Şehir içi ulaşımda otobüs beklemekten ve bitmek bilmeyen trafikten bunalanların en popüler kaçış noktası elektrikli scooterlar ve bisikletler oldu. Özellikle zincir marketlerin bahar aylarında getirdiği uygun fiyatlı "E-Mobilite" ürünleri oldukça cazip görünüyor. Ancak bu cihazları sadece katalogdaki süslü rakamlara bakarak alırsanız, o çok sevdiğiniz scooter'ı ilk yokuşta sırtınızda taşımak zorunda kalabilirsiniz. İşte sektörün söylemediği e-mobilite gerçekleri.
1. "Kutu Üzerindeki Menzil" Yalanı ve %30 Kuralı
Bir elektrikli scooter veya bisiklet kutusunda kocaman puntolarla "Menzil: 45 KM" yazıyorsa, buna asla inanmayın. Çünkü fabrikalar bu testi şu fantastik şartlarda yapar: 70 kg ağırlığında bir sürücü, dümdüz, eğimsiz ve kaymak gibi bir asfalt, rüzgarsız bir hava, 25 derece ideal sıcaklık ve 15 km/s sabit "Eko" hız modu.
Gerçek hayata dönelim: Kilonuz 85 olabilir, yokuş çıkacaksınız, karşıdan rüzgar esecek ve hızlı (Sport) modda gideceksiniz. Kış aylarında lityum piller soğuktan dolayı performans kaybedecek. Bu yüzden Altın Kural şudur: Kutuda yazan menzilden daima %30 ile %40 arasında bir değer düşün. Eğer iş yeriniz 15 kilometre uzaktaysa, dönüşü de (30 km) hesaba katarak en az 45 km menzil vaat eden bir cihaz almalısınız ki yolda kalmayın.
2. Motor Gücü (Watt): Düz Yol Mu, Yokuş Şehri Mi?
İndirim marketlerinde satılan standart scooter ve katlanabilir elektrikli bisikletlerin motor gücü genellikle 250 Watt'tır. Eğer İzmir veya Antalya gibi dümdüz sahil yolları olan bir şehirde yaşıyorsanız, 250W işinizi harika görür. Ancak İstanbul, Ankara gibi yokuşun bitmediği şehirlerde 250W scooter, %10 eğimli bir yokuşta yığılır kalır.
Eğer bol yokuşlu bir rotanız varsa, scooter tarafında kesinlikle 500W ve üzeri çift motorlu cihazlara yönelmelisiniz. "Scooter beni çekmez" diyorsanız, elektrikli bisikletler harika bir alternatiftir. Çünkü bisiklette yokuşta kaldığınızda vites düşürüp pedal çevirerek motora destek olabilir ve her yokuşu rahatça tırmanabilirsiniz.
3. Tekerlek Seçimi: Kemiklerinizi Titretmeyin
Türkiye yolları maalesef Avrupa'daki pürüzsüz bisiklet yollarına benzemez. Scooter alırken lastik tipi hayati bir konfor meselesidir:
- Dolgu (Solid) Lastikler: İçinde hava yoktur. "Patlama derdi yok, kafam rahat" dedirtir. Ancak yoldaki Arnavut kaldırımı taşlarının, logar kapaklarının ve en ufak çatlakların sarsıntısını doğrudan beyninizde hissedersiniz.
- Havalı (Şişme/Şambrelli) Lastikler: Otomobil lastiği gibidir. Sürüşü kaymak gibidir, konforludur. Ancak cam kırıklarına veya çivilere dikkat etmezseniz lastik patlayabilir ve tamiri zahmetlidir.
Eğer dolgu lastikli bir model alacaksanız, cihazda kesinlikle ön ve arka amortisör (süspansiyon) olduğundan emin olun.
4. Fren Sistemi: Hayat Kurtaran Detay
Trafiğin içinde saatte 25 km hızla giderken aniden durmanız gerekebilir. Ucuz cihazlarda sadece "Elektronik Fren" veya zayıf bir kampana fren bulunur. Güvenliğiniz için arka tekerlekte (mümkünse hem ön hem arkada) mekanik Disk Fren sistemi olan modellere yatırım yapın. Ayrıca gece görünürlüğü için cihazın arka stop lambasının frene basınca yanıp yanmadığını (flaşör) mutlaka kontrol edin.