını Zorlarken Bizi Neler Bekliyor&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;İnsan ömrünü 150 yıla çıkarmak yalnızca bilimsel bir başarı değil, aynı zamanda toplumsal ve etik birçok tartışmayı da beraberinde getiriyor. Bu teknolojiler geliştikçe yaşamın anlamı, kaynakların dağılımı ve sosyal yapılarımız da yeniden şekilleniyor. Uzun yaşamak güzel ancak önemli olan bu yılları sağlıklı ve anlamlı geçirebilmek.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Şu anki gelişmeler, 150 yıl hedefine ulaşmanın hayal olmaktan çıktığını gösteriyor. Laboratuvarlarda elde edilen her yeni buluş, bu hedefe bir adım daha yaklaştırıyor. Önümüzdeki birkaç on yıl içinde, bugünkü yaşlanma algımızı tamamen değiştiren devrimsel gelişmelere şahit olacağız. Bilim insanları insanoğlunun biyolojik sınırlarını zorlamaya devam ediyor.&lt;/p&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/genetik-ve-kok-hucreler-insan-omrunu-150-yila-tasiyor.webp"/></item><item><title>Microsoft VibeVoice Konuşma ve Metni Birleştiriyor</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/microsoft-vibevoice-konusma-ve-metni-birlestiriyor/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/microsoft-vibevoice-konusma-ve-metni-birlestiriyor/</guid><description>Microsoft, yapay zeka alanındaki çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 15:01:52 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Microsoft, yapay zeka alanındaki çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Şirket, yeni ses teknolojisi &lt;strong&gt;VibeVoice&lt;/strong&gt;&apos;ı tanıttı. Bu teknoloji, hem &lt;strong&gt;konuşma tanıma&lt;/strong&gt; (ASR) hem de &lt;strong&gt;metin okuma&lt;/strong&gt; (TTS) yeteneklerini bir araya getiriyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Microsoft VibeVoice Nedir Ne İşe Yarar&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;VibeVoice, geliştiricilere konuşmayı yazıya çevirme ve yazıyı sese dönüştürme gibi gelişmiş özellikler sunuyor. Sistem, özellikle gerçek zamanlı uygulamalar için tasarlandı. Ayrıca konuşmadan konuşmaya (speech-to-speech) çözümleri de destekliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kullanıcılar, VibeVoice&apos;ı Google Colab gibi platformlarda kolayca kurabiliyor. Gerekli tüm paketler ve kütüphaneler hızla yüklenebiliyor. Böylece hızlıca deneysel çalışmalara başlanıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Gelişmiş Konuşma Tanıma Özellikleri&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;VibeVoice&apos;ın konuşma tanıma modeli, sesleri metne çeviriyor. Bu model, konuşmacıları birbirinden ayırabiliyor. Yani, birden fazla kişinin konuştuğu ses kayıtlarında kimin ne dediği net şekilde belirleniyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sistem, bağlama duyarlı tanıma yeteneğine de sahip. Belirli anahtar kelimeler veya cümleler tanımlayarak tanıma doğruluğunu artırmak mümkün. Ayrıca birden fazla ses dosyası aynı anda toplu olarak işleniyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Gerçek Zamanlı Metin Okuma ve Ses Sentezi&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;VibeVoice, gerçek zamanlı metin okuma özelliğiyle dikkat çekiyor. Yazılı metinler, farklı ses tonları ve stilleriyle doğal bir şekilde okunabiliyor. Kullanıcılar, çeşitli ses profilleri arasından seçim yapabiliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Uzun metinler, örneğin podcast tarzı anlatımlar, kolayca seslendiriliyor. Oluşturulan ses dosyaları kaydedilebiliyor. Konuşma tanıma ve metin okuma yetenekleri birleştirilerek, konuşmadan konuşmaya etkileşimli sistemler de kuruluyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Kullanıcı Dostu Arayüz ve Optimizasyon&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;VibeVoice, Gradio arayüzü sayesinde daha kullanıcı dostu bir deneyim sunuyor. Bu arayüz, metin girip doğrudan ses çıktısı almayı kolaylaştırıyor. Ayrıca kendi ses dosyalarınızı yükleyip metne çevirmek de mümkün.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sistem, bellek optimizasyonu için önerilerde bulunuyor. Bu, özellikle Colab gibi kısıtlı kaynaklara sahip ortamlarda performansı artırıyor. Geliştiriciler, bu sayede daha verimli çalışmalar yapıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Açık Kaynak Gücüyle Yeni Nesil Uygulamalar&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Microsoft VibeVoice, açık kaynak kodlu yapısıyla geliştiricilere güçlü bir temel sağlıyor. Bu sayede, kişiselleştirilmiş sesli asistanlar, erişilebilirlik sistemleri ve interaktif demolar gibi birçok yeni nesil uygulama daha hızlı ve kolay geliştiriliyor.&lt;/p&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://www.marktechpost.com/2026/04/12/a-hands-on-coding-tutorial-for-microsoft-vibevoice-covering-speaker-aware-asr-real-time-tts-and-speech-to-speech-pipelines/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/microsoft-vibevoice-ses-teknolojisini-sunuyor.webp"/></item><item><title>Rockstar Games&apos;e İkinci Siber Saldırı, Şirket Etki Olmadığını Belirtti</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/rockstar-games-e-i-kinci-siber-saldiri-sirket-etki-olmadigini-belirtti/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/rockstar-games-e-i-kinci-siber-saldiri-sirket-etki-olmadigini-belirtti/</guid><description>Rockstar Games, popüler oyun serisi Grand Theft Auto&apos;nun yapımcısı, son üç yıl içinde ikinci kez hacker saldırısına uğradı.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:01:48 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Rockstar Games&lt;/strong&gt;, popüler oyun serisi Grand Theft Auto&apos;nun yapımcısı, son üç yıl içinde ikinci kez hacker saldırısına uğradı. Şirket, saldırının etkisini küçümsese de, &lt;strong&gt;ShinyHunters&lt;/strong&gt; adlı hacker grubu sorumluluğu üstlendi.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Rockstar Games Yeni Bir Siber Saldırıya Uğradı&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Siber güvenlik haber siteleri, hacker grubunun Rockstar sunucularına üçüncü taraf bir bulut sağlayıcı üzerinden eriştiğini bildirdi. ShinyHunters, çaldıkları materyali fidye ödenmediği takdirde yayınlama tehdidinde bulunuyor. Ancak Rockstar, olayın &quot;kuruluşumuz veya oyuncularımız üzerinde bir etkisi olmadığını&quot; açıkladı.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;ShinyHunters Kimdir ve Ne İstiyor&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;ShinyHunters, gençlerden oluştuğu düşünülen, veri hırsızlığı ve şantaj konusunda uzmanlaşmış, İngilizce konuşan bir siber suçlular grubu. Daha önce Ticketmaster&apos;ı hedef aldıkları iddia edilmişti. Grup, son iki yılda büyük şirketlerin bulut depolama sistemlerine defalarca sızdığını belirtiyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;ShinyHunters, taleplerinin karşılanmaması üzerine çalınan verileri internette yayınlayacağını duyurdu. Kolluk kuvvetleri, siber suçlulara fidye ödenmemesi gerektiğini tavsiye ediyor. Çünkü bu durum, sektörü besliyor ve verilerin silineceğine dair bir garanti vermiyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Rockstar&apos;ın İkinci Büyük Saldırısı: GTA 6 Gelişimi Etkilenecek Mi&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Bu olay, oyun geliştiricisinin ikinci kez hacklenişi. 2023&apos;te 18 yaşındaki Arion Kurtaj, şirketi hacklemiş ve eksik &lt;strong&gt;GTA 6&lt;/strong&gt; oyununun veri, kaynak kod ve video kliplerini çalmıştı. Bu saldırı yüzünden 90 video klibi online forumlarda yayınlandı, şirket bu yüzden oyunun fragmanını erken yayınlamak zorunda kaldı.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Rockstar&apos;a Göre Çalınan Veri &quot;Önemsiz&quot;: Gerçekten Öyle Mi&lt;/h3&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://www.bbc.com/news/articles/cx2dg5g1le7o?at_medium=RSS&amp;amp;at_campaign=rss&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/rockstar-games-e-ikinci-siber-saldiri-sirket-etki-olmadigini-belirtti_1776108063.webp"/></item><item><title>Maliyet ve Altyapı Eksikliği Uçan Araba Hayalini Erteliyor</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/maliyet-ve-altyapi-eksikligi-ucan-araba-hayalini-erteliyor/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/maliyet-ve-altyapi-eksikligi-ucan-araba-hayalini-erteliyor/</guid><description>Herkesin hayallerini süsleyen uçan arabalar, bilim kurgu filmlerinin vazgeçilmez bir parçası.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:01:32 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Herkesin hayallerini süsleyen &lt;strong&gt;uçan arabalar&lt;/strong&gt;, bilim kurgu filmlerinin vazgeçilmez bir parçası. Gelecek senaryolarında hep gökyüzünde süzülen araçlar görürüz. Ancak 2024&apos;e geldik, hala yollardayız. Peki neden bu fütüristik ulaşım çözümü bir türlü gerçek olamıyor? İşte arkasındaki devasa zorluklar.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Enerji ve Batarya Çıkmazı&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Uçan bir araba, yerdeki bir araçtan çok daha fazla enerjiye ihtiyaç duyar. Kalkış ve havada kalma anında harcanan güç, mevcut batarya teknolojisi için ciddi bir problem. Günümüz bataryaları, bir aracı uzun süre havada tutacak kadar hafif ve güçlü değil.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Elektrikli otomobillerin menzil kaygısı, uçan araçlarda katlanarak büyüyor. Prototip uçan taksiler genellikle kısa mesafeler için tasarlanıyor. Yani İstanbul trafiğini rahatlatacak, uzun menzilli bir çözümden henüz çok uzaktayız.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Hava Trafiği Yönetimi ve Güvenlik&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Karadaki trafik kuralları bile karmaşık. Binlerce aracın aynı anda havada, farklı hızlarda ve irtifalarda seyrettiğini düşünün. Mevcut hava trafik kontrol sistemleri, böyle bir yoğunluğu yönetmek için yeterli değil. Yeni nesil otonom sistemler gerekiyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Herhangi bir arıza durumunda ne olur? Yere çakılan bir araç, sadece içindekiler için değil, aşağıdakiler için de büyük risk demek. Havacılıkta güvenlik standartları çok yüksek. Uçan arabalar için bu standartları yakalamak, devasa mühendislik ve yazılım çabası gerektiriyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Maliyet ve Altyapı Engeli&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Bugün bir elektrikli otomobil bile lüks sayılıyor. Uçan bir aracın üretim maliyeti, çok daha yüksek olur. Bu da onu sadece çok zenginlerin ulaşabileceği bir oyuncak haline getiriyor. Seri üretime geçmek ve fiyatları düşürmek, ayrı bir mühendislik ve ekonomik meydan okuma.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ayrıca, her yere inip kalkamazsınız. Özel iniş platformları, şarj istasyonları ve bakım hangarları gerekiyor. Şehirlerin bu devasa altyapıyı kurması hem çok pahalı hem de uzun zaman alıyor. Mevcut şehir planlamaları, bu tür bir değişime hazır değil.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Toplumsal Kabul ve Beklentiler&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Gökyüzünde vızıldayan yüzlerce araç, ciddi bir gürültü kirliliği yaratır. İnsanlar evlerinin üzerinden sürekli uçan araçların geçmesini ister mi? Mahremiyet endişeleri de cabası. Uçan araçların görüntüsü bile şehir silüetini değiştirecek.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yeni bir teknolojinin yaygınlaşması için sadece teknik yeterlilik yetmiyor. Toplumun bu değişime hazır olması ve kabul etmesi gerekiyor. Uçan arabalar, kamusal alanın kullanımı ve yaşam kalitesi üzerinde ciddi tartışmaları beraberinde getiriyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Uçan Araçlar Neden Hala Uçmuyor?&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Uçan araba hayalleri devam etse de, gerçekçi olmak lazım. Günümüzdeki eVTOL (elektrikli dikey kalkış ve iniş) araçları, kargo taşımacılığı veya acil durum hizmetleri gibi niş alanlarda test ediliyor. Bu araçlar, gelecekte kısıtlı bölgelerde, belirli rotalarda hizmet verebilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ancak &quot;Jetgiller&apos;deki&quot; gibi her evin bir uçan arabası olması fikri, teknoloji, altyapı ve toplumsal kabullerde devrimsel gelişmeler olmadan sadece hayal kalır. Şimdilik trafik sıkışıklığına katlanmaya devam ediyoruz. Gerçekçi çözümler, otonom sürüş ve toplu taşıma iyileştirmelerinde yatıyor.&lt;/p&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/ucan-arabalarin-ucusunu-kisitlayan-batarya-ve-guvenlik-sinir.webp"/></item><item><title>MiniMax MMX-CLI AI Ajan Entegrasyonunu Basitleştirdi</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/minimax-mmx-cli-ai-ajan-entegrasyonunu-basitlestirdi/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/minimax-mmx-cli-ai-ajan-entegrasyonunu-basitlestirdi/</guid><description>MiniMax, yapay zeka dünyasında adını duyuran bir şirket.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:01:55 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;MiniMax, yapay zeka dünyasında adını duyuran bir şirket. Şimdi de &lt;strong&gt;MMX-CLI&lt;/strong&gt; adını verdiği yeni bir komut satırı arayüzü yayınladı. Bu araç, geliştiricilere ve özellikle &lt;strong&gt;AI ajanları&lt;/strong&gt;na MiniMax&apos;ın üretken yapay zeka yeteneklerine doğrudan erişim sağlıyor. Tek bir arayüzle metin, görsel, video, konuşma, müzik, görüntü anlama ve arama gibi birçok fonksiyona kolayca ulaşılabiliyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;AI Ajanları İçin Yeni Bir Çağ&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Bugüne kadar çoğu büyük dil modeli (LLM) tabanlı ajan, metin okuma ve yazmada başarılıydı. Ancak görsel veya işitsel içerik üretmek için ayrı entegrasyonlar gerekiyordu. Bu da geliştiriciler için ekstra kod yazma, API yapılandırma ve sunucu tarafı araçlarla uğraşma anlamına geliyordu.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;MMX-CLI bu karmaşık entegrasyonları ortadan kaldırıyor. Artık ajanlar, bu yetenekleri tıpkı bir geliştirici gibi doğrudan komut satırı üzerinden kullanabiliyor. Böylece, harici entegrasyon katmanlarına gerek kalmıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Yedi Temel Üretken Yetenek Bir Arada&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;MMX-CLI, MiniMax&apos;ın tam yedi üretken komut grubunu tek bir yerde topluyor. Metin, görsel, video, konuşma, müzik, görüntü anlama ve arama gibi yetenekler tek bir yerden kontrol ediliyor. Örneğin, görsel oluşturma komutuyla metinlerden görseller üretilebiliyor; karakter tutarlılığı için referans parametreleri bile var.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Video komutu ise belirli bir görseli açılış karesi olarak kullanarak video oluşturabiliyor. Konuşma sentezi için 30&apos;dan fazla ses seçeneği sunuluyor; hız ve ses ayarları da mevcut. Müzik oluşturma ise metin tabanlı komutlarla detaylı kompozisyon kontrolü sağlıyor. Görüntü anlama yeteneği, görseller hakkında sorular sormayı mümkün kılıyor. Son olarak, entegre arama özelliği MiniMax&apos;ın kendi altyapısını kullanarak web aramaları yapabiliyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Geliştiricilere Büyük Kolaylık&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;MMX-CLI, TypeScript ile yazıldı ve Node.js 18+ ortamlarıyla uyumlu. Bu da geliştiricilerin mevcut altyapılarına kolayca entegre etmelerini sağlıyor. Komut satırı bayrakları, ortam değişkenleri ve varsayılan ayarlar gibi yapılandırma seçenekleriyle esnek bir kullanım sunuyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu yeni arayüz, AI ajanlarının metin dışında görsel ve işitsel yeteneklere doğrudan erişmesini sağlıyor. Böylece, karmaşık entegrasyon katmanlarına gerek kalmadan çok modlu AI uygulamaları çok daha hızlı geliştiriliyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Mobil Cihazlarda Gerçek Zamanlı Yapay Zeka Uygulamalarının Önünü Açıyor&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;MMX-CLI, AI ajanlarının yedi farklı üretken yeteneğe doğrudan erişimini basitleştiriyor. Bu sayede, geliştiriciler için entegrasyon bariyeri ciddi ölçüde düşüyor. Mobil ve kenar cihazlarda gerçek zamanlı çok modlu yapay zeka çıkarımının önündeki teknik engelleri bu sayede büyük ölçüde ortadan kalkıyor.&lt;/p&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://www.marktechpost.com/2026/04/12/minimax-releases-mmx-cli-a-command-line-interface-that-gives-ai-agents-native-access-to-image-video-speech-music-vision-and-search/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/minimax-mmx-cli-ai-ajanlarina-dogrudan-erisim.webp"/></item><item><title>Şirketler Yapay Zekayı Kontrollü Benimsi̇yor</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/sirketler-yapay-zekayi-kontrollu-benimsiyor/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/sirketler-yapay-zekayi-kontrollu-benimsiyor/</guid><description>Şirketler, yapay zeka benimsemesini hızlandırırken, otonom sistemler konusunda daha kontrollü bir yaklaşım sergiliyor.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 12:01:48 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;
Şirketler, &lt;strong&gt;yapay zeka&lt;/strong&gt; benimsemesini hızlandırırken, &lt;strong&gt;otonom sistemler&lt;/strong&gt; konusunda daha kontrollü bir yaklaşım sergiliyor. Tamamen kendi başına hareket eden sistemler yerine, insan kararını destekleyen ve çıktıları kontrol altında tutan araçlara odaklanılıyor. Özellikle finans gibi hata riskinin yüksek olduğu sektörlerde bu yaklaşım öne çıkıyor.
