Creative Assembly'nin yeni oyunu Total War: Warhammer 40,000, serinin köklü savaş dinamiklerini baştan yazmaya hazırlanıyor. Özellikle menzilli çatışmalarda ciddi değişiklikler geliyor. Geliştiriciler, kısa süre önce yaptıkları canlı yayında Imperium ve Ork'lar arasındaki bir savaşı gösterirken, drop pod'lar, alev silahları ve kaçınma istatistikleri gibi detayları coşkuyla anlattı. Oyunun, eski Total War oyunlarındaki "okçular mızraklıların arkasında" düzeninden önemli ölçüde ayrılacağı açık. Birlikler artık daha otonom, daha esnek ve hangi düşmana hangi silahla ateş edecekleri konusunda çok daha akıllı davranıyor. Bu, gerçek zamanlı strateji oyunlarında görmeye alıştığımız dinamiklerin çok ötesinde bir deneyim sunuyor. Creative Assembly, seriye yepyeni bir soluk getiriyor.
Total War: Warhammer 40,000'dan Menzilli Savaş Alanlarına Yeni Bir Bakış
Ordu kompozisyonu, masaüstü oyunundaki gibi, komiserler gibi uzmanları kapsayan tam teşekküllü birleşik kuvvetler halinde oluşturuluyor. Her bir savaşçı, duruma göre aralarında geçiş yaparak çeşitli silahlarla donatılabiliyor. Araçlar da benzer şekilde, en uygun düşmana karşı her bir silahı ateşleyerek bir dizi farklı bolter, roket pod ve benzerlerini taşıyor. Bazı birimlerde, hasarı en fazla sayıda saldırgana yayan bir "sürekli ateş" (sweeping fire) seçeneği var. Ayrıca, düşmanları bastırarak istatistiklerini düşürmek de mümkün. Eski Total War birimlerinde de teçhizat seçimi vardı, ancak Total War: Warhammer 40,000'ın yaklaşımı daha organik ve bağlama dayalı hissettiriyor. Örneğin, birlikler yakın mesafeli çatışmalar için bir pompalı tüfekleri varsa, yakın dövüş sırasında menzilli ateşe geçiyor.
Bireysel Asker Davranışları ve Çevre Etkileşimi
Oyun, bireysel karakter davranışlarını da daha karmaşık bir şekilde simüle ediyor. Bireysel askerler, silahlarına ve koşullara göre diğer bireysel askerleri hedef alıyor. Buna göre, birimler tek bir düşmana odaklanmak yerine, ateşlerini birden fazla düşman birimine yayıyor. Bir birim birkaç başkası tarafından kuşatıldığında, silahlı personeliniz kendilerini her yönden savunuyor. Görüş hattı, bir bütün olarak birimden ziyade bireyden bireye simüle ediliyor ve oyun aynı zamanda bireysel şarjörlerin içeriğini de takip ediyor. Birimler artık hareket halindeyken de ateş edebiliyor ve başka eylemler gerçekleştirebiliyor, ancak birime ve duruma bağlı olarak daha az isabetli oluyor: Uzay Denizcileri (Space Marines) strafing konusunda iyiyken, İmparatorluk Muhafızları (Imperial Guard) mevzilenmeyi tercih ediyor. Yaklaşan bir birimi, menzile girmeden önce öncelikli olarak hedeflemeyi sağlayan çok çekici bir Sentry özelliği de bulunuyor. Doğal olarak, siper – özellikle yüksek siper – büyük önem taşıyor. Düşmanlarınızın kullandığı siperleri ortadan kaldırmak da öyle. Birimlerin üzerine binalar düşürülebiliyor ve kendi askerleriniz için yeni kraterler açılabiliyor.
Harita Yıkımı ve Dinamik Savaş Alanları
Tüm bu yeniliklerin oyuna ne kadar etki edeceğini oynamadan bilmek zor olsa da, Total War serisinin Dawn of War gibi daha hızlı ve serbest biçimli RTS oyunlarından dersler çıkardığı hissediliyor. Bu durum, strateji oyunu tutkunları için oldukça heyecan verici bir gelişme. Türkiye'deki oyuncular için de bu, daha dinamik ve mikro yönetim gerektiren bir Total War deneyimi anlamına geliyor. Yeni özellikler, klasik Total War formülünü modern gerçek zamanlı strateji dinamikleriyle harmanlayarak, seriye yepyeni bir soluk getiriyor. Özellikle harita yıkımı ve siper oluşturma gibi özellikler, stratejik derinliği önemli ölçüde artırıyor.