&lt;/p&gt;

&lt;h3&gt;Şirketler Yapay Zekayı Kontrollü Benimsi̇yor&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;
Mevcut yapay zeka araçları, iş dünyasında otonom ajanlara doğru bir adım olarak görülse de çoğu şirket henüz bu noktada değil. McKinsey &amp; Company araştırmasına göre, kurumların çoğu işlerinin en az bir bölümünde yapay zekayı kullanıyor.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;
Yapay zeka, belgeleri özetleme veya sorguları yanıtlama gibi görevlerde insanlara yardımcı oluyor. Bağımsız hareket etmiyor, daha çok bir asistan görevi görüyor. S&amp;P Global Market Intelligence&apos;ın Capital IQ Pro platformu bunun iyi bir örneği.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;
Platformdaki yapay zeka araçları, analistlerin şirket dosyalarını ve piyasa verilerini incelemesine yardımcı oluyor. Sistem, doğrulanmış kaynak verilere bağlı kalarak çalışıyor. Bu sayede hatalı veya desteksiz çıktı riski azalıyor.
&lt;/p&gt;

&lt;h3&gt;Yüksek Riskli Sektörlerde Yapay Zeka&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;
Finans gibi yüksek riskli sektörlerde küçük hatalar bile büyük sonuçlar doğurabiliyor. Bu durum, yapay zekanın nasıl geliştirildiğini ve kullanıldığını doğrudan etkiliyor. Capital IQ Pro gibi araçlar, analistlerin yerini almak yerine onları desteklemek için tasarlanıyor.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;
Sistem, içgörüleri ortaya çıkarabilir veya eğilimleri vurgulayabilir. Ancak nihai kararlar her zaman insan kullanıcıların sorumluluğunda kalıyor. Yapay zeka benimsenmesi ile elde edilen değer arasındaki boşluk giderek daha netleşiyor.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;
McKinsey &amp; Company&apos;nin bulgularına göre, birçok kuruluş yapay zeka dağıtımı ile ölçülebilir iş sonuçları arasında bir fark olduğunu belirtiyor. Yatırımları, uyumluluğu veya raporlamayı etkileyen kararlar söz konusu olduğunda, bu kararların nasıl alındığının açıklanabilmesi kritik önem taşıyor.
&lt;/p&gt;

&lt;h3&gt;Gelecekteki Otonom Sistemler ve Kontrol&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;
Bugünkü kontrollü yapay zeka araçları ile gelecekteki otonom sistemler arasındaki fark hala büyük. Daha otonom ve ajan tabanlı sistemlere olan ilgi de artıyor. Ancak çoğu kuruluş henüz bu sistemlerin erken dağıtım aşamalarında.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;
Çıktılarını açıklayabilen, kaynaklarını gösterebilen ve belirli sınırlar içinde çalışabilen sistemlere daha fazla güveniliyor. Otonom ajanlar bir gün finansal analiz veya tedarik zinciri planlaması gibi görevleri minimum insan müdahalesiyle halledebilecek.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;
Ancak net kontrol mekanizmaları olmadan kullanımları sınırlı kalacak. &lt;strong&gt;Yapay zeka yönetişimi&lt;/strong&gt; ve düzenlemeye tabi sektörlerde yapay zeka kullanımı, AI &amp; Big Data Expo North America 2026&apos;da ele alınacak başlıca konular arasında.
&lt;/p&gt;

&lt;h3&gt;Önemli Olan Güven ve Kontrol&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;
Otonom yapay zekaya doğru itici güç muhtemelen yavaşlamayacak. Büyük dil modellerindeki ve ajan tabanlı sistemlerdeki gelişmeler, yapay zekanın yapabileceklerini sürekli genişletiyor. Kurumsal kullanıcılar ise bu sistemleri nasıl kontrol altında tutacaklarını sorguluyor.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;
S&amp;P Global Market Intelligence&apos;ın yaklaşımı bu endişeyi yansıtıyor. Yapay zekayı doğrulanmış verilere dayandırarak ve insanı karar verme sürecinin merkezine koyarak, otonomi yerine güvene öncelik veriyor.
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;
Sistemler daha yetenekli hale geldikçe, onları yönetme ve kontrol etme yeteneği de gerçekleştirdikleri görevler kadar önemli hale geliyor.
&lt;/p&gt;&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://www.artificialintelligence-news.com/news/companies-expand-ai-adoption-while-keeping-control/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/sirketler-yapay-zekayi-kontrollu-benimsiyor.webp"/></item><item><title>Batarya Ömrünün Asıl Düşmanı Isı</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/batarya-omrunun-asil-dusmani-isi/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/batarya-omrunun-asil-dusmani-isi/</guid><description>Telefonlarımızın pilleri, akıllı cihazların en hassas parçası.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 12:01:26 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Telefonlarımızın pilleri, akıllı cihazların en hassas parçası. Özellikle &lt;strong&gt;hızlı şarj&lt;/strong&gt; teknolojileri yaygınlaştıkça, &quot;Acaba bataryayı öldürüyor mu?&quot; sorusu sıkça akıllara takılıyor. Bu korku ne kadar gerçekçi? Teknik detaylara bakıp bu efsaneyi çürütelim.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Hızlı Şarj Nasıl Çalışır ve Bataryayı Nasıl Korur?&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Hızlı şarjın temel mantığı, batarya boşken daha yüksek akım veya voltajla hızlıca dolum sağlamak. Batarya kapasitesinin ilk %50-70&apos;i bu yüksek güçle çok çabuk dolar. Bu aşamada lityum-iyon bataryalar, yüksek akımı nispeten daha iyi tolere eder.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ancak batarya dolmaya yaklaştıkça, telefonun içindeki Batarya Yönetim Sistemi (BMS) devreye girer. Şarj gücü kademeli olarak düşürülür. Bu sayede batarya aşırı yüklenmez, hücrelere zarar gelmez ve ömrü korunur. Modern cihazlar, bu süreci milisaniyeler içinde yönetiyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Batarya Ömrünün Asıl Düşmanı: Isı&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Batarya ömrünü en çok etkileyen faktör hızlı şarjın kendisi değil, oluşan ısıdır. Yüksek sıcaklıklar, lityum-iyon bataryaların iç kimyasını bozar, iç direnci artırır ve kapasite kaybını hızlandırır. Bu yüzden üreticiler, hızlı şarj sistemlerini tasarlarken ısı yönetimini en öncelikli konu yapıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Güncel telefonlar, bu ısıyı kontrol altında tutmak için çok sayıda teknoloji kullanıyor. Çok hücreli batarya tasarımları, özel soğutma plakaları, termal macunlar ve akıllı algoritmalar sayesinde batarya sıcaklığı kritik seviyelerin üzerine çıkmıyor. Örneğin, 120W gibi çok yüksek hızlı şarj adaptörleri bile batarya sıcaklığını belirli bir eşikte tutmak için sürekli optimizasyon yapıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Hızlı Şarjdan Çok Daha Fazla Zarar Veren Alışkanlıklar&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Batarya ömrünü kısaltan asıl etkenler genellikle kullanıcı alışkanlıklarından kaynaklanır. Telefonu sürekli %0&apos;a kadar kullanıp sonra tam şarj etmek, bataryayı %100&apos;de uzun süre şarjda bırakmak ve aşırı sıcak ortamlarda kullanmak, hızlı şarjın kendisinden çok daha fazla zarar verir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ayrıca, telefonla oyun oynarken veya yoğun işlemler yaparken aynı anda şarj etmek de batarya için risklidir. Bu durum, cihazın hem işlemci hem de batarya kaynaklı ısınmasına yol açar ve batarya üzerinde ciddi bir stres yaratır. Orijinal olmayan, kalitesiz şarj aletleri kullanmak da bir başka tehlike.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Korkulan Kadar Değil: Modern Hızlı Şarjın Gerçekleri&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Modern hızlı şarj teknolojileri, batarya ömrünü koruyacak şekilde geliştiriliyor. Üreticiler, yıllarca süren Ar-Ge çalışmalarıyla hem şarj hızını artırıyor hem de batarya sağlığını güvence altına alıyor. Yani, telefonunuzu orijinal hızlı şarj adaptörüyle şarj etmek, bataryanıza zarar vermez.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Önemli olan, telefonunuzu aşırı sıcaklıklardan korumak ve şarj döngüsünü doğru yönetmek. Hızlı şarjın sunduğu kolaylık, doğru kullanımla batarya sağlığından ödün vermek anlamına gelmiyor. Endişeler yersiz. Teknolojinin keyfini çıkarın.&lt;/p&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/hizli-sarj-bataryalari-oldurmuyor-asil-dusman-isi.webp"/></item><item><title>Yapay Zeka Artık İşletim Sisteminin Kendisi Oluyor</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/yapay-zeka-artik-i-sletim-sisteminin-kendisi-oluyor/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/yapay-zeka-artik-i-sletim-sisteminin-kendisi-oluyor/</guid><description>Meta AI ve King Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (KAUST) araştırmacıları, bilgisayar dünyasında yeni bir sayfa açıyor.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:02:04 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Meta AI ve King Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (KAUST) araştırmacıları, bilgisayar dünyasında yeni bir sayfa açıyor. &lt;strong&gt;Yapay Zeka Bilgisayar&lt;/strong&gt; (Neural Computer - NC) adını verdikleri bu yeni sistem, yapay zeka ağının kendi başına bir bilgisayar gibi çalışmasını hedefliyor. Geleneksel yaklaşımların aksine, yapay zeka artık sadece bir yazılım katmanı değil, donanım ve yazılımın birleştiği temel bir sistem haline geliyor. Bu gelişme, gelecekteki &lt;strong&gt;yeni nesil işletim sistemi&lt;/strong&gt; anlayışını tamamen değiştirebilir.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Yapay Zeka Bilgisayar Nedir&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Mevcut bilgisayarlar belirli programları çalıştırır. Yapay zeka ajanları ise işletim sistemi ve API&apos;ler gibi mevcut yazılımları kullanarak görevleri tamamlar. Dünya modelleri ise bir ortamın zamanla nasıl değiştiğini tahmin etmeye odaklanır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ancak Neural Computers, bu tanımların hiçbirine tam olarak uymuyor. Araştırmacılar, bu sistemin yapay zekanın bilgisayarın kendisi olma potansiyelini araştırdığını belirtiyor. Yani işlem gücü, bellek ve giriş/çıkış birimleri tek bir öğrenen modelde bir araya geliyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Mevcut Sistemlerden Farkı&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Neural Computers, geleneksel bilgisayar mimarisinden kökten farklı bir yaklaşım sunuyor. Normalde işletim sisteminin yürüttüğü işler, yani çalıştırılabilir bağlam, çalışan bellek ve arayüz durumu, artık modelin içinde yer alıyor. Bu durum, harici bellek kullanan Neural Turing Machine gibi eski yapay zeka modellerinden de ayrılıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Uzun vadeli hedef, &quot;Tamamen Yapay Zeka Bilgisayarı&quot; (Completely Neural Computer - CNC) olarak adlandırılan bir sistem geliştirmek. Bu sistemin Turing tamlığına sahip olması, evrensel olarak programlanabilir olması ve davranışsal tutarlılık sergilemesi bekleniyor. Ayrıca makineye özgü mimari ve programlama dili semantiğine sahip olacak.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;İlk Prototipler CLIGen ve GUIWorld&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Araştırma ekibi, bu yeni konsepti test etmek için iki farklı prototip geliştirdi: NC CLIGen ve NC GUIWorld. Her iki model de video üretimi için geliştirilen Wan2.1 modelinin üzerine inşa edildi. Ancak bu prototipler, Neural Computer&apos;a özel koşullandırma ve eylem modülleriyle güçlendirildi.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;NC CLIGen, komut satırı arayüzü (CLI) etkileşimlerini modelleyerek metin ve görüntüden video oluşturuyor. NC GUIWorld ise tam masaüstü etkileşimini ele alıyor. Bu prototipler, yapay zekanın hem metin tabanlı hem de grafik tabanlı arayüzleri nasıl yönetebileceğini gösteriyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;CLIGen ile Komut Satırı Başarısı&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;CLIGen prototipi, yaklaşık 1100 saatlik komut satırı etkileşim videolarıyla eğitildi. Eğitim için binlerce H100 GPU saati harcandı. Model, terminal ekranlarını yüksek doğrulukla yeniden yapılandırıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Karakter seviyesi doğruluk %54&apos;e ulaştı. İlginç bir şekilde, modelin matematik problemlerini çözme başarısı başlangıçta %4 iken, doğru cevabın prompt&apos;a eklenmesiyle %83&apos;e fırladı. Bu, modelin doğrudan matematiksel işlem yapmaktan ziyade, verilen bilgiyi sadık bir şekilde işleyebildiğini gösteriyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;GUIWorld ile Masaüstü Deneyimi&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;GUIWorld ise 1510 saatlik masaüstü etkileşimi verileriyle eğitildi. Bu model, 1024x768 çözünürlükte, saniyede 15 kare hızında RGB görüntüleri ve girdi olaylarını senkronize bir şekilde işliyor. Eğitim süreci yaklaşık 23.000 GPU saati sürdü.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Araştırmacılar, eylem enjeksiyon şemalarını test etti. Aksiyon çapraz dikkatini doğrudan her transformatör bloğuna yerleştiren &quot;dahili koşullandırma&quot; yöntemi, en iyi yapısal tutarlılığı sağladı. Özellikle imleci açıkça görsel bir nesne olarak ele almak, imleç doğruluğunu %98,7&apos;ye çıkararak sistem için kritik bir detay olduğunu kanıtladı.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Yapay Zeka, İşletim Sistemini Kendi İçine Katıyor&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Bu çalışma, yapay zekanın sadece bir uygulama katmanı olmaktan çıkıp, bir bilgisayarın çekirdek işlevlerini kendi içinde barındırabileceğini gösteriyor. Modelin içindeki çalışma bağlamı, bellek ve arayüz durumu, mevcut işletim sistemlerinin görevlerini üstleniyor. Bu, özellikle mobil cihazlarda ve gömülü sistemlerde performansı artırarak, donanım-yazılım ayrımını bulanıklaştırıyor.&lt;/p&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://www.marktechpost.com/2026/04/12/meta-ai-and-kaust-researchers-propose-neural-computers-that-fold-computation-memory-and-i-o-into-one-learned-model/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/meta-ai-ve-kausttan-yapay-zeka-bilgisayar-onerisi.webp"/></item><item><title>Eski Telefonunuzu Ücretsiz Güvenlik Kamerasına Dönüştürün</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/eski-telefonunuzu-ucretsiz-guvenlik-kamerasina-donusturun/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/eski-telefonunuzu-ucretsiz-guvenlik-kamerasina-donusturun/</guid><description>Çekmecelerde tozlanan, kenara atılmış eski akıllı telefonlar var, değil mi? Çoğumuzda bir tane bulunur.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 10:01:29 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Çekmecelerde tozlanan, kenara atılmış eski akıllı telefonlar var, değil mi? Çoğumuzda bir tane bulunur. Bu cihazları atmak yerine, evinizin veya ofisinizin güvenliği için harika bir çözüme dönüştürebilirsiniz. Evet, doğru duydunuz: &lt;strong&gt;eski akıllı telefonunuzu güvenlik kamerasına dönüştürmek&lt;/strong&gt; artık çok kolay ve çoğu zaman ücretsiz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yeni bir IP kamera almak yerine, zaten sahip olduğunuz bir cihazı kullanmak hem cebinize iyi geliyor hem de elektronik atık oluşumunu azaltıyor. Bu rehberde, eski telefonunuzu nasıl akıllı bir gözetim sistemine çevireceğinizi adım adım anlatıyoruz. Fazla detaya girmeden, direkt olarak işinize yarayacak bilgileri veriyoruz.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Doğru Uygulamayı Seçin&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Piyasada bu işi yapan birçok uygulama var. Android ve iOS için farklı seçenekler mevcut. En popüler ve işlevsel olanlardan bazıları &quot;Alfred Camera&quot; ve &quot;IP Webcam&quot; (Android için). Bu uygulamalar, telefonunuzun kamerasını ve mikrofonunu kullanarak gerçek zamanlı görüntü ve ses aktarımı sağlıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Uygulamanın temel özelliklerine dikkat edin. Canlı yayın, hareket algılama, iki yönlü ses ve bulut depolama gibi özellikler, bir güvenlik kamerasından bekleyeceğiniz şeyler. Ücretsiz versiyonları genelde yeterli oluyor, ancak daha gelişmiş özellikler için abonelik seçenekleri de mevcut.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Eski Telefonunuzu Hazırlayın&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Kamera olarak kullanacağınız telefonu öncelikle fabrika ayarlarına döndürün. Bu, hem performansı artırıyor hem de kişisel verilerinizin güvenliğini sağlıyor. Gereksiz uygulamaları ve dosyaları silmek, cihazın daha stabil çalışmasına yardımcı oluyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Telefonun sürekli açık kalması gerektiği için bir güç kaynağına bağlı tutmanız şart. Uzun bir şarj kablosu işinizi görecektir. Ayrıca, kesintisiz internet bağlantısı için Wi-Fi ağınıza bağlı olduğundan emin olun. Görüntü aktarımı için stabil bir bağlantı çok önemli.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Kamerayı Kurun ve Konumlandırın&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Telefonunuzu yerleştireceğiniz nokta kritik. Gözetlemek istediğiniz alanı en iyi görecek bir yere konumlandırın. Pencere kenarı, raf veya duvara monte edilecek bir stand ideal olabilir. Telefonu sabit tutmak için küçük bir tripod veya özel bir tutucu kullanabilirsiniz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Işıklandırma da önemli. Kameranın görüş alanında doğrudan ışık kaynağı olmamasına dikkat edin, bu parlamaya neden oluyor. Gece görüşü için bazı uygulamalar ekran flaşını kullanabiliyor, ancak harici bir ışık kaynağı daha iyi sonuç veriyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;İzlemeye Başlayın ve Ayarları Yapın&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Uygulamayı hem eski telefonunuzda (kamera olarak) hem de günlük kullandığınız telefonunuzda (izleyici olarak) kurun. Genellikle aynı hesapla giriş yaparak iki cihazı kolayca eşleştiriyorsunuz. Artık eski telefonunuzdan gelen canlı görüntüyü yeni telefonunuzdan izleyebilirsiniz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Hareket algılama ayarlarını mutlaka aktif edin. Bu özellik sayesinde, kamera bir hareket algıladığında size bildirim gönderiyor veya otomatik kayıt başlatıyor. Hassasiyet ayarlarını ortamınıza göre optimize edin, böylece gereksiz alarmların önüne geçiyorsunuz.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Güvenlik ve Uzun Ömür İçin İpuçları&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Kamera olarak kullandığınız telefonun internet bağlantısı güvenli olsun. Güçlü bir Wi-Fi şifresi kullanın ve mümkünse ağınızı misafirlerden ayırın. Ayrıca, telefonun aşırı ısınmamasına dikkat edin; sürekli şarjda ve çalışır durumda olması, cihazın ömrünü kısaltabilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Veri kullanımı da önemli bir nokta. Canlı yayın sürekli internet kullanıyor, bu yüzden sınırsız veya yüksek GB&apos;lı bir internet paketiniz olması iyi olur. Kayıtları buluta yedeklemek, telefonun depolama alanını doldurmasını engelliyor ve verilere her yerden erişmenizi sağlıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Unutmayın, bu yöntem profesyonel güvenlik sistemlerinin yerini tutmuyor. Ancak temel ev gözetimi veya evcil hayvanınızı izlemek gibi ihtiyaçlar için oldukça pratik ve maliyetsiz bir çözüm sunuyor.&lt;/p&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/eski-telefonunuzu-ucretsiz-guvenlik-kamerasina-donusturun.webp"/></item><item><title>DuckDB-Python Analitik Süreçleri Kolaylaştırıyor</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/duckdb-python-analitik-surecleri-kolaylastiriyor/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/duckdb-python-analitik-surecleri-kolaylastiriyor/</guid><description>Veri analizi dünyasında yeni bir soluk getiren DuckDB Python, analitik süreçleri hızlandıran ve basitleştiren güçlü bir araç olarak öne çıkıyor.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:39:58 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Veri analizi dünyasında yeni bir soluk getiren &lt;strong&gt;DuckDB Python&lt;/strong&gt;, analitik süreçleri hızlandıran ve basitleştiren güçlü bir araç olarak öne çıkıyor. Bu rehber, SQL ve Python&apos;ın gücünü birleştirerek veri analistleri için kapsamlı bir &lt;strong&gt;veri analizi&lt;/strong&gt; boru hattı oluşturmayı hedefliyor. Geliştiriciler, DuckDB&apos;nin DataFrame&apos;ler, Parquet dosyaları ve özel fonksiyonlarla sorunsuz entegrasyonunu vurguluyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Kurulum ve Veri Entegrasyonu&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;DuckDB-Python ortamını kurmak, gerekli kütüphaneleri yüklemek ve modülleri içe aktarmakla başlıyor. Bellek içi ve kalıcı veri tabanı kullanımı, temel konfigürasyonlarla birlikte detaylı inceleniyor. Pandas, Polars ve PyArrow gibi popüler Python veri yapılarıyla doğrudan entegrasyon, veri iş akışlarını ciddi ölçüde kolaylaştırıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Gelişmiş SQL ve Veri Dönüşümleri&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Temel sorguların ötesine geçerek DuckDB&apos;nin ilişkisel API&apos;si ve gelişmiş SQL özellikleriyle analitik desenler oluşturuluyor. Pencere fonksiyonları, pivot tablolar ve karmaşık iç içe geçmiş veri tipleri kullanılıyor. Python UDF&apos;leri ve dosya G/Ç yetenekleri, DuckDB&apos;nin hem yapılandırılmış analizi hem de pratik veri mühendisliği görevlerini tek bir yerde ele aldığını gösteriyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Depolama ve Optimizasyon Teknikleri&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Gerçek dünya iş akışlarında faydalı olan depolama ve yürütme desenleri üzerinde duruluyor. Hive tarzı bölümlenmiş Parquet çıktıları ve seçici okumalar bu kapsamda yer alıyor. Parametreli sorgular, çalışma zamanı değişkenleri ve işlem kontrolü, sorguları daha güvenli ve dinamik hale getiriyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Yeniden Kullanılabilir Mantık ve İleri Seviye Sorgular&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Tekrarları azaltmak ve SQL&apos;i daha modüler hale getirmek için skaler ve tablo makroları oluşturuluyor. Özyinelemeli CTE&apos;ler kullanılarak çalışan hiyerarşileri gibi yapılandırılmış özyinelemeli mantık temiz bir şekilde ele alınıyor. Tam metin arama ve AsOf birleştirmeleri, DuckDB&apos;nin standart analitiklerin ötesinde yeteneklerini sergiliyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Performans Analizi ve Çoklu İş Parçacığı&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;DuckDB&apos;nin sorguları nasıl yürüttüğü EXPLAIN planları ve JSON profil çıkarma çıktıları ile inceleniyor. Çoklu iş parçacıklı yürütme, ayrı DuckDB bağlantıları oluşturularak ve sonuçlar güvenli bir şekilde toplanarak gösteriliyor. DuckDB&apos;nin Pandas&apos;a karşı büyük bir gruplu toplama işleminde kıyaslanması, performansını ortaya koyuyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;DuckDB Python&apos;ın Çözüm Gücü&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;DuckDB-Python, modern veri iş akışlarına kusursuz bir şekilde entegre olan esnek bir analitik sistem sunuyor. DataFrame&apos;ler, Arrow tabloları, yerel ve uzaktan dosyalar, özel fonksiyonlar ve gelişmiş &lt;strong&gt;SQL veri işleme&lt;/strong&gt; yapılarıyla sorunsuz çalışıyor. Tek bir ortamda, bellek içi sorgulardan kalıcı veri tabanlarına, parametreli yürütmeden bölümlenmiş Parquet&apos;e kadar geniş bir yetenek yelpazesi sunuyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Mobil Cihazlarda Gerçek Zamanlı Analiz İçin DuckDB&apos;nin Önemi&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;DuckDB&apos;nin 160 kat daha küçük modelle aynı doğruluğa ulaşması, mobil cihazlarda gerçek zamanlı veri analizinin önündeki en büyük engelleri kaldırıyor.&lt;/p&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://www.marktechpost.com/2026/04/13/an-implementation-guide-to-building-a-duckdb-python-analytics-pipeline-with-sql-dataframes-parquet-udfs-and-performance-profiling/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/duckdb-python-veri-analizi-boru-hatlari-kuruyor.webp"/></item><item><title>Artemis II&apos;nin Dünya Batışı, Apollo 8&apos;le Kıyaslandı</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/artemis-ii-nin-dunya-batisi-apollo-8-le-kiyaslandi/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/artemis-ii-nin-dunya-batisi-apollo-8-le-kiyaslandi/</guid><description>NASA&apos;nın Artemis II görevi Ay&apos;ın etrafındaki uçuşunu tamamladı.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:19:47 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;NASA&apos;nın &lt;strong&gt;Artemis II&lt;/strong&gt; görevi Ay&apos;ın etrafındaki uçuşunu tamamladı. Astronotlar, Ay&apos;ın arkasında batan Dünya&apos;nın muhteşem bir görüntüsünü paylaştı. Bu nefes kesen fotoğrafa &lt;strong&gt;Earthset&lt;/strong&gt; adı verildi.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Fotoğraf, Apollo 8&apos;in 1968&apos;deki efsanevi &lt;strong&gt;Earthrise&lt;/strong&gt; karesiyle karşılaştırılıyor. Apollo dönemindeki Earthrise, gezegenimizi Ay ufkunun üzerinde yükselirken gösteriyordu. Dünyayı uzayın sonsuz karanlığında ve Ay&apos;ın çorak yüzeyinde parlayan mavi bir vaha gibi sunuyordu.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu görüntünün etkisi çok büyüktü. Earthrise, yayınlandığında büyük yankı uyandırdı ve yükselen çevre hareketine ilham veren önemli bir görsel oldu. Ancak Artemis II&apos;nin parlak görüntüsü ile Apollo 8&apos;in biraz eğik karesi, uzayda fotoğrafçılığa farklı yaklaşımların bir sonucu.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Apollo Döneminde Fotoğrafçılık&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Apollo 8 komutanı Frank Borman, 1968 görevinde ekip arkadaşlarına &quot;Pencereden dışarı bakmanızı istemiyorum&quot; diye uyarmıştı. O zamanlar astronotlar, Dünya&apos;nın &quot;turistik&quot; fotoğrafları için film harcamaktan kaçınıyordu. Earthrise görüntüleri, görev planında &quot;fırsat hedefleri&quot; olarak en düşük öncelikteydi.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Apollo 8 ekibi, gidiş yolunda Dünya&apos;nın hiç fotoğrafını çekmedi. Sadece canlı yayınlar için siyah beyaz bir TV kamerası kullanmayı kabul etmişlerdi. Telefoto lensi takamadıkları için ilk yayın bulanık bir ışık topuydu. Sonradan lens takılsa da, 1.3 saniyelik gecikmeyle Ay ekranda zıplıyordu.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Apollo görevlerindeki bu daha rastgele yaklaşıma rağmen, o dönemin görüntüleri halkın zihninde büyük yer etti. Earthrise bir simgeyken, 1972&apos;deki Apollo 17 görevinden &quot;Mavi Bilye&quot; (Blue Marble) de diğer bir ikonik Dünya fotoğrafıydı.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Mavi Bilye ve Yeni Dünya Görüntüsü&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;NASA&apos;nın Artemis II uçuşundan yayınladığı ilk görüntülerden biri, görev komutanı Reid Wiseman tarafından tablet bilgisayarla çekilen kristal netliğinde bir Dünya fotoğrafıydı. Başlangıçta &quot;Merhaba, Dünya&quot; olarak adlandırılan bu tam disk Dünya görüntüsü, ikonik Mavi Bilye fotoğrafını akıllara getiriyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;1972&apos;deki ünlü gündüz görüntüsünün aksine, bu yeni fotoğraf Dünya&apos;yı gece gösteriyor. Ancak gündüz gibi görünmesi için geliştirilmiş. &lt;strong&gt;Kutup ışıkları&lt;/strong&gt; ve atmosferden parlayan ince bir güneş ışığı hilali dikkat çekiyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Her iki fotoğrafta da güney okyanusları ve bulutlar baskın. Avrupa ise kenara yakın bir yerde zar zor görünüyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Earthrise Nasıl Çekildi&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;1968&apos;deki Earthrise görüntüsü, büyük ölçüde astronot Anders&apos;in girişimi sayesinde ortaya çıktı. Görevin dördüncü Ay yörüngesinde, üç mürettebat üyesi Ay&apos;ı siyah beyaz fotoğraflamakla meşguldü. Anders, göz ucuyla beklenmedik bir renk fark etti.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&quot;Aman Tanrım! Şuradaki fotoğrafa bakın! Dünya yükseliyor&quot; diye bağırdı. Kameralar ve renkli film üzerinde kısa bir mücadele sonrası, Anders vizörü olmayan mekanik bir Hasselblad kamera ile Earthrise&apos;ı yakaladı. Hiç kimse fotoğrafları Dünya&apos;ya dönüp film tab edilene kadar göremeyecekti.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu görüntü, çevre aktivistleri üzerindeki etkisinin yanı sıra Londra&apos;da genç David Bowie&apos;ye de ilham verdi. Bowie, kısa süre sonra, geri dönemeyeceği bir Dünya&apos;ya bakan mahsur kalmış bir astronot hakkında &quot;Space Oddity&quot; şarkısını yazdı.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;İki Fotoğraf Arasındaki Farklar&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Artemis II, 6 Nisan&apos;da Ay&apos;ın etrafında dönerken, Apollo 8&apos;in efsanevi görüntüsüne modern bir karşılık beklentisi arttı. NASA, uçuş öncesinde Artemis astronotlarının ne göreceğine dair simülasyonlar yayınlamıştı. Simülasyonlar, yarı aydınlık bir Ay ile yanında uzak bir hilal şeklindeki Dünya&apos;yı gösteriyordu.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Earthset, Earthrise&apos;dan farklı. Ay daha uzakta ve Dünya sadece kısmen güneş ışığı alıyor. Artemis II, Ay&apos;ın etrafında beş bin mil uzaktan yavaşça dönerken, Apollo 8 sadece 70 mil yukarıdan Ay&apos;ın on kez yörüngesinde dönmüştü.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu yüzden Earthset, neredeyse dolunay bir Ay diskinin arkasında yükselen ve batan küçük bir hilal Dünya gösteriyor. NASA, Earthset görüntüsünü öne çıkarmayı tercih etti. Çünkü bu fotoğraf, 1968&apos;deki tanıdık Earthrise&apos;a daha çok benziyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;5000 Mil Uzaklıktan Yeni Bir Dünya Manzarası&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Apollo 8&apos;in Earthrise&apos;ı, inişten iki gün sonra yayınlansa da renkli hali haftalık dergilerle ortaya çıktı. Uzay meraklıları, Dünya&apos;nın uzay boşluğunda önemsiz görünmesini bekliyordu. &quot;Dünya insanın beşiğidir, ama beşikte sonsuza dek yaşanamaz&quot; sözü o zamanlar biliniyordu.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ancak çorak Ay manzarasından bakıldığında Dünya, eve daha çok benziyordu. Borman &quot;Tanrı&apos;nın gördüğü bu&quot; diye düşünürken, Anders &quot;Ay&apos;a kadar geldik... ama gördüğümüz en önemli şey kendi gezegenimiz, Dünya&quot; diye ifade etmişti.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Görüntünün çevre hareketiyle bağlantısı bu ışıkta şaşırtıcı değil. Apollo 8 görüntüsü, 1970&apos;teki ilk Dünya Günü&apos;nün logosunda kullanıldı. Apollo programı sona ererken, Dünya bilimleri – gezegenimizi inceleyen bilim dalı – yükselişe geçti. 1972&apos;deki Mavi Bilye görüntüsü de çevreciler arasında yankı buldu.&lt;/p&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://phys.org/news/2026-04-artemis-ii-earthset-photo-iconic.html&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/artemis-ii-nin-dunya-batisi-apollo-8-le-kiyaslandi_1776084032.webp"/></item><item><title>Artemis 2 Nadir Güneş Tutulmasını Uzaydan Kaydetti</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/artemis-2-nadir-gunes-tutulmasini-uzaydan-kaydetti/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/artemis-2-nadir-gunes-tutulmasini-uzaydan-kaydetti/</guid><description>NASA, Artemis 2 görevi sırasında kaydedilen benzersiz bir anı paylaştı.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 08:06:58 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;NASA, &lt;strong&gt;Artemis 2 görevi&lt;/strong&gt; sırasında kaydedilen benzersiz bir anı paylaştı. Orion uzay aracındaki astronotlar, derin uzaydan &lt;strong&gt;uzayda güneş tutulması&lt;/strong&gt;nı gözlemledi. Bu nadir olay, Ay&apos;ın Güneş&apos;i tamamen kapatmasıyla gerçekleşti ve bir timelapse &lt;strong&gt;NASA videosu&lt;/strong&gt; olarak yayınlandı.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Artemis 2 Astronotları Nadir Güneş Tutulmasını Görüntüledi&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Video, yaklaşık bir saat süren tam tutulma anını kısa bir diziye sıkıştırıyor. 6 Nisan&apos;da Ay&apos;ın uzak tarafından geçerken Güneş, Ay ve uzay aracının kusursuz hizalanması gözler önüne seriliyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Ay&apos;ın Arkasında Beliren Halo&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Orion Ay&apos;ın arkasına geçtiğinde, Ay diski Güneş&apos;i yavaşça örttü. Sadece Güneş&apos;in dış atmosferi olan &lt;strong&gt;korona&lt;/strong&gt;, parlak bir hale şeklinde görünür kaldı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bilim ekibi, bu etkinin korona mı, zodyak ışığı mı yoksa ikisinin birleşimi mi olduğunu araştırıyor. Timelapse, koronadaki parlaklık ve yapı değişikliklerini vurguluyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Dünya&apos;dan görülen güneş tutulmaları genellikle birkaç dakika sürer. Ancak Artemis 2&apos;nin yörüngesi, yaklaşık 53 dakikalık uzun bir tam tutulma süresi sağladı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu uzun süre, mürettebat ve uzay aracındaki cihazlar için sürekli gözlem koşulları sundu. Soluk korona özelliklerinin ve arka plandaki yıldızların daha net görünmesini sağlıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Atmosfer Dışı Gözlemin Farkı&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Görüntüler, Orion&apos;ın güneş paneli kanat kameraları kullanılarak çekildi. Dünya atmosferinin ötesinde yapıldığı için, görüntü atmosferik saçılma veya bozulmadan etkilenmedi.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu durum, daha yüksek kontrast ve daha keskin detaylar sunuyor. Tutulma ilerledikçe, dağınık güneş ışığının azalmasıyla arka plandaki yıldızlar ve gezegenler de ortaya çıktı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ay yüzeyindeki soluk aydınlanma, yani Dünya&apos;dan yansıyan ışık (&lt;strong&gt;earthshine&lt;/strong&gt;) da gözlemlendi. Tutulma, Orion&apos;ın Ay&apos;ın arkasından geçtiği ve Dünya ile iletişimin geçici olarak kesildiği bir zamanda gerçekleşti.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Artemis 2&apos;nin Uzun Süreli Gözlem Avantajı&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Artemis 2 mürettebatı, komutan Reid Wiseman, pilot Victor Glover ve görev uzmanları Christina Koch ile Jeremy Hansen, bu nadir hizalanmayı doğrudan yaşadı. Apollo programı astronotları da Ay yakınlarında güneş tutulmaları gözlemlemişti.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ancak bu olaylar, uzay araçlarının Ay yörüngesinde hızlı hareket etmesi nedeniyle genellikle daha kısaydı. Artemis 2&apos;nin yörüngesi ise daha uzun bir gözlem penceresine izin veriyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Derin Uzaydan 53 Dakikalık Tutulma Gözlemi&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Bu gözlem, Dünya&apos;nın alçak yörüngesinin ötesindeki görevlerin, normalde kısa süreli olan olaylar için nasıl eşsiz fırsatlar sunabileceğini gösteriyor. Mürettebat şimdi Dünya&apos;ya geri dönüyor ve 10 Nisan&apos;da San Diego açıklarında iniş yapması bekleniyor.&lt;/p&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://www.space.com/space-exploration/artemis/the-artemis-2-astronauts-saw-a-rare-solar-eclipse-from-beyond-the-moon-heres-what-it-looked-like&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/artemis-2-astronotlari-ayin-otesinden-gunes-tutulmasini-goru.webp"/></item><item><title>Linux Kernel 7.0 Çıktı: Yapay Zeka Hata Tespitini Doğruladı</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/linux-kernel-7-0-cikti-yapay-zeka-hata-tespitini-dogruladi/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/linux-kernel-7-0-cikti-yapay-zeka-hata-tespitini-dogruladi/</guid><description>Linux dünyasının patronu Linus Torvalds, Linux Kernel 7.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 07:02:06 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Linux dünyasının patronu &lt;strong&gt;Linus Torvalds&lt;/strong&gt;, merakla beklenen &lt;strong&gt;Linux Kernel 7.0&lt;/strong&gt; sürümünü yayınladı. Torvalds, sürüm numaralarına çok takılmadığını belirtse de 6.19 serisinden sonra kafa karışıklığını önlemek için 7.0&apos;a geçtiklerini söyledi. Bu yeni sürüm, önemli güncellemeler ve özellikle &lt;strong&gt;yapay zeka hata bulma&lt;/strong&gt; yetenekleriyle dikkat çekiyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Linux Kernel 7.0 Yayınlandı Yapay Zeka Hata Bulmada Yeni Normal&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Torvalds&apos;ın duyurusunda ilginç bir detay yer alıyor. Yayın öncesi son haftada çok sayıda küçük düzeltme geldiğini belirten Torvalds, bu durumun arkasında yapay zeka araçlarının yattığını düşünüyor. Torvalds konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: &quot;Yapay zeka araçlarının bir süre daha bize köşe bucak hata bulmaya devam edeceğinden şüpheleniyorum. Bu durum en azından bir süre için yeni normal olabilir.&quot;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Çekirdek geliştiricilerinden &lt;strong&gt;Greg Kroah-Hartman&lt;/strong&gt; da yapay zekanın hata tespitinde gerçekten işe yaradığını doğruladı. Son haftalarda yapay zeka araçlarından gelen güvenlik raporlarının sayısı ciddi oranda arttı. Bu nedenle Kroah-Hartman, yapay zeka araçlarına ve kullanıcılara daha iyi güvenlik hatası raporları göndermeleri için belgeleri güncelledi.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Rust Desteği Resmen Geldi ve Diğer Yenilikler&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Bu sürümdeki en dikkat çekici yeniliklerden biri, &lt;strong&gt;Rust&lt;/strong&gt; programlama dilinin çekirdek geliştirmede resmi olarak desteklenmesi oldu. Deneysel çalışmalar tamamlandı ve artık Rust, Linux çekirdeği için güvenli ve modern kod yazımında önemli bir alternatif sunuyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kernel 7.0 ayrıca &lt;strong&gt;ARM&lt;/strong&gt;, &lt;strong&gt;RISC-V&lt;/strong&gt; ve &lt;strong&gt;Loongson&lt;/strong&gt; işlemciler için daha gelişmiş destek içeriyor. AMD EPYC 5 CPU&apos;larda KVM sanal makineleri de daha verimli çalışıyor. Kendi kendini onarabilen XFS dosya sistemi kararlılığı artırıyor. Eski SPARC ve DEC Alpha CPU&apos;lar için de yeni kodlar eklendi.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Yapay Zeka Hata Tespitinde Yeni Dönem Başlatıyor Rust Çekirdeğe Girdi&lt;/h3&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://go.theregister.com/feed/www.theregister.com/2026/04/13/linux_kernel_7_releaseed/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/linux-kernel-70-yayinlandi-yapay-zeka-hata-tespitini-guclend.webp"/></item><item><title>Algoritmaların Gölgesinde Gerçek Aşkı Aramak</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/algoritmalarin-golgesinde-gercek-aski-aramak/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/algoritmalarin-golgesinde-gercek-aski-aramak/</guid><description>Hayatımızdaki yeri giderek büyüyen tanışma uygulamaları, insan ilişkilerini kökten değiştiriyor.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 06:45:58 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Hayatımızdaki yeri giderek büyüyen &lt;strong&gt;tanışma uygulamaları&lt;/strong&gt;, insan ilişkilerini kökten değiştiriyor. Tinder ve Bumble gibi platformlar, aslında insanları bir araya getirme iddiasıyla yola çıktı. Ancak bu dijital buluşma yerleri, aşkı ve arkadaşlığı bir algoritma işine dönüştürdü. İlişkiler artık daha çok bir ürün seçimi gibi hissettiriyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Algoritmaların Gölgesinde Aşk Arayışı&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Tanışma uygulamaları, algoritmalara dayalı eşleşme sistemleriyle çalışıyor. Profil fotoğrafları ve kısa biyografiler, bir insanı değerlendirmek için tek kriter oluyor. Sağa ya da sola kaydırma hareketi, insanları anında sınıflandırıyor. Bu durum, ilk izlenimin her şey olduğu yüzeysel bir kültürü besliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Uygulamalar, kullanıcıları sürekli yeni profillerle besliyor. Bu sonsuz seçenek havuzu, &apos;daha iyisi var mı?&apos; sorusunu akıllara getiriyor. Bağlanmak yerine sürekli yeni bir arayış içinde kalma döngüsü başlıyor. İlişkilerde sabır ve çaba göstermek yerine, yeni bir eşleşme aramak daha kolay görünüyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;İnsan Değil, Profil: Dijital Vitrinler&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Uygulamalarda herkes kendini en iyi şekilde sergilemeye çalışıyor. Profesyonel fotoğraflar, özenle seçilmiş hobiler ve ilgi çekici biyografiler görüyoruz. İnsanlar, kusursuz bir ürün gibi kendi profillerini optimize ediyor. Bu dijital vitrinler, gerçek kişilikleri çoğu zaman gizliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu durum, insanların kendilerini bir &apos;ürün&apos; gibi görmesine yol açıyor. Beğenilme ve onaylanma ihtiyacı, profilin sürekli güncellenmesini tetikliyor. Gerçekte kim olduğumuzdan çok, uygulamada nasıl göründüğümüz önem kazanıyor. Bu da sahte benliklerin ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Bağlantı Değil, Tüketim: İlişkilerin Hızlı Tüketimi&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Tinder ve Bumble gibi uygulamalar, ilişkileri fast-food tüketimine benzetiyor. Hızlı eşleşmeler, yüzeysel sohbetler ve çoğu zaman kısa süreli buluşmalar yaşanıyor. Gerçek bir bağ kurmak yerine, anlık tatminler öne çıkıyor. Bu durum, derin ve anlamlı ilişkiler kurmayı zorlaştırıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Aşırı seçenek bolluğu, taahhüt etme isteğini azaltıyor. Kullanıcılar, her zaman daha iyi bir alternatifin olabileceği düşüncesiyle hareket ediyor. Bu da ilişkilerin kolayca bitebilen, yerine yenisi konulabilen bir metaya dönüşmesine neden oluyor. Duygusal yatırım yapmaktan kaçınma eğilimi artıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Mekanikleşen Kalplerin Geleceği&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Tanışma uygulamaları, insan ilişkilerini bir nevi mekanik bir sürece soktu. Algoritmalar, profiller ve hızlı tüketim kültürü, duygusal bağları zayıflatıyor. Bu platformların sunduğu kolaylıklar tartışılmaz. Ancak bunun bedeli, insan etkileşimlerinin derinliğinden fedakarlık etmek oluyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu durum, kullanıcıların daha bilinçli hareket etmesini gerektiriyor. Uygulamaları sadece bir araç olarak görmek ve gerçek hayattaki bağlantılara öncelik vermek önemli. Aksi halde, teknoloji bizi birbirimize yaklaştırırken, aslında duygusal olarak uzaklaştırıyor.&lt;/p&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/tanisma-uygulamalari-iliskileri-algoritma-urunune-donusturuy.webp"/></item><item><title>Elektrikli Otomobiller Yeni Bir Küresel Atık Felaketi Yaratabilir</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/elektrikli-otomobiller-yeni-bir-kuresel-atik-felaketi-yaratabilir/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/elektrikli-otomobiller-yeni-bir-kuresel-atik-felaketi-yaratabilir/</guid><description>Elektrikli araç devrimi, küresel iklim kriziyle mücadelede kilit bir unsur olarak sunuluyor.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 06:01:43 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Elektrikli araç devrimi, küresel iklim kriziyle mücadelede kilit bir unsur olarak sunuluyor. Ancak bu parlak vizyonun ardında henüz tam olarak ele alınmamış devasa bir sorun yatıyor: ömrünü tamamlayan &lt;strong&gt;elektrikli araç bataryaları&lt;/strong&gt;. Milyonlarca aracın yollara çıkmasıyla yakın gelecekte tonlarca &lt;strong&gt;lityum-iyon batarya atığı&lt;/strong&gt;yla karşı karşıya kalacak olmamız, yeni bir çevre felaketinin kapıda olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Elektrikli Geleceğin Karanlık Yüzü Batarya Atıkları&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Küresel &lt;strong&gt;elektrikli araç satışları&lt;/strong&gt; 2023&apos;te 14 milyonu aşarken 2030&apos;a kadar bu sayının 70 milyona ulaşması bekleniyor. Ortalama bir elektrikli araç bataryasının ömrü 8 ila 10 yıl kabul edildiğinde, 2030&apos;ların ortalarından itibaren her yıl milyonlarca ton bataryanın hurdaya ayrılacağı öngörülüyor. Bu bataryalar &lt;strong&gt;lityum&lt;/strong&gt;, &lt;strong&gt;kobalt&lt;/strong&gt;, &lt;strong&gt;nikel&lt;/strong&gt; ve &lt;strong&gt;manganez&lt;/strong&gt; gibi değerli ancak aynı zamanda toksik ve çevresel risk taşıyan metaller içeriyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Geleneksel pil atıklarından çok daha büyük ve karmaşık olan bu bataryaların uygun şekilde yönetilmemesi, toprağa ve suya ağır metal sızıntılarına yol açabilir. Kobalt madenciliğinin Kongo&apos;daki etik dışı koşulları ve lityum üretiminin Şili&apos;deki su kaynakları üzerindeki baskısı, endüstrinin başlangıcındaki sorunları zaten gözler önüne seriyor. Şimdi bu sorunların bir sonraki aşaması olan atık yönetimiyle yüzleşmek zorundayız.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Mevcut Geri Dönüşüm Çıkmazı ve Ekonomik Engeller&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Bugün itibarıyla elektrikli araç bataryalarının küresel &lt;strong&gt;geri dönüşüm oranı&lt;/strong&gt; yüzde 5&apos;in altında seyrediyor. Mevcut geri dönüşüm teknolojileri, özellikle pirometalurji ve hidrometalurji yöntemleri, enerji yoğun süreçler olup her zaman tüm değerli metalleri verimli şekilde geri kazanamıyor. Örneğin lityumun geri kazanımı genellikle zor ve maliyetli olduğu için göz ardı edilebiliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Geri dönüştürülmüş malzemelerin maliyeti, yeni çıkarılmış malzemelerin maliyetinden genellikle daha yüksek kalıyor. Bu durum geri dönüşüm tesislerinin yatırımını ve operasyonunu ekonomik olarak cazip olmaktan çıkarıyor. Çin ve Avrupa&apos;da bazı tesisler kurulsa da kapasiteleri beklenen atık hacminin çok altında kalıyor ve küresel bir çözüm sunmaktan uzaklar.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;İkinci Hayat Bir Soluklanma mı Nihai Çözüm mü&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Ömrünü tamamlamış elektrikli araç bataryaları için &lt;strong&gt;ikinci hayat&lt;/strong&gt; kavramı, yani bu bataryaların enerji depolama sistemleri gibi daha az talepkar uygulamalarda kullanılması, popüler bir çözüm olarak sunuluyor. Nissan&apos;ın 4R Energy girişimi veya Volkswagen&apos;in enerji depolama projeleri bu yönde adımlar atıyor. Bu yaklaşım bataryaların kullanım ömrünü uzatarak atık hacmini geçici olarak azaltıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ancak ikinci hayat uygulamaları sorunu sadece erteliyor, ortadan kaldırmıyor. Bu bataryalar da sonunda tamamen işlevsiz hale gelecek ve nihai bertarafa ihtiyaç duyacak. Ayrıca her batarya ikinci hayat uygulamaları için uygun olmayabilir. Süreçlerin standartlaştırılması, test edilmesi ve sertifikalandırılması da ek maliyetler ve lojistik zorluklar getiriyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Etik Sorumluluk ve Üretici Mesuliyeti&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Elektrikli araç üreticilerinin ve batarya tedarikçilerinin, ürünlerinin tüm yaşam döngüsü boyunca çevresel ve etik sorumlulukları üstlenmesi gerekiyor. &lt;strong&gt;Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu&lt;/strong&gt; prensipleri, bataryaların toplanması, taşınması ve geri dönüştürülmesi süreçlerinde üreticilere yasal ve mali yükümlülükler getirmeli. &lt;strong&gt;Avrupa Birliği batarya yönetmeliği&lt;/strong&gt; bu yönde önemli adımlar atsa da küresel ölçekte benzer düzenlemelere ihtiyaç var.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Tüketicilerin temiz bir teknoloji satın aldıkları yanılsaması yerine üreticilerin şeffaf şekilde batarya tedarik zincirindeki etik sorunları ve geri dönüşüm kapasitelerini açıklamaları elzemdir. Bu yalnızca çevresel değil sosyal adaleti de ilgilendiren kritik bir konudur. Ford veya Tesla gibi devlerin batarya geri dönüşüm stratejileri bu sorumluluğun somut örnekleri olmalıdır.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Sürdürülebilir Bir Döngü İçin Acil Eylem Çağrısı&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Elektrikli araç bataryalarının ömrünü tamamlamasıyla ortaya çıkacak potansiyel çevre felaketini önlemek için acil ve kapsamlı bir stratejiye ihtiyaç duyuluyor. Bu strateji; daha kolay geri dönüştürülebilir &lt;strong&gt;yeni nesil batarya kimyaları&lt;/strong&gt;na yatırım yapmayı, doğrudan geri dönüşüm gibi daha verimli teknolojileri geliştirmeyi ve küresel bir &lt;strong&gt;geri dönüşüm altyapısı&lt;/strong&gt; kurmayı içermeli. Ayrıca lityum ve kobalt gibi kritik hammaddelerin çıkarılmasında etik ve sürdürülebilir standartların uygulanması tüm sektörün önceliği olmalı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sektör liderleri, hükümetler ve araştırma kurumları batarya yaşam döngüsünün her aşamasını kapsayan entegre çözümler geliştirmek zorunda. CATL veya LG Chem gibi devlerin Ar-Ge bütçelerinin önemli bir kısmını geri dönüşüm teknolojilerine ayırması, bu küresel krizi yönetmek için kritik bir adım. Aksi takdirde elektrikli araçlar, vaat ettikleri sürdürülebilir geleceği getirmek yerine bizi yeni bir atık krizine sürükleyecek.&lt;/p&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/elektrikli-arac-bataryasi-atiklari-yuzde-5-geri-donusumle-ce.webp"/></item><item><title>Samsung Ve Google&apos;dan Bildirim Yönetiminde Devrim Yaratacak Ortaklık</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/samsung-ve-google-dan-bildirim-yonetiminde-devrim-yaratacak-ortaklik/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/samsung-ve-google-dan-bildirim-yonetiminde-devrim-yaratacak-ortaklik/</guid><description>Android cihazların en güçlü özelliklerinden biri olan Android bildirim yönetimi, kullanıcıların dikkatini dağıtmadan bilgi akışını kontrol etmesini sağlamaktadır.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 06:00:44 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Android cihazların en güçlü yönlerinden biri olan &lt;strong&gt;Android bildirim yönetimi&lt;/strong&gt;, kullanıcıların dikkati dağılmadan bilgi akışını kontrol edebilmesine olanak tanıyor. &lt;strong&gt;Google ve Samsung&lt;/strong&gt;, bu kritik özelliği daha da ileri taşımak için ortak adımlar atıyor. Ortaya çıkan yeni &lt;strong&gt;bildirim kuralları&lt;/strong&gt; özelliği, Android deneyimini önemli ölçüde iyileştirme potansiyeli taşıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Bildirim Kuralları Gün Yüzüne Çıktı&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Android 17 beta&lt;/strong&gt; sürümünün kod dizinlerinde keşfedilen bu özellik, bildirim yönetimini çok daha kolay ve hızlı hale getirmeyi amaçlıyor. Android Authority tarafından tespit edilen ipuçları, kapsamlı değişikliklerin yolda olduğuna işaret ediyor. Ancak yeniliğin Android 17&apos;nin kararlı sürümüyle birlikte gelmeyebileceği belirtiliyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Uygulamalar ve Kişiler İçin Yeni Kurallar&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Android 17 beta kodları, kullanıcıların belirli uygulamalar ve kişiler için özel bildirim kuralları oluşturabileceğini ortaya koyuyor. Seçilen uygulama veya kişilere şu beş eylemden biri uygulanabilecek: &lt;strong&gt;Sessize Al&lt;/strong&gt;, &lt;strong&gt;Engelle&lt;/strong&gt;, &lt;strong&gt;Sessize Al ve Birleştir&lt;/strong&gt;, &lt;strong&gt;Vurgula&lt;/strong&gt;, &lt;strong&gt;Vurgula ve Uyarı Ver&lt;/strong&gt;.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sessize Al ve Engelle seçenekleri açıklamaya ihtiyaç duymazken, &quot;Sessize Al ve Birleştir&quot; büyük olasılıkla &lt;strong&gt;Pixel&lt;/strong&gt; cihazlarda bulunan Bildirim Düzenleyici özelliğine gönderme yapıyor. Bu seçenek, iş bildirimleri gibi özel kategoriler oluşturmaya imkan tanıyabilir. &quot;Vurgula&quot; ile &quot;Vurgula ve Uyarı Ver&quot; seçenekleri ise henüz netlik kazanmış değil; önemli bildirimler için özel ses veya uyarı atama işlevi görecekleri tahmin ediliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Mevcut sistemde her uygulamanın bildirim ayarını tek tek düzenlemek oldukça zaman alıyor. Yeni kurallar sayesinde saniyeler içinde toplu değişiklikler yapmak ve ardından ince ayarlara geçmek mümkün olacak.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Çağrı ve Mesaj Yönetiminde Yeni Dönem&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Kod dizinlerinde rastlanan &quot;Kişiler&quot; etiketi, özellikle dikkat çekici bir yeniliğe kapı aralıyor. Kullanıcılar; iş arkadaşları, aile üyeleri veya diğer önemli kişiler gibi farklı gruplar için ayrı kurallar belirleyebilecek. Böylece acil çağrı veya mesajların gözden kaçması engellenecek.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Öncelikli olmayan kişiler içinse bildirimleri tamamen engellemeden sessize alma seçeneği sunulacak. Gelen bir çağrı ekranda görünse bile belirlenen kural gereği sessiz kalabilecek ya da farklı bir uyarı tetikleyebilecek.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Gelecek Vadeden Kolaylıklar&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Üçüncü taraf uygulamalar halihazırda bildirim içeriğindeki anahtar kelimelere göre kural tetikleme gibi gelişmiş özellikler sunuyor. Yeni bildirim kuralları özelliği, benzer yetenekleri doğrudan Android bünyesine taşıma potansiyeli taşıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ancak özelliğin asıl öne çıkan yanı sunduğu pratiklik. Yeni bir telefon kurarken veya uygulama yüklerken bildirim kanallarını ayarlamak çoğu zaman unutuluyor ve zahmetli bir iş olarak görülüyor. &lt;strong&gt;Bildirim kuralları&lt;/strong&gt;, birden fazla uygulamaya tek seferde aynı eylemi uygulayarak bu süreyi ciddi ölçüde kısaltacak.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Yayın Takvimi ve Beklentiler&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Özellik halen geliştirme aşamasında olduğu için Android 17&apos;nin kararlı sürümünde yer alması beklenmiyor. Bunun yerine ileride yayınlanacak bir &lt;strong&gt;Pixel Feature Drop&lt;/strong&gt; güncellemesiyle kullanıma sunulabilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sızdırılan bir &lt;strong&gt;One UI 9&lt;/strong&gt; yapısında da bildirim kurallarına dair referanslara rastlanmış durumda. Bu da özelliğin Android 17 ile &lt;strong&gt;Android 18&lt;/strong&gt; arasında yayınlanacak büyük bir ara güncellemeyle ya da her iki platformda eş zamanlı olarak gelebileceğini düşündürüyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Manuel Ayarlara Veda&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Yeni kurallar, kullanıcıları bildirimleri tek tek ayarlama yükünden kurtaracak. Tek bir hamleyle birden fazla uygulama veya kişi için kural tanımlayabilmek, kurulum süresini dakikalara indirerek daha verimli ve kişiselleştirilmiş bir mobil deneyimin kapısını aralayacak.&lt;/p&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://www.androidpolice.com/google-and-samsung-improving-androids-most-useful-feature/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/google-ve-samsung-android-bildirimlerini-gelistiriyor.webp"/></item><item><title>Japon Bilim İnsanlarından Bir Kilometreden 3.5 Milimetreyi Gören Teleskop</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/japon-bilim-i-nsanlarindan-bir-kilometreden-3-5-milimetreyi-goren-teleskop/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/japon-bilim-i-nsanlarindan-bir-kilometreden-3-5-milimetreyi-goren-teleskop/</guid><description>Japon bilim insanları, uzay astronomisi ile hassas ayna teknolojisini birleştirerek çığır açan bir başarıya imza attı.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 05:01:05 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Japon bilim insanları, uzay astronomisi ile hassas ayna teknolojisini birleştirerek çığır açan bir başarıya imza attı. Geliştirilen yüksek çözünürlüklü &lt;strong&gt;X-ışını teleskobu&lt;/strong&gt;, bir kilometre uzaklıktaki 3.5 milimetre genişliğindeki bir nesneyi ayırt edebilecek keskinliğe sahip.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Nagoya Üniversitesi&lt;/strong&gt; liderliğindeki bu proje, gelecekteki küçük uydularda yüksek çözünürlüklü X-ışını gözlemlerinin önünü açıyor. Teleskop, ABD-Japonya ortaklığındaki &lt;strong&gt;FOXSI görevi&lt;/strong&gt; kapsamında uzaya fırlatılmadan önce yer tabanlı özel bir sistemle test edildi.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Japon Bilim İnsanlarından Yeni Nesil X-Işını Teleskobu&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Evrendeki en yüksek sıcaklık ve en şiddetli süreçler; güneş patlamaları, patlayan yıldızlar ve kara deliklerin çevresindeki maddelerden muazzam miktarda X-ışını yayılmasına yol açar. Bu X-ışınları evrenin sırlarını barındırır. Ancak Dünya&apos;nın atmosferi bu ışınları yüzeye ulaşmadan emer.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bilim insanları bu nedenle X-ışınlarını incelemek için balonlar, sondaj roketleri veya uydular aracılığıyla uzaya enstrümanlar göndermek zorundadır. Yüksek hassasiyetli aynalar kullanılarak yapılan bu gözlemler, uzaydaki şiddetli olaylara dair kritik bilgiler sunar.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Uzayda X-Işını Gözlemlerinin Önemi&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Yüksek çözünürlüklü bir X-ışını uzay teleskobu geliştirmek, Japon X-ışını astronomisi için önemli bir zorluktu. Bu yolda iki temel teknik engel bulunuyordu. Birincisi teleskobun aynasıydı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;X-ışınları sıradan yüzeylerden yansımaz; yalnızca son derece küçük açılarda yansıyabilir. Bu durum ayna yüzeyinin nanometre düzeyinde hassasiyetle şekillendirilmesini gerektirir. İkinci engel ise entegrasyondu. Kusursuz üretilmiş bir ayna bile teleskop düzeneğine monte edilirken hassasiyetini kaybedebilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Nagoya Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü&apos;nden kıdemli yazar ve proje lideri Ikuyuki Mitsuishi konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: &quot;Ayna, X-ışınları için çok hassas bir huni gibidir. Huninin herhangi bir kısmı hafifçe bile yerinden oynarsa X-ışınları hedeflerini kaçırır ve görüntü bulanıklaşır.&quot; Mitsuishi ayrıca &quot;Aynı zamanda optik hassasiyetini koruyarak bir sondaj roketi fırlatılışının yoğun titreşimlerine dayanabilmelidir&quot; ifadelerini kullandı.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Hassas Aynalar ve Entegrasyon Zorlukları&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Araştırma ekibi, SPring-8&apos;in hassas elektroformlama tekniğini kullanarak 60 mm çapında ve 200 mm yüksekliğinde nikel bir ayna üretti. Bu ayna, çok parçalı aynaların aksine tek parça ve dikişsiz bir kabuk şeklinde döküldü. Bu tasarım, X-ışınlarını odak noktasından saptırabilecek ek yerlerinin veya dikişlerin önüne geçti.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Proje iki farklı uzmanlık alanını bir araya getirdi. Nagoya Üniversitesi&apos;nden araştırmacılar optik tasarım ve aynanın uzay için hazır bir teleskop düzeneğine entegrasyonu üzerinde çalıştı. SPring-8&apos;den ve diğer üniversite ile endüstri üyelerinden oluşan bir ekip ise hassas ayna üretimi ve yer tabanlı test sisteminin inşasından sorumlu oldu.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Araştırmacılar teleskobun uzaya fırlatılmadan önce yer üzerinde çalıştığını kanıtlamak zorundaydı. Yıldız ışığının neredeyse mükemmel paralel ışınlar halinde gelmesi nedeniyle bunu yerde yeniden yaratmak son derece zordu.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu sorunu çözmek için SPring-8&apos;de özel bir test sistemi kuruldu. 10 mikrometre büyüklüğünde çok küçük bir X-ışını kaynağı, aynadan 900 metre uzağa yerleştirildi. Bu mesafe X-ışınlarının paralel kalmasını ve gerçek bir yıldızdan gelen ışınları yakından taklit etmesini sağladı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İlk yazar Ryuto Fujii, bu sistemin yüksek çözünürlüklü X-ışını uzay teleskoplarının performansını doğru şekilde değerlendirebilen ilk yer tabanlı sistem olduğunu belirtti. Fujii ayrıca bu test sisteminin benzer teknolojileri geliştirmek ve test etmek isteyen dünya çapındaki araştırmacıların kullanımına açık olduğunu da sözlerine ekledi.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Yer Tabanlı Test Sistemi ve Bilimsel İş Birliği&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Geliştirilen teleskop, FOXSI-4 sondaj roketi görevi kapsamında 17 Nisan 2024&apos;te Alaska&apos;dan uzaya fırlatıldı. Yedi X-ışını teleskobundan biri olan bu cihaz, devam eden bir güneş patlamasını başarıyla gözlemledi. Dr. Mitsuishi ve öğrencileri de bu tarihi fırlatma anına tanıklık etti.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu başarı araştırma ekibi için tarihi bir anı temsil ediyor. İlk kez Japonya&apos;da geliştirilen yüksek çözünürlüklü bir X-ışını teleskobu, uluslararası bir sondaj roketi görevinde uçuş gerçekleştirdi. FOXSI programının beşinci uçuşu ise 2026 yılı için planlanıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;FOXSI Görevi ile Uzaydaki İlk Başarı&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Geliştirilen bu teknoloji, gelecekteki uzay görevlerinde daha kompakt ve yüksek hassasiyetli X-ışını gözlem cihazlarının kullanılmasını sağlayacak. Bir kilometre mesafeden 3.5 milimetre genişliğindeki bir nesneyi ayırt edebilme yeteneği, küçük uydularda dahi yüksek çözünürlüklü X-ışını gözlemlerinin önünü açıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;3.5 Milimetre Çözünürlük Kompakt Uydular İçin Yeni Bir Çağ&lt;/h3&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://phys.org/news/2026-04-advanced-mirror-technology-powers-breakthrough.html&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/japonlardan-yuksek-cozunurluklu-x-isini-teleskobu_1776073713.webp"/></item><item><title>Sosyal Medya Hesaplarınız Ve Kripto Paralarınız Sizden Sonra Kime Kalacak?</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/sosyal-medya-hesaplariniz-ve-kripto-paralariniz-sizden-sonra-kime-kalacak/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/sosyal-medya-hesaplariniz-ve-kripto-paralariniz-sizden-sonra-kime-kalacak/</guid><description>Kullanıcıların vefatının ardından geride kalan dijital miras, günümüz teknolojisinin en karmaşık etik ve hukuki sorunlarından birini teşkil ediyor.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 04:01:40 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Kullanıcıların vefatının ardından geride kalan &lt;strong&gt;dijital miras&lt;/strong&gt;, günümüz teknolojisinin en karmaşık etik ve hukuki sorunlarından birini oluşturuyor. E-postalarımız, sosyal medya hesaplarımız, bulut depolama alanlarımızdaki fotoğraflarımız, oyunlardaki sanal varlıklarımız ve hatta kripto para birimlerimiz; tüm bunlar fiziksel varlıklarımızın aksine, ölümümüzden sonra kimin kontrolüne geçeceği belirsizliğini koruyan birer veri yığını. Bu durum yalnızca bireylerin kişisel mahremiyetini değil, dijital platformların sorumluluklarını ve yasal düzenlemelerin yetersizliğini de sorgulatıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Mevcut Durum ve Şirket Politikalarının Kısıtları&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Dijital varlıkların mülkiyeti genellikle platformların kullanım koşullarıyla belirleniyor. &lt;strong&gt;Google&lt;/strong&gt;, &lt;strong&gt;Facebook&lt;/strong&gt; ve &lt;strong&gt;Apple&lt;/strong&gt; gibi teknoloji devleri, kullanıcıların vefatı durumunda hesaplarına erişim konusunda farklı politikalar uyguluyor. Bazı platformlar vasiyetle atanmış mirasçı kişiye sınırlı erişim imkanı tanırken, bazıları mahkeme kararı olmadan veri aktarımına yanaşmıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Örneğin Google&apos;ın &lt;strong&gt;Etkin Olmayan Hesap Yöneticisi&lt;/strong&gt;, kullanıcının belirlediği süre sonunda hesap verilerini güvendiği kişilerle paylaşma veya hesabı silme seçeneği sunuyor. Ancak bu özellik tüm dijital ayak izini kapsamaktan uzak ve çoğu kullanıcı bu tür ayarların varlığından bile haberdar değil. Apple&apos;ın &lt;strong&gt;Dijital Miras&lt;/strong&gt; özelliği iCloud verilerine erişimi kolaylaştırsa da cihazlardaki yerel veriler ve diğer platformlardaki hesaplar için benzer bir çözüm sunmuyor. Bu parçalı yaklaşımlar, mirasçıların dijital varlıklara erişimini adeta bir bürokrasi labirentine dönüştürüyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Etik İkilemler ve Mahremiyetin Sınırları&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Vefat eden bir kişinin dijital verilerine erişim, derin etik soruları beraberinde getiriyor. Aile üyeleri için bu veriler anıları canlı tutmanın veya vefat edenin son dileklerini yerine getirmenin bir yolu olabilir. Ancak aynı zamanda kişinin mahremiyetinin ihlali riskini de taşıyor. Özellikle kişisel mesajlar, özel fotoğraflar veya taslak halindeki eserler gibi mahrem içerikler, ölümden sonra bile gizliliğini korumalı mı?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu tartışma, &lt;strong&gt;dijital benlik&lt;/strong&gt; kavramının ne kadarının miras bırakılabilir olduğu sorusuna dayanıyor. Bir e-posta adresi veya sosyal medya profili yalnızca teknik bir veri yığını mıdır, yoksa vefat edenin kişiliğinin bir uzantısı mıdır? Şirketlerin kullanıcının ölümünden sonra dahi bu veriler üzerinde tam kontrol iddia etmesi, bireylerin veri üzerindeki egemenliğini ciddi şekilde sorgulatıyor ve &lt;strong&gt;kişisel veri mülkiyeti&lt;/strong&gt; kavramının yeniden tanımlanması gerektiğini ortaya koyuyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Yasal Boşluklar ve Gelecek İçin Çözüm Arayışları&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Mevcut yasalar dijital miras konusundaki hızlı gelişmelere ayak uydurmakta yetersiz kalıyor. Çoğu ülkenin miras hukuku fiziksel varlıklar üzerine inşa edilmiş olup, dijital varlıkların soyut doğasını ve platformlar arası karmaşıklığını ele almıyor. Bu durum hukuki belirsizlikler yaratırken mirasçıların platformlarla yaşadığı anlaşmazlıkları da artırıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Gelecekte bu alandaki çözüm arayışları, teknolojik yenilikler ve yasal düzenlemelerin eş güdümlü ilerlemesini gerektiriyor. &lt;strong&gt;Blockchain tabanlı miras yönetimi&lt;/strong&gt; sistemleri veya merkezi olmayan kimlik doğrulama mekanizmaları gibi teknolojiler, dijital varlıkların güvenli ve şeffaf bir şekilde miras bırakılmasına olanak tanıyabilir. Ancak bu teknik çözümlerin yanı sıra devletlerin, bireylerin ölüm sonrası dijital haklarını güvence altına alan kapsamlı ve uluslararası düzeyde kabul gören yasalar çıkarması şart. Aksi takdirde dijital varlıklarımız, bizden sonra da büyük teknoloji şirketlerinin kasalarında kilitli kalmaya devam edecek.&lt;/p&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/olumden-sonra-dijital-mirasin-kontrolu-kimde_1776073895.webp"/></item><item><title>Dünyanın En Kapsamlı Astronomi Etkinliği NEAF 35. Yılını Kutluyor</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/dunyanin-en-kapsamli-astronomi-etkinligi-neaf-35-yilini-kutluyor/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/dunyanin-en-kapsamli-astronomi-etkinligi-neaf-35-yilini-kutluyor/</guid><description>New York, 11-12 Nisan tarihlerinde dünyanın en büyük ve en görkemli astronomi etkinliği olan Northeast Astronomy Forum &amp; Space Expo 2026&apos;ya (NEAF) ev sahipliği yapacak.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 04:00:56 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;New York, 11-12 Nisan tarihlerinde dünyanın en büyük ve en görkemli &lt;strong&gt;astronomi etkinliği&lt;/strong&gt; olan Northeast Astronomy Forum &amp;amp; Space Expo 2026&apos;ya (NEAF) ev sahipliği yapacak. Rockland Community College&apos;da düzenlenecek bu &lt;strong&gt;uzay fuarı&lt;/strong&gt;, etkinliğin 35. yıl dönümünü kutluyor. Binlerce meraklı, profesyonel ve gökyüzü gözlemcisi bu iki günlük organizasyonda bir araya gelecek.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Dünyanın En Kapsamlı Uzay Buluşması&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;NEAF, yıllar içinde uzay ve astronomi alanındaki en prestijli forumlardan birine dönüştü. Etkinlik her yıl 4 binden fazla profesyoneli, amatörü ve uzay meraklısını bir araya getiriyor. Katılımcılar ortak ilgi alanlarını ve tutkularını paylaşmak için buluşuyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Dünya genelinden 100&apos;den fazla satıcı ve sergi sahibi NEAF&apos;ta yer alıyor. Büyük üreticiler ve bayiler burada temsil ediliyor. Bu geniş katılım, fuarı türünün en büyük ticaret ve iş birliği platformlarından biri haline getiriyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Efsanevi NASA Astronotları Sahne Alıyor&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Bu yılın öne çıkan konuşmacıları arasında, uzaya çıkan ilk kadınlardan biri olan öncü &lt;strong&gt;NASA astronotu&lt;/strong&gt; Anna Fisher bulunuyor. Fisher, 1984 yılında uzay mekiği Discovery&apos;deki STS-51A göreviyle tarihe geçti. Yörüngede gerçekleştirilen en zorlu kurtarma operasyonlarından birinde iki arızalı uyduyu yakalamaya yardım etti.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bir doktor ve astronot olarak daha sonra uzaya giden ilk anne unvanını da aldı. Fisher, NASA&apos;nın insanlı uzay uçuşu programlarının şekillenmesinde önemli bir rol oynadı ve onlarca yıl süren hizmetiyle bu alana büyük katkı sağladı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Fisher&apos;a, Uluslararası Uzay İstasyonu&apos;ndaki uzun süreli görevleriyle tanınan kıdemli NASA astronotu &lt;strong&gt;Don Pettit&lt;/strong&gt; eşlik ediyor. Pettit, birden fazla görevde bir yıldan fazla uzayda kaldı ve akışkan fiziğinden yörünge fotoğrafçılığına kadar çeşitli deneyler gerçekleştirdi.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Pettit, yörüngeden çektiği çarpıcı Dünya ve kozmos görüntüleriyle de tanınıyor. Çalışmaları mühendisliği, bilimi ve yaratıcılığı harmanlayarak uzaydaki yaşam ve araştırmaya benzersiz bir bakış açısı sunuyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Konuşmacı kadrosunda &lt;strong&gt;Robert Gibson&lt;/strong&gt;, &lt;strong&gt;Michelle Thaller&lt;/strong&gt; ve &lt;strong&gt;Ken Kremer&lt;/strong&gt; gibi deneyimli astronotlar ve önde gelen uzay bilimi isimleri de yer alıyor. Etkinliğe Vince Coulehan ve Space.com yazarı Joe Rao ev sahipliği yapacak. Programda insanlı uzay uçuşu, astrofizik ve görev operasyonları gibi konular işlenecek.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Astrofotografi Meraklılarına Özel&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Ana etkinlik öncesinde 9-10 Nisan tarihlerinde &lt;strong&gt;Northeast Astro-Imaging Conference&lt;/strong&gt; (NEAIC) düzenlenecek. Bu konferans, astrofotografi tekniklerine, işleme iş akışlarına ve ileri düzey görüntüleme araçlarına odaklanan atölye çalışmaları sunuyor. Hem yeni başlayanlar hem de deneyimli görüntüleyiciler için uygun içerikler barındırıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Biletler önceden çevrimiçi veya kapıda temin edilebilir. Geçerli kimliği olan çocuklar ve üniversite öğrencileri için giriş ücretsiz. Tek günlük biletler 41 dolardan, iki günlük biletler ise çevrimiçi satın alındığında 75 dolardan başlıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;35. Yıl Dönümünde 4 Binden Fazla Katılımcı ve 100&apos;den Fazla Firma&lt;/h3&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://www.space.com/astronomy/neaf-2026-returns-to-new-york-this-weekend-with-all-star-astronaut-lineup-and-worlds-largest-space-expo&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/neaf-new-yorkta-dunyanin-en-buyuk-uzay-fuari.webp"/></item><item><title>Otonom Tarım Ekim Sürecinde Yüzde 99 Başarı Sağladı</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/otonom-tarim-ekim-surecinde-yuzde-99-basari-sagladi/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/otonom-tarim-ekim-surecinde-yuzde-99-basari-sagladi/</guid><description>Küresel gıda krizi, artan nüfus, iklim değişikliği ve tedarik zinciri aksaklıklarıyla derinleşen karmaşık bir sorun.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 02:01:44 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Küresel gıda krizi, artan nüfus, iklim değişikliği ve tedarik zinciri aksaklıklarıyla derinleşen karmaşık bir sorun. Bu bağlamda, tarım sektöründe &lt;strong&gt;otonom yapay zeka&lt;/strong&gt; kullanımı, üretim verimliliğini artırma ve sürdürülebilirliği sağlama potansiyeliyle sıkça gündeme geliyor. Ancak bu teknolojinin gıda krizini gerçekten çözüp çözemeyeceği, sektörel dinamikler ve ekonomik gerçekler ışığında detaylı bir analiz gerektiriyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Otonom sistemler ve yapay zeka destekli çözümler, hassas tarım uygulamalarını yeni bir seviyeye taşıyor. Sensör verileri, uydu görüntüleri ve makine öğrenimi algoritmaları sayesinde tarlaların her metrekaresi özel olarak analiz edilebiliyor. Bu durum, su, gübre ve ilaç kullanımını optimize ederek kaynak israfını minimuma indiriyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Verimlilik Artışı ve Sektörel Dönüşüm&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Otonom robotlar ve dronlar, ekimden hasada kadar birçok tarımsal faaliyette insan müdahalesini azaltıyor. Örneğin, John Deere gibi firmaların geliştirdiği otonom traktörler, GPS tabanlı hassas navigasyon ile ekim ve ilaçlama işlemlerini yüzde 99 doğrulukla gerçekleştirebiliyor. Bu otomasyon, özellikle mevsimlik işgücüne bağımlılığı azaltarak operasyonel maliyetlerde önemli düşüşler vadediyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yapay zeka destekli görüntü işleme sistemleri, bitki hastalıklarını ve zararlıları erken aşamada tespit ederek nokta atışı müdahaleler sağlıyor. Bu sayede kimyasal kullanımını %70&apos;e varan oranlarda azaltmak mümkün olabiliyor. AgriTech girişimleri, bu tür çözümlerle verim artışının yanı sıra ürün kalitesini de yükselterek çiftçilerin pazar rekabetçiliğini güçlendiriyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Ekonomik Engeller ve Yayılım Zorlukları&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Otonom yapay zeka sistemlerinin ilk yatırım maliyetleri, tarım sektörünün genel ekonomik yapısı düşünüldüğünde ciddi bir engel teşkil ediyor. Bir otonom traktörün veya gelişmiş bir drone filosunun maliyeti, küçük ve orta ölçekli çiftçilerin bütçesini aşabiliyor. Bu durum, teknolojinin yaygınlaşmasını yavaşlatarak sadece büyük ölçekli tarım işletmelerinin erişimine açık kalmasına neden olabiliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kırsal bölgelerdeki yetersiz internet altyapısı ve teknik bilgi eksikliği de önemli bir sorun. Yapay zeka destekli sistemler, sürekli veri akışı ve entegre platformlar gerektiriyor. Bu altyapı eksiklikleri, teknolojinin verimli bir şekilde kullanılmasını engelliyor ve dijital bölünmeyi derinleştiriyor. Tarım Bakanlığı&apos;nın destek programları, bu engelleri aşmak için kritik öneme sahip.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Tedarik Zinciri ve Makroekonomik Etkiler&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Tarımda otonom yapay zeka kullanımı, gıda tedarik zincirini daha dayanıklı ve öngörülebilir hale getirme potansiyeli taşıyor. Gerçek zamanlı veri analizi sayesinde ürün rekolte tahminleri daha isabetli yapılabilirken, lojistik süreçler de optimize edilebiliyor. Bu, ürün israfını azaltarak ve piyasadaki arz-talep dengesini iyileştirerek gıda fiyatlarının istikrarına katkıda bulunabilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ancak, otomasyonun işgücü piyasası üzerindeki etkileri dikkatle yönetilmesi gereken bir konu. Bir yandan manuel işlerdeki istihdam azalırken, diğer yandan veri analisti, robot operatörü ve yapay zeka mühendisi gibi yeni roller ortaya çıkıyor. Bu dönüşüm, çiftçilere yönelik kapsamlı eğitim ve yeniden beceri kazandırma programlarını zorunlu kılıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Gıda Güvenliğine Etki ve Yol Haritası&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Tarımda otonom yapay zeka, gıda krizinin çözümünde şüphesiz önemli bir araçtır; ancak tek başına bir mucizevi çözüm değildir. Teknolojinin tam potansiyeline ulaşabilmesi için devlet destekli yatırım teşvikleri, kırsal altyapı iyileştirmeleri ve çiftçilere yönelik uygulamalı eğitim programları şarttır. Bu adımlar, teknolojinin demokratikleşmesini ve her ölçekten işletme tarafından benimsenmesini sağlayacaktır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu entegre yaklaşımlar, 2030 yılına kadar küresel gıda kaybını %15 azaltma potansiyeli taşıyan AI çözümlerinin tam kapasiteyle devreye alınmasını sağlayacaktır. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde tarımsal verimliliği artırarak, FAO&apos;nun sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılmasında somut ilerlemeler kaydedilecektir.&lt;/p&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/otonom-tarim-aii-ekimde-yuzde-99-dogruluk-barajini-gecti.webp"/></item><item><title>Artemis 2 Astronotları Dünya&apos;ya Döndü</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/artemis-2-astronotlari-dunya-ya-dondu/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/artemis-2-astronotlari-dunya-ya-dondu/</guid><description>NASA&apos;nın uzun zamandır beklenen Artemis 2 mürettebatlı Ay görevi, dört astronotun Pasifik Okyanusu&apos;na başarıyla inmesiyle tamamlandı.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 02:01:06 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;NASA&lt;/strong&gt;&apos;nın uzun zamandır beklenen &lt;strong&gt;Artemis 2&lt;/strong&gt; mürettebatlı &lt;strong&gt;Ay görevi&lt;/strong&gt;, dört astronotun Pasifik Okyanusu&apos;na başarıyla inmesiyle tamamlandı. Uzay aracı Orion&apos;ın &quot;Integrity&quot; adlı kapsülü, San Diego kıyısı açıklarında gerçekleştirdiği inişle tarihi bir yolculuğun sonuna geldi. Bu görev, gelecekteki çok daha iddialı Ay keşifleri için önemli rekorlara imza attı.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Artemis 2 Görevi Tamamlandı&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;10 Nisan&apos;da gerçekleşen inişle, Artemis 2 görevinde yer alan astronotlar Reid Wiseman, Victor Glover, Christina Koch ve Kanada Uzay Ajansı&apos;ndan Jeremy Hansen Dünya&apos;ya döndü. NASA sözcüsü Rob Navias, inişin ardından yaptığı açıklamada, &quot;Jules Verne&apos;in sayfalarından modern bir Ay görevine, göksel komşumuzun keşfinde yeni bir bölüm tamamlandı,&quot; ifadelerini kullandı. Bu görev, insanlığın 50 yılı aşkın süredir ilk kez Ay&apos;a bu kadar yaklaşmasını sağladı.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Bir Rekorlar Yolculuğu&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Artemis 2, 1 Nisan&apos;da fırlatıldığında birçok ilke imza attı. Bu, NASA&apos;nın devasa Uzay Fırlatma Sistemi (SLS) roketinin ikinci, hem SLS hem de Orion kapsülü için ise ilk mürettebatlı uçuşuydu. Aralık 1972&apos;deki Apollo 17&apos;den bu yana insanlığın Ay&apos;a ilk dönüşünü temsil ediyordu.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Astronot Victor Glover, Dünya yörüngesinden ayrılan ilk siyahi insan oldu. Christina Koch, bu başarıyı gösteren ilk kadın, Jeremy Hansen ise ilk Amerikalı olmayan astronot olarak tarihe geçti. NASA Artemis program yöneticisi Lori Glaze, &quot;50 yılı aşkın süredir ilk kez dört harika insanı Ay&apos;a gönderdik ve güvenle Dünya&apos;ya geri getirdik,&quot; dedi.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;En Uzak İnsanlı Uçuş Rekoru&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Artemis 2, Ay&apos;a benzersiz bir &quot;serbest dönüş&quot; yörüngesi izleyerek ulaştı. Bu rota, Ay&apos;ın uzak tarafı etrafında tek bir döngü içeriyordu. Görev, Apollo 13&apos;ün Nisan 1970&apos;te kazara kırdığı, Dünya&apos;dan en uzak insanlı uçuş rekorunu da geride bıraktı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Artemis 2 mürettebatı, 6 Nisan&apos;da gerçekleştirdikleri Ay geçişi sırasında gezegenimizden 406.771 kilometre (252.756 mil) uzaklaşarak yeni bir rekor kırdı. Toplamda 1,1 milyon kilometreden (700.237 mil) fazla yol kat edildi. Astronot Hansen, bu rekorun uzun ömürlü olmaması gerektiğini belirterek, gelecek nesillere daha ileri gitme çağrısı yaptı.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Ana Hedef: Sistem Testi ve Gözlemler&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Artemis 2 görevinin birincil amacı, SLS ve Orion&apos;ın mürettebatlı derin uzay görevleri için hazır olduğunu kanıtlamaktı. Bu bir &quot;çalkalama seyri&quot; olarak tasarlandı. Astronotlar, 50 yılı aşkın süredir Ay&apos;ı ilk kez bu kadar yakından gözlemleme fırsatı buldular.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Orion kapsülü, Apollo görevlerinin aksine, Ay&apos;ın yüzeyine 6.545 kilometre (4.067 mil) mesafeden geçerek farklı ve daha geniş açılı görüntüler sundu. Astronotlar, insan gözüyle daha önce hiç görülmemiş Ay&apos;ın uzak tarafındaki bazı bölgeleri de inceledi. İnsan gözünün renk ve dokudaki ince değişikliklere olan yüksek hassasiyeti, bu gözlemlerin bilimsel değerini artırdı.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Ay&apos;ın Ötesine Dört Astronot&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Artemis 2, daha önce en fazla üç astronot taşıyabilen Apollo kapsüllerinden farklı olarak, dört kişiyi derin uzaya taşıyan ilk görev oldu.&lt;/p&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://www.space.com/space-exploration/artemis/artemis-2-astronauts-return-to-earth-ending-historic-moon-mission&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/artemis-2-astronotlari-dunyaya-dondu.webp"/></item><item><title>Triple-i Initiative Bağımsız Oyunlara Odaklandı</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/triple-i-initiative-bagimsiz-oyunlara-odaklandi/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/triple-i-initiative-bagimsiz-oyunlara-odaklandi/</guid><description>Oyun dünyasının bağımsız geliştiricileri, yeni yapımları ve güncellemeleriyle dikkat çekmeye devam ediyor.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 01:00:51 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Oyun dünyasının bağımsız geliştiricileri, yeni yapımları ve güncellemeleriyle dikkat çekmeye devam ediyor. Son dönemde düzenlenen &lt;strong&gt;Triple-i Initiative&lt;/strong&gt; etkinliği, oyunculara birçok yeni &lt;strong&gt;indie oyun&lt;/strong&gt; ve gelecek vaat eden projeleri tanıttı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Etkinlikte 1000xResist geliştiricisinin yeni oyunu, Don&apos;t Starve serisinin devamı niteliğindeki yapım ve gizlilik odaklı Thick as Thieves&apos;in çıkış tarihi duyuruldu. Ayrıca korsan hayatta kalma simülasyonu Windrose&apos;un erken erişim tarihi ve piksel sanatıyla dikkat çeken Neverway&apos;in çıkış penceresi de paylaşılan bilgiler arasındaydı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu gelişmelerin yanı sıra, &lt;strong&gt;Meta Quest&lt;/strong&gt; platformu için CoasterMania adlı karma gerçeklik oyununa önemli bir güncelleme geldi. Geliştirici, oyuncuların lunapark trenlerini elleriyle inşa edip etkileşime girmesini sağlayan bu yeniliği bir video ile gösterdi.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Minos: Labirent Savunması ve Minotaur&apos;u Koruma&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Artificer ve Devolver Digital işbirliğiyle geliştirilen Minos, roguelite türüne farklı bir bakış açısı getiriyor. Oyuncular, ün peşindeki maceracıların bir Minotaur&apos;u bulup öldürmesini engellemekle görevlendiriliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu oyunda labirentleri dilediğiniz gibi şekillendirebiliyor, duvarlar inşa edip yıkarak tuzaklar kurabiliyorsunuz. Maceracılar belirli bir yolu izlerken, Minotaur&apos;un yerini keşfettiklerinde doğrudan ona yöneliyorlar.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Minotaur&apos;un istatistiklerini geliştirme ve yeni güçler açma yeteneği, her tekrar oynayışta farklı stratejiler denemeye olanak tanıyor. Oyun, Steam&apos;de 18 dolardan satışa sunuldu ve bir demosu da mevcut.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;CloverPit ve Unholy Fusion DLC&apos;si: Slot Makinesi Roguelite&apos;ına Yeni Soluk&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Panik Arcade ve Future Friends Games&apos;in Balatro tarzı artımlı roguelite oyunu CloverPit&apos;in ilk DLC&apos;si Unholy Fusion, Triple-i Initiative etkinliğinde sürpriz bir şekilde yayınlandı. Oyun, oyuncuları bir slot makinesinin kurallarını çiğneyerek giderek artan jeton hedeflerine ulaşmaya zorluyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Unholy Fusion DLC&apos;si, tılsımları birleştirerek daha güçlü öğeler oluşturmak için &quot;Surgery Machine&quot; adlı yeni bir cihaz sunuyor. Bu eklenti, 30 yeni birleşim tılsımı, 11 temel tılsım, gizli bir son ve diğer özellikleri içeriyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Oyunun taban sürümü ve DLC&apos;si Steam&apos;de indirimli olarak sunuluyor. Ayrıca CloverPit, Game Pass aboneleri için Xbox Series X/S, Xbox One ve PC&apos;de de mevcut. Mobil platformlarda ise iOS ve Android cihazlar için ayrı ayrı satın alınabiliyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Diğer Öne Çıkan Bağımsız Yapımlar&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Triple-i Initiative kapsamında sürpriz bir çıkış yapan bir diğer oyun ise battle royale türündeki yazı yazma oyunu Final Sentence oldu. Button Mash ve Polden Publishing imzalı bu yapım, Steam&apos;de 10 dolar fiyat etiketiyle alıcısını bekliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Annapurna Interactive tarafından yayınlanan People of Note, müzikal bir macera RPG&apos;si olarak öne çıkıyor. Oyun, hikaye odaklı deneyimi ve isteğe bağlı dövüş/bulmaca mekanikleriyle geniş bir oyuncu kitlesine hitap etmeyi hedefliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Hızlı tempolu birinci şahıs nişancı oyunu Tamashika, tek seviyeli ve prosedürel olarak her gün değişen yapısıyla dikkat çekiyor. Oyunculara her gün yeni bir mücadele sunan bu yapım, Steam&apos;de erişilebilir durumda.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;5 Milyon Oyuncuya Ulaşan Indie Başarısı ve Yeni Fırsatlar&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Triple-i Initiative gibi etkinlikler, bağımsız oyun geliştiricilerine küresel bir sahne sunarak projelerinin milyonlarca oyuncuya ulaşmasını sağlıyor. Bu durum, özellikle küçük stüdyolar için görünürlük ve finansal sürdürülebilirlik açısından kritik bir öneme sahip.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Örneğin, CloverPit gibi bir oyunun 5 milyondan fazla oyuncuya ulaşması ve DLC&apos;sinin kısa sürede yayınlanması, bağımsız geliştiricilerin inovatif fikirlerle büyük başarılar elde edebileceğini gösteriyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu etkinlikler ve platformlar, bağımsız oyun pazarının sürekli büyümesine katkıda bulunarak oyunculara her yıl yüzlerce yeni ve özgün deneyim sunuyor.&lt;/p&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://www.engadget.com/gaming/marauding-minotaurs-more-cloverpit-and-other-new-indie-games-worth-checking-out-110000480.html?src=rss&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/triple-i-initiative-bagimsiz-oyunlara-odaklandi_1776060069.webp"/></item><item><title>Kullanıcı Verileri Sözleşmelerle Ticari Gelire Dönüştü</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/kullanici-verileri-sozlesmelerle-ticari-gelire-donustu/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/kullanici-verileri-sozlesmelerle-ticari-gelire-donustu/</guid><description>Dijital dünyada &quot;ücretsiz&quot; olarak kullandığınız her hizmetin bir bedeli var: kişisel verileriniz.</description><pubDate>Mon, 13 Apr 2026 00:01:45 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Dijital dünyada &quot;ücretsiz&quot; olarak kullandığınız her hizmetin bir bedeli var: kişisel verileriniz. Şirketlerin &lt;strong&gt;kişisel veri satışı&lt;/strong&gt; pratikleri, görünürde masum gibi duran gizlilik sözleşmelerinin derinliklerinde yatan &quot;kirli sırları&quot; gün yüzüne çıkarıyor. Kullanıcılar olarak, basit bir &quot;kabul et&quot; butonuna tıklayarak dijital kimliğimizin ve mahremiyetimizin nasıl pazarlık masasına sürüldüğünü çoğu zaman fark etmiyoruz.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Ücretsiz Hizmetlerin Perde Arkası: Veri Madenciliği&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Birçok popüler platform, e-posta servislerinden sosyal medyaya kadar geniş bir yelpazede, kullanıcılarına sunduğu hizmetleri doğrudan ücretlendirmiyor. Bu şirketler, gelir modellerini genellikle reklamcılık ve veri analizi üzerine kurar. Kullanıcıların demografik bilgileri, ilgi alanları, konum verileri ve hatta arama geçmişleri gibi değerli bilgiler sürekli olarak toplanır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu devasa veri havuzu, şirketlerin hedefli reklamcılık yapabilmesi için vazgeçilmez bir kaynaktır. Örneğin, bir e-ticaret sitesinde gezindiğiniz ürünler, kısa süre sonra başka platformlarda karşınıza çıkan reklamların temelini oluşturur. Bu, sadece reklam göstermekle kalmayıp, kullanıcı davranışlarını derinlemesine analiz ederek gelecekteki ürün ve hizmet stratejilerini de şekillendirir.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Gizlilik Sözleşmeleri: Okunmayan Anlaşmalar&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Uygulamaları veya web sitelerini kullanmaya başlamadan önce karşımıza çıkan o uzun gizlilik sözleşmeleri, çoğu kullanıcının hızla geçtiği, birkaç saniyede onayladığı metinlerdir. Bu sözleşmeler, genellikle karmaşık hukuki dil ve teknik terimlerle doludur. Ortalama bir gizlilik sözleşmesinin okunması 10 ila 30 dakika sürebilir, ancak çok az kullanıcı bu süreyi ayırır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu metinler, şirketlerin verilerinizi hangi amaçlarla toplayacağını, kimlerle paylaşacağını ve ne kadar süreyle saklayacağını detaylandırır. &quot;Üçüncü taraf iş ortakları ile paylaşım&quot;, &quot;hizmet iyileştirme&quot; veya &quot;pazarlama faaliyetleri&quot; gibi genel ifadeler, kişisel verilerinizin reklam teknolojisi firmalarına, veri aracılığı şirketlerine veya diğer ticari kuruluşlara satılmasına zemin hazırlar. Bu, KVKK ve GDPR gibi düzenlemelerin getirdiği kısıtlamalara rağmen, çoğu zaman yasal bir boşlukta kalmaktadır.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Veri Aracılığı Ekosistemi ve Etkileri&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Kişisel verilerinizin satışı yalnızca kullandığınız platformla sınırlı kalmaz; genellikle bir veri aracılığı ekosistemine dahil olursunuz. Acxiom, Experian ve Oracle Data Cloud gibi şirketler, milyarlarca kullanıcının verilerini toplayıp birleştirerek detaylı profiller oluşturur. Bu profiller, bankalardan sigorta şirketlerine, siyasi kampanyalardan perakendecilere kadar birçok kuruluşa satılır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu durum, sadece daha fazla hedefli reklam görmenize yol açmakla kalmaz, aynı zamanda kredi başvurularınızdan sigorta primlerinize kadar hayatınızın birçok alanında potansiyel eşitsizlikler yaratabilir. Örneğin, bir veri profiliniz riskli bir tüketici olarak etiketlenirse, belirli hizmetlere erişiminiz kısıtlanabilir veya daha yüksek maliyetlerle karşılaşabilirsiniz. Cambridge Analytica skandalı, veri manipülasyonunun ve izinsiz veri kullanımının siyasi süreçler üzerindeki yıkıcı etkisini net bir şekilde göstermiştir.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Dijital Kimliğinizin Bedeli: Somut Örnekler&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Peki, şirketler verilerinizi ne kadara satıyor? Doğrudan bir fiyat etiketi olmasa da, verilerinizin değeri sektöre ve veri türüne göre değişir. Örneğin, bir kredi kartı numarası veya sosyal güvenlik numarası gibi hassas veriler dark web&apos;de birkaç dolardan yüzlerce dolara kadar alıcı bulabilirken, e-posta adresleri veya telefon numaraları çok daha düşük fiyatlarla (örneğin 0.001 dolardan başlayarak) toplu olarak satılabilmektedir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Reklam teknolojisi şirketleri, bir kullanıcının tüm dijital ayak izini birleştirerek oluşturdukları profillerden yüksek gelir elde eder. Bir kullanıcıdan elde edilen yıllık ortalama gelir (ARPU), platforma göre değişmekle birlikte, Facebook için yaklaşık 40 dolar, Google için ise 150 doların üzerinde olabilir. Bu gelirlerin büyük bir kısmı, kullanıcı verilerinin analizi ve reklamcılık amacıyla kullanılmasına dayanmaktadır. Avrupa Birliği&apos;nin GDPR kapsamında uyguladığı milyar Euro&apos;luk cezalar (örneğin Amazon&apos;a kesilen 746 milyon Euro&apos;luk ceza), veri gizliliği ihlallerinin ne denli büyük bir maliyetle sonuçlanabileceğini ortaya koyuyor.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Veri Egemenliği ve Şeffaflık Çağrısı&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Kişisel verilerimizin şirketler tarafından bu denli yaygın ve çoğu zaman şeffaf olmayan bir şekilde kullanılması, dijital çağın en büyük etik sorunlarından birini teşkil ediyor. Kullanıcıların daha bilinçli olması, gizlilik sözleşmelerini okuması ve gerektiğinde veri paylaşım tercihlerini düzenlemesi büyük önem taşıyor. Ancak asıl sorumluluk, veri toplayan ve işleyen şirketler ile düzenleyici kurumlardadır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;KVKK ve GDPR gibi yasalar önemli adımlar olsa da, şirketlerin bu düzenlemelerin ruhuna uygun hareket etmesi ve gerçek bir şeffaflık sağlaması gerekiyor. Kullanıcıların verileri üzerindeki kontrolünü artıracak, veri transferlerini daha anlaşılır hale getirecek ve rıza mekanizmalarını güçlendirecek yeni teknolojik çözümler ve yasal düzenlemeler kritik bir ihtiyaçtır. Şirketlerin sadece yasalara uymakla kalmayıp, etik sorumluluklarını da benimsemesi, dijital geleceğimizin temelini oluşturacaktır.&lt;/p&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/sirketler-kisisel-veri-satisini-sozlesmelere-gizledi.webp"/></item><item><title>iPad ve iMac Artık PS5 İçin Harici Ekran Olarak Kullanılabiliyor</title><link>https://www.internetgazete.com.tr/haber/ipad-ve-imac-artik-ps5-i-cin-harici-ekran-olarak-kullanilabiliyor/</link><guid isPermaLink="true">https://www.internetgazete.com.tr/haber/ipad-ve-imac-artik-ps5-i-cin-harici-ekran-olarak-kullanilabiliyor/</guid><description>Apple&apos;ın iMac modelleri yıllardır üstün görüntü kalitesine sahip ekran panelleri sunmaktadır.</description><pubDate>Sun, 12 Apr 2026 23:00:42 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Apple&apos;ın iMac modelleri yıllardır üstün görüntü kalitesine sahip ekran panelleri sunmaktadır. Ancak, bu ekranları macOS dışında bir kaynak için kullanmak uzun süredir mümkün olmamıştır. Geçmişte var olan Hedef Ekran Modu özelliği, Apple tarafından kaldırılmıştır. Bu durum, güçlü işlem gücü eskimiş olsa bile mükemmel ekranlara sahip birçok iMac&apos;in potansiyelini kısıtlamıştır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Neyse ki, bu sınırlamayı aşmak için pratik bir çözüm ortaya çıktı. Bir &lt;strong&gt;4K yakalama kartı&lt;/strong&gt; ve Mac App Store&apos;da veya iPad için sunulan özel bir uygulama kullanılarak, konsolların görüntüleri Apple cihazlarının ekranlarına aktarılabiliyor. Bu yöntem sayesinde &lt;strong&gt;iPad harici ekran&lt;/strong&gt; olarak veya &lt;strong&gt;iMac oyun monitörü&lt;/strong&gt; olarak kullanılabilmektedir.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Gerekli Donanım: Yakalama Kartı&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Bu çözüm için UGREEN&apos;in 4K 60Hz destekli yakalama kartı tercih edilebilir. Piyasada daha uygun fiyatlı seçenekler bulunsa da, çoğu 4K çözünürlükte sadece 30Hz yenileme hızı sunar. UGREEN&apos;in modeli ise 60Hz desteği ile daha akıcı bir deneyim vaat eder.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yaklaşık 95 dolarlık fiyatıyla bu kart, güvenilir markalar arasında en uygun fiyatlı 4K 60Hz çözümü olarak öne çıkıyor. Ayrıca HDR desteği de sunan cihaz, 240Hz&apos;e kadar (4K olmasa da) yenileme hızlarını destekleyebilir. Bu, MacBook Pro veya iPad Pro ekranlarını kullanmak isteyenler için de bir avantaj sağlar.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Yazılım Çözümleri&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Mac kullanıcıları için Mac App Store&apos;da bulunan UVC Video Capture uygulaması kullanılabilir. Bu uygulama, yıllık 9,99 dolarlık bir abonelik gerektirse de, ücretsiz deneme sürümü mevcuttur ve oldukça güvenilir çalışır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;iPad kullanıcıları ise Halide uygulamasının geliştiricileri tarafından sunulan Orion uygulamasını tercih edebilir. Uygulamanın temel özellikleri ücretsizdir. Parlaklık ayarı gibi ek özellikler için 9,99 dolarlık tek seferlik bir satın alma seçeneği bulunur.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Kurulum ve Düşük Gecikme Performansı&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Kurulum süreci oldukça basittir. Oyun konsolunun HDMI kablosu yakalama kartına takılır. Ardından, yakalama kartının USB-C kablosu iMac&apos;e veya iPad&apos;e bağlanır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Uygulama açıldığında, konsolun görüntüsü doğrudan Apple cihazının ekranına aktarılır. UGREEN yakalama kartı ile yapılan testlerde, gecikme süresinin yerel bir çıktıdan neredeyse farksız olduğu gözlemlenmiştir. Bu, Mario Kart World veya Fortnite gibi oyunları iMac ekranında sorunsuz bir şekilde oynamayı mümkün kılar.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;Apple&apos;ın Hedef Ekran Modu ve Mevcut Durum&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Apple&apos;ın Hedef Ekran Modu&apos;nu geri getirmesi ve genişletmesi, bu tür harici yazılımlara olan ihtiyacı ortadan kaldırabilirdi. Ancak şirket, Intel çipleri ve 5K panellerle yaşanan teknik sınırlamalar nedeniyle bu özelliği kaldırmıştı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Apple Silicon işlemcilerle birlikte bu özelliği geri getirme kararı alınmamıştır. Bu nedenle, yakalama kartı ve uygulama çözümü, Apple ekranlarının potansiyelini kullanmak isteyenler için etkili bir alternatif sunmaktadır.&lt;/p&gt;
&lt;h3&gt;4K 60Hz Düşük Gecikmeli Oyun Deneyimi&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;95 dolarlık bir yakalama kartı ve yıllık 9,99 dolarlık yazılım aboneliği ile &lt;strong&gt;Nintendo Switch 2&lt;/strong&gt; gibi konsolların 4K 60Hz görüntüsünü iPad veya iMac ekranına aktarmak, mobil ve masaüstü cihazlarda yüksek çözünürlüklü oyun deneyiminin önünü açıyor.&lt;/p&gt;
&lt;div class=&quot;kaynak-alani&quot;&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;https://9to5mac.com/2026/04/11/play-switch-2-games-on-imac-hdmi-4k-capture-card/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow noopener noreferrer&quot;&gt;Orijinal Habere Git&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded><media:content type="image/webp" medium="image" url="https://www.internetgazete.com.tr/upload/xl/yakalama-kartiyla-ipad-ve-imac-te-4k-oyun_1776061013.webp"/></item></channel></rss